Asikurtlar©

NİYET BOZUK, KONGRE BAHANE

NİYET BOZUK, KONGRE BAHANE
27 Mayıs 2016 - 9:35 'de eklendi ve 6148 kez görüntülendi.

 

 

Türkiye içte ve dışta en sorunlu dönemini yaşarken MHP’ye yaşatılanın ne MHP ne de Türkiye’ye bir katkısının olmadığını şüphesiz ki gelecekte bugünleri araştırıp, okuyanlar daha iyi anlayacaklar.
Terörün artarak dağlardan şehir merkezlerine taşındığı, açılım denen melanetin tüm kirli suretini ülkenin bağrına kustuğu, dış gelişmelerin ve önemde, 14 yıldır iktidarda bulunan AKP karşısında ne söylediyse haklı çıkan, hangi tespiti yaptıysa yanılmayan, nerede durduysa şaşmayan ve her yönüyle politikaları, söylemleri, izlediği yolu, durduğu yerin doğru olduğu tescil edilen bir MHP varken, MHP’yi kendi içinde sorunlu hale getirme çabasının vebalini şüphesiz ki ne Ülkücü Hareket, ne de tarih unutmayacaktır.

1 Kasım öncesi güçlü gibi görünen AKP’nin dağılabileceği tespitinin yapıldığı, bugünlerde yaşanılanlarla ortada bulunmasına karşın, seçimlerden bu yana AKP’nin iç yapısındaki büyük tartışmaların değil, MHP’nin ısrarla tartıştırılmaya çalışılmasının kime ve nereye hizmet ettiği açık değil mi?
Gerçekten Kasım ayından bu yana geçen zaman zarfında iç yapısının tartışılması gereken AKP mi olmalıydı, yoksa MHP mi?

Cevabı ortada olan bu sorunun, yaşanan ve yaşatılanlarla beraber niyeti düşünüldüğünde ortaya çıkan sonuç “MHP’nin önünün kesilmesi, sesinin mümkün olduğunca kısılması” anlamına geliyor.
Tarihleri boyunca hiçbir zaman MHP’ye yayınlarında yer vermemiş, MHP’ye yine hiçbir vakit destekte bulunmamış olan televizyon ve gazetelerin ısrarla MHP’yi tartışmaları ve kamuoyunda tartışılmasını sağlamaları MHP’nin kurumsal bütünlüğü haricinde diğer tüm çevrelerin amaçlarına hizmet etmiştir.
***
AKP bu süreci kendisi açısından MHP’yi kıskaca alarak başkanlık sistemini hayata geçirebilmek, malum cemaat dedikleri paralel yapılanma asalakça sürdüğü yaşam tarzından ete kemiğe bürünerek kurtulmak, dış güdümün kölesi olan liberal çevreler 7 Haziran sonrasında %60’lık blok dedikleri safsataya geçit verilmemesinin intikamını almak,

PKK terör örgütü ise yeniden ihanet masasının kurulmasını arzu ettiği için MHP üzerinde yaratılan tartışmaların kendilerince tarafı olmak istediler.
MHP ve Ülkücü Hareket’in Lideri Devlet Bahçeli ise bunların hiçbirisine zemin tanımadı ve müsaade etmedi!
Doğru bildiklerini hangi koşul ve şart altında olursa olsun, Ülkücü tavırdan zerre kadar dahi olsa ödün vermeden söylemeyi, mücadelesini hak bildiği yolda vermeyi sürdürdü.

MHP Lideri Devlet Bahçeli “Tüzük kurultayı için imza veren her kardeşim değerlidir, hepsinin iradesine saygı duyuyorum.” diyerek Ülkücü Hareket’e ve Ülkücüye saygısını ifade ederken, dışarıdan estirilen rüzgârla imza furyası başlatanların MHP Liderini, MHP’yi ve Ülküdaşlık hukukunu savunanlara karşı kullandıkları kimi çirkin ifadeler, sosyal medya üzerinden başlatılan haysiyetsiz saldırılar son derece ibretlik olmuş, bir bakıma “niyetlerin hali ve temizliği” bahsinde yine kimlerin sınıfta kaldığını gözler önüne sermiştir.

MHP’de görev yaptıkları süre boyunca hiç gitmedikleri yerleri Ülkücü dahi olmayan bazı sözde iş adamlarından aldıkları paralarla dolaşanların halleri ise bir başka ibretlik vesikaydı.
MHP MYK’sının kongre tarihini ilan etmesine rağmen, bu karara saygı duymayıp, MHP’yi mahkemelere düşürenlerin bireysel ve kolektif bağlantılarının ortaya çıkarılması ise Ülkücü Hareket üzerinde yürütülen kirli operasyonun kodlarını açığa vurmuştur.
***
Durum öylesine bir hal aldı ki, 47 yıllık köklü bir siyasi partiyi tarla buluşmalarıyla rezil edenler, nefislerinin ne derecede kölesi olduklarını, bu çerçeveyle bırakın davayı, bir tek ülkücüyü bile düşünmediklerini sarıldıkları telli direkler ile gösterdiler.
MHP sükunet derken, bu art niyetli ve kökü MHP’de yetişmemiş küme, cazgırlık yapmaktan geri durmayarak yol alabileceklerini zannettiler.

MHP birlik ve bütünlük derken, aynı tayfa “falanca yaşıma geldim artık benim de bir şey olmam lazım” bahsiyle günahın zirvesine ulaştılar.
Ölçüde doğruluk, aidiyette samimiyet, tavırda dürüstlük ve iradede saygı, aynı çevre için Ülkücü Hareket’in değerlerine rağmen hareket etme güdüsünü ortaya çıkardı.
Aradan geçen zaman boyunca MHP tartıştırıldı, MHP üzerinden kimileri kendi siyasi hamlelerini şekillendirme arayışına girdi ama ekran süsü olmak pahasına “ben” diyenlerin umursadıkları davanın kendisi olmadı.

“Biz bize kalalım, bizle kalınca her şey konuşulur, yolumuzu yine bizden olanlarla biz çizeriz” denildiğinde ortaya “Başkanlık sistemine destek verilecek” iftiraları dahi atıldı.
Sonunda ne oldu?
Şimdi gelinen noktada MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, olağanüstü kongre kararını ilan ederek, 10 Temmuz 2016’da seçim gündemi ile kurultayın toplanacağını ilan etti.

Gelin görün ki, bu karara bile saygı duymayı bir yana bırakın “biz tüzük kurultayı istiyoruz” diye tutturanları görüyoruz.
Amacınız kurultaya gelmek değildiyse neden imza topladınız, Ülkücü dahi olmayan başka çevrelerin paralarıyla kimi illeri niye gezdiniz?
İstediğiniz en nihayetinde seçimli kurultayı toplamak değil miydi?
Yoksa asıl gaye en başında gördüğümüz haliyle MHP’yi mümkün olan en azami zarara uğratacak gelişmelere taşımak mıydı?

Samimiyetle davanın ve MHP’nin başarısını arzu edenleri elbet ki bu tabirin dışında bırakıyoruz.
Fakat ne söylenirse söylensin “istemezük” yaklaşımı sergileyenlerin MHP ve Ülkücü Hareket açısından besledikleri duygunun temiz olduğunu söylemek mümkün değildir.
Bununla beraber Ülkücü Hareket üzerinde “sinsice” hesaplar yapanlar unutmasınlar ki, hareketin öz evlatları tüm hesapları ters yüz edecektir.
İsmail Özdemir

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER