SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Önce Vatan

Gündem Yazıları

NEYİN KARŞILIĞINDA

Bu haber 13 Ağustos 2017 - 13:09 'de eklendi ve 2.121 kez görüntülendi.

Dünya iyice ısınıyor! Küresel ısınmanın yanı sıra, savaş tamtamları da gazelleri tutuşturmaya başladı.
Asya kıtası doğusundan (Kuzey Kore) ve batısından (Irak- Suriye- İran- Türkiye) kundaklanmak üzere!..
Asya yanarsa dünyanın yanacağını öngöremeyen mankafaların; Asya tutuşursa kıyametin kopacağını düşünemeyen geri zekalıların insafına kalmışa benziyor koskoca dünyanın kaderi!..
Kim’lerin, Trump’ların, Esad’ların sadece birer karton maske oldukları muhakkak!
Ama bu maskelerin arkasındaki şeytanlar; lügatlerinde vicdan kelimesini bulundurmayan kukla oynatıcıları; ateşle ve şarap yerine koyarak içtikleri insan kanıyla varlıklarını sürdüren iblis onbaşıları; emin olun Âdemoğlu yine sizi alt edecek. Akıttığınız insan kanı boğazınızda kalacak; boğulacaksınız!
Allah’ın emirlerine uymamanın en ağır cezasını bir kez daha çekecek, tutuşturduğunuz ateşte cayır cayır yanacak, kavrulup, yok olacaksınız!..
Sadece sizler mi?
Elbette şeytani yüzünüze aldanıp, dünya malına, mülküne, makamına kanıp; sırf üç nefeslik saltanat uğruna cüzi iradesini sizlere kiralayan zavallılar da, tuttukları elinizin alev topu olduğunu fark ettiklerinde; onlar için de iş işten geçmiş olacak!..
Dünya insanlığının, Şeytan’ın ordularıyla savaşın eşiğine geldiği esnada, güzel ülkemiz, Türkiye’mizde olup bitenleri görünce rahat uyumak ne mümkün!..
İktidar, Yeni Türkiye dedikçe sözde meczuplara ilham geliyor. Kimi devletimizi yeniden kuruyor, kimi devletimizin kurucusu Büyük Atatürk’ün büstlerine saldırıyor!
Ve bu sözde meczuplara karşı dikkat çekecek kadar hoş görülü davranılıyor!
Ana muhalefet partisi lideri Sayın Kılıçdaroğlu, Berberoğlu aşkıyla başlattığı Ankara- İstanbul yaya seferinin yorgunluğunu atar atmaz, yabancı bir dergiye Türkiye’nin güvenli olmadığını ifade eden enteresan bir röportaj veriyor. Hem de turizm mevsiminde: Tam da RES (Rüzgâr Enerjisi Santralleri) ihalesi aşamasında!..
Terörle mücadele, şehitlerimiz pahasına devam ederken, FETÖ davalarının açık tiyatroya dönüşmesi nedense bir türlü önlenemiyor!
Cumhurbaşkanı, bankaların %40 lık karlarını “İnsafsızlık” olarak ifade ediyor; ama “Nefes kredileri”, bankaların insafına bırakılan iş yerlerinin kaderleri, turizm firmaları için 10 güne çıkarılmasından bahsedilen tatil bayramı ve uygulanan ekonomik politikanın “Kapitalist, Liberalist faiz politikası” olduğu hakikatinden bahsedilmiyor!
Bahsedilmediği gibi, nedense bu ekonomik sistem tercihinde de “Durmak yok, yola devam” stratejisi uygulanıyor. Hem de dinimizin faizi zinhar haram kılan açık hükümlerine rağmen!
“Bu sistemle mi dindar nesil yetiştireceksiniz?” diye sorduğumuzda da, demogajinin bini bir paraya oluyor!
Ama iktidar, üreten politikayı özendirmek yerine vergi ve SGK primlerinin ticaret ve sanayi sektörünün üzerinde yük olmaya devam etmesinden yana tavrını ısrarla sürdürüyor.
Vatandaş, aş, iş ve asayiş derdinde. Yarınından emin olmak, terörden bir an önce arınmak istiyor. Ama iktidar bütün dikkatlerini 2019 a yoğunlaştırmaya devam ediyor.
Türkiye, güneyinde, Suriye ve Irak sınırından yapay bir devletle kuşatılma tehlikesiyle neredeyse burun buruna; bu durumu yaratan ABD, NATO ve Pensilvanya, hala ülkemizde cirit atabiliyor!..
İşin en acı yanı ise, bütün bu olumsuzluklara, küresel emperyalizme karşı, antiemperyalist bir tavır sergileyen, bu yönde politikalarla Türk Milleti’ni ve efkâr-ı umumiye’yi uyaran MHP ve Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye karşı yürütülen insafsız kampanyalar!..
2002 Genel seçimlerinde “Genç Parti” formülü ile MHP oylarını tuzaklayanlar, MHP’nin baraj altı kalmasıyla kimlerin ekmeğine ballı kaymak sürüp, % 34 oyla hangi partiyi tek başına iktidar yapmışlardı?
2011 Genel seçimlerinde MHP’ye kaset kumpası kuranlar, başarılı olsalar da MHP baraja takılsaydı; hangi partinin ekmeğine ballı yağ sürülüp, hangi Anayasa, hangi partinin milletvekillerinin oyuyla, referanduma gerek olmadan mecliste kabul edilecekti?
O Anayasa’da laiklik yer alacak mıydı? Anayasa’nın ilk 3 maddesi, o Anayasa’da yer bulabilecek miydi?
Bu gün, MHP’ye tuzak olsun diye “Genç Parti” modeli yeni bir partiye heyecanla alkış tutanlar; çok değil, son 15 yılın siyasi hafızasına başvurmanız o kadar mı zor?
Sırf “Devlet Bahçeli” ile ilgili yazı yazdı diye, O’nunla ilgili bir yazıyı ya da fotoğrafı paylaştı diye, Bozkurt duruşlu Milliyetçi- Ülkücü vatan sevdalılarına “Yakıştıracak insani sıfat bulamadıklarını” söyleyebilecek kadar insani yönden zaafa düşen, buldukları sıfatı da sarf etmeye utandıklarını söyleyecek kadar hakaret düşkünü haline dönüşenler;
Bize en son 1990 yılındaki MMO Genel Merkez Genel Kurulunda, MMO Kayseri Şube Başkanı olarak yaptığım konuşma esnasında, maalesef o salonda bulunan TİKKO’cu, PKK’lı, ÖDP’li ve muhtelif fraksiyonlara mensup Marksist- Koministler “Bu mahlûkatların burada ne işi var” demişlerdi! En son o zaman ülkesine, milletine, vatanına, milli ve manevi değerlerine, liderine, teşkilatına ve davasına gönülden bağlı bir insana, bana ve benim gibi olan arkadaşlarıma “Mahlûk” diyebilen zavallı insancıkları hatırlıyorum!..
Şimdi bir de siz oldunuz. Dünümüzde olanlarımız, aynı tastaki çorbaya kaşık salladıklarımız, aynı şehide birlikte gözyaşı döktüklerimiz, aynı işkencecinin tezgâhından geçtiklerimiz, aynı acıyı aynı gönül tasından birlikte içtiklerimiz;
1980 den sonra cennet mekân rahmetli Başbuğ Türkeş’e gösterdiğiniz bütün vefasızlığı şimdi de lider Bahçeli’den esirgemiyorsunuz!..
Merak ediyorum; Asya’nın dibinde kibrit çakılmak üzereyken, Türklük tehdit altındayken, İslam Âlemi ve Müslümanlık en ciddi haçlı tehdidi ile karşı karşıyayken; Türklüğün son kalesi MHP’ye ve o kalenin kahraman komutanına hayâsızca saldırarak kimlere hizmet ediyorsunuz?
Hangi dünyalık nimetin, neyin karşılığında?..
Şeytan’ın hangi yüzü bu kadar cezbedici?..

 

Mazhar Gündoğ

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.