SON DAKİKA

Nerede bu casuslar, darbeciler?

Bu haber 27 Ocak 2014 - 10:07 'de eklendi ve 18 kez görüntülendi.

Futbolu bilenler, “en iyi savunma hücumdur” derler. Sayın başbakanımız da eski futbolcu olduğu için bu taktiği iyi biliyor. Ortalığa saçılan milyon dolarların, kendi bakanının, “yaptığım her şey başbakanın bilgisi ve onayıyla yaptım, başbakan da istifa etmelidir” itiraflarının hesabını vermek yerine, hücum ediyor. Bunu anlıyoruz da yel değirmenlerine yapılan hücum bir sonuç vermediği gibi, kimseyi tatmin de etmiyor.

Siz vermişsiniz, onlar kullanmış

Sayın başbakanı dinlerseniz bu ülkede 11 yıldır cemaatin iktidar olduğunu, eline geçirdiği fırsatı darbe yapmak, paralel devlet kurmak, komplo düzenlemek, çete oluşturmak, sahte peygamberlik ilan etmek, virüs yaymak, ihanet etmek için kullandığını zannedersiniz. Bu millet oyu size verdi sayın başbakan, hesabı da size sorar. Cemaati hedef almanız sizi sorumluluktan kurtarmayacağı gibi, kimlerle ve ne tür işbirlikleri içinde olduklarınızın itirafı olmaktan ileri gitmiyor. Daha kısa süre önce dershane tartışmaları sırasında, “ne istedilerse verdik” diyen siz değil miydiniz? Bugün söyledikleriniz doğruysa, yani ülkeyi paralel devlet, çeteler, karanlık güçler, faiz lobileri ele geçirmişse, bunu siz vermişsiniz, onlar da kullanmış. Bunu biz bir yorum, bir iddia veya muhalif bir görüş olarak ortaya koymuyoruz, siz itiraf ediyorsunuz.

Bakanları niye azlettiniz?

Hadi diyelim ki, bunları tanıyamamış ve iyi niyetle her şeyi teslim etmişsiniz. Onlar da bu iyi niyetinizi kötüye kullanmış ve sizin bugün sıraladığınız kötülükleri yapmışlar. Bu durum ortadaki vahameti, ayakkabı kutularına istiflenen milyon dolarları, 700 bin liralık kol saatlerini, gemicikleri, her gün bir yenisi ortaya çıkan villaları, çiftlikleri, arazileri izah etmeye yeter mi? Şu anda millet sizden ortalığa saçılan bu yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla ilgili tutarlı, tatmin edici ve belgelere dayalı bir cevap bekliyor. 4 bakanınızı birden niye azletmek zorunda kaldığınızı, 5 bakanınız hakkında fezleke düzenlenmesinin altında yatan gerçek sebebi bilmek istiyor. Aradan 40 günden fazla süre geçti ve bu konularda tek bir açıklama duymadık.

Failler nerede?

Futbolda hücum taktiğini kullananlar savunmayı da unutmazlar. Yediğiniz gol düzineyi geçmişse sizin hücumunuz bir işe yaramadığı gibi, ortaya büyük bir hezimet çıkarır. Kaldı ki, kaleyi bulan bir şutunuz yok. Her konuşmanızda devleti habis bir urun sardığını anlatıyorsunuz. Ancak, ortada ne bir gol var, ne bir tahlil sonucu. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, Kastatomonu’da bir tespit yaptı ve bütün Türkiye’nin, hatta bütün dünyanın cevabını merakla beklediği çok açık sorular sordu. Bir defa da biz hatırlatalım: “Başbakan yaklaşık 40 gündür rüşveti ve yolsuzluk haberlerini inkarla vakit geçirmektedir. Diyor ki, olanlar komplodur. Diyor ki, olanlar küresel saldırıdır. Diyor ki, olanlar paralel devletin, bir örgütün işidir. Diyor ki, rüşvet yalandır, asılsızdır, uydurmadır. Diyor ki, yolsuzluk kisvesi altında Türkiye’ye, Türk milletine, demokrasimize, istiklalimize, geleceğimize tuzak kurulmaktadır. Diyor ki, yaşananlar en büyük darbedir. Casuslar, ajanlar, hainler, haşhaşiler, virüsler devrededir. Peki casus varsa, ajan varsa ve bugüne kadar yapılan en büyük darbe söz konusuysa failler nerededir?”

Millet cevap bekliyor

Herkes bu sorunun cevabını bekliyor sayın başbakan. Sayın Bahçeli’nin de belirttiği gibi, devlet ve millet aleyhine casusluk suçtur. Darbe suçtur, ajanlık suçtur, vesayet düzeni kurmak suçtur. Bu casusları, devlet içinde yuvalanmış çete mensuplarını, suikast düzenleyen örgüt yanlılarını ne zaman adalete teslim edecek, lider kadrosunu hukukun önüne hangi gün çıkaracaksınız? Neyi bekliyorsunuz? MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin şu değerlendirmesine verilecek cevabınız var mı? “Başbakan aleyhe çalışan casusları biliyor da gereğini yapmıyorsa, devlete ve millete alnen ihanet ediyor demektir. Henüz paralel devlet diye yaygarası koparılan yapının hiçbir ferdi mahkemeye çıkartılmamıştır. Türkiye’yi ajanlar sarmışsa, casuslar her tarafa sirayet etmişse, devlet çetelerin güdümüne girmişse, soruyorum, bu esnada Başbakan ve hükümeti neyle meşgul olmuştur? Başbakan “ne istedilerse verdik” dediklerine, şimdi kalkıp casus mu demektedir? Bu nasıl bir iştir? Bu nasıl bir riyakârlık ve nankörlüktür? O zaman Başbakan Türkiye’yi satmış, şimdi düşman olarak ilan ettiklerine yargı ve emniyet başta olmak üzere devletin kritik yerlerini kiralamaktan utanmamıştır. Başbakan’ın sözlerinden bu anlaşılmaktadır. Dünyanın neresine giderseniz gidiniz, yabancı taşeronlarına, casuslara, örgütlere, yer altı yapılanmalara ülkesini peşkeş çeken bir iktidar, bir Başbakan kesinlikle ayakta kalamayacak ve demir parmaklıkları boylayacaktır.”

Şüpheler daha da artıyor

Her gün bir bahane ile saatlerce konuşmak ama hiçbir yapmamak, ortalığa saçılan rüşvet ve yolsuzluk iddialarını ortadan kaldırmadığı gibi şüpheleri daha da arttırıyor. Eğer söyledikleriniz ve yaptıklarınız doğruysa bunun arkasının da gelmesi gerekir. Sayın Bahçeli’nin de belirttiği gibi, görevden aldığınız savcılar, hakimler, polisler eğer örgüt mensubuysa, o zaman haklarında hukuki takibat başlatmak için neyin olması beklenmektedir?

17 Aralık unutulmaz

Bu defa ne Türk milletini, ne de dünyayı içi boş hücumlarla ikna edemeyeceksiniz. Nitekim, Brüksel’de nasıl bir tablo oluştuğunu ve Türkiye Cumhuriyeti başbakanının ne durumlara düştüğünü içimiz sızlayarak takip ettik. Bunun sonucunda, tekme ve yumrukla kanunlaştırmaya çalıştıkları HSYK düzenlemesini askıya almak zorunda kalmışlardır. Benzer durumların diğer dış ziyaretler sırasında da yaşanacağı anlaşılıyor. Duruma göre vaziyet alarak, hakim ve savcıları, polisi değiştirip soruşturma dosyalarını kitabına uydurarak bu işin üzerini kapatacağınızı zannediyorsanız, yanılıyorsunuz. 17 Aralık, AKP’nin 11 yıllık iktidarının sembolü olarak Türk ve dünya tarihine geçmiştir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.