SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

“NERDEEEEEEN NEREYE!..”

Bu haber 06 Nisan 2018 - 2:12 'de eklendi ve 2.533 kez görüntülendi.

ABD’nin 2001-2002 Krizini yaratıp, Türkiye’yi Ekonomi Sopası ile IMF Kapısına mahkum ederek, Uluslararası kuruluşlardaki Küresel Siyonizmin hizmetkârı Türk isimli sabetay Komser Bakanlar göndererek Türkiye’yi terbiye etmeye çalıştığı bir dönemin sıkıntılarını çok iyi kullanarak yelkenlerini şişiren Akape, ABD’nin gizli ve açık desteğini de alarak 3 kasım 2002’de fetö ile birlikte gayrı resmi koalisyon olarak iktidara geldi.

 

Akape iktidarı ile geçen 15 senede yaşanılan acı tebrübeler, ayakları bir türlü yere basmayan Siyasal İslâmcı tayfaya bile DEVLET’in ne olduğu gerçeğini sonunda öğretmiş gözüküyor. Sonunda Akape de, Batı emperyalizminin asırlardır bitmeyen “Şark Meselesi” adı altına gizlediği, Türk milletini Hıristiyanlığın doğduğu ve yeşerdiği ülke olarak kabül ettikleri Anadolu’dan söküp atma gayesini, bu yoldaki emellerinin asla bitmeyeceğini acı tecrübelerle de olsa kavrama imkânını buldu.

 

Dün MHP’nin bütün itirazlarına rağmen İdamı kaldıranlar, Bugün “TBMM kabül ederse İdamı getiririz!..” noktasına geldi.

 

Dün fetö ile birlikte Türk Ordusunu iğdiş edenler, Ergenekon, Balyoz, v.s. isimli Kumpasların Savcısı olanlar, Bugün Güçlü bir Ordu’nun ne anlama geldiğini öğrendiler.

 

Dün pkk ile Oslo’da, Kandil’de, Bebek Katili ile İmralı’da masaya oturanlar, “Çözüm Süreci!” zırvaları peşinde koşanlar, Habur’da pkk’ya şov yaptırıp, Devletin Mahkemelerini, Hakim ve savcılarını, Terörist çakalların ayağına götürenler, bugün pkk’nın ABD’nin bir Proje Örgütü olduğu gerçeğini kavradılar.

 

Dün fetö’ye “Ne istedilerse verdik!” diyenler, Onlara verdikleri imkânlar ile Muhalefeti ve Hemen herkesi dinlemelerine göz yumanlar, Bugün “Aldanmışız, Allah (c.c) ve milletimiz bizi affetsin!” deme noktasına geldiler.

 

Dün “Dinler Arası Diyalog”un faziletinden bahsedenler, Batı’ya yaranmak için “İnneddîne ındallâhil islam” Ayet-i Kerimesini Cuma Hutbelerinden çıkartan Müslüman(!)lar, bugün “Dinler arasında Diyalog olmaz.” noktasını nihayet ilân ettiler.

 

Dün “Medeniyetler İttifakı Eşbaşkanlığı” ile Batı ile kucaklaşmanın hayalini kuranlar, Bugün Batı’nın bir Haçlı zihniyetinin modern yüzü ile üzerimize çullandığını nihanet anladılar.

 

Dün, “Bop Eşbaşkanı” sıfatını taşımakla övünüp, bu proje ile “Diyarbakır’ın Bir Yıldız, bir Merkez olacağı” rüyasını görerek, Diyarbakır’da Türk Düşmanı, pkk hamisi Barzanî’yi, Şivanperver denen pkk’lıyı “Megri megri!” zırlaması eşliğinde gözyaşları ile Türk milletinin bağrına ayağıyla bastıranlar, Bugün Barzanî’ni ABD’nin çomarlığına soyunması karşısında yine Ülkücülerin kararlı duruşuna muhtaç kalıyor.

 

Dün, “Federatif bir Başkanlık Sistemi” hezeyanları ile Anayasal Düzeni ve Üniter Sistemi tarumar etmeyi planlayanlar, 15 Temmuz’dan sonra MHP’nin el uzatması sonucu Üniter Sistemin ve Millî Devletin erdemini anlıyor ve bunu birlikte gerçekleştiriyor.

 

Yukarıdaki saydıklarımı daha sayfalarca uzatmak mümkün. Akape’nin bu ülkede sebep olduğu tahribatlar saymakla bitmez. Ama, bizim amacımız bütün bunların çeteresini tutmak değil; Sadece Akape’nin “Nerdeeeeeen nereye” evrildiğini bazı örnekler ile göstermektir.

 

Cenab- Allah (c.c) Mekke’nin fethi öncesinde savaşa pek sıcak bakmayan müminlere bir uyarı olarak indirdiği Bakara Suresinin 216’ıncı Ayet-i Kerimesinde mealen “Savaş, hoşunuza gitmediği hâlde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” buyuruyor. Bu ilâhî hüküm sadece savaş için değil hayatın her aşaması için geçerli bir hakikattir. Biz kul olarak herhangi bir konuda cüzzi irademizin yettiği ölçüde akıl ve bilgiyi kullanarak elimizden gelecek her türlü çabayı gösterip, alabileceğimiz her tedbiri elbette almakla mükellefiz. Lâkin biz ne yaparsak yapalım, bizim irademizin üzerinde bir Mutlak irade olduğunu ve O’nun ilâhî takdiri her ne ise sonuçta o mukadderatı yaşayacağımıza da imanımız tamdır.

 

Dileğimiz O dur ki, son 15 yılda yaşadığımız bunca şer ve melanetli işlerden sonra vardığımız bu noktada yüce Rabbim inşaallah bir takım hayırları da gizliyordur. Öyle ki, günümüzdeki geldiğimiz bu noktada, hazır bizim “Dost!” bildiğimiz bütün Batılı müttefik düşmanlarımız gerçek yüzlerini göstermişken, bu durum Türk milletinin uyanıp, birlik ve dirliğini güçlendirmesine, bu suretle el ele vererek yeni ve parlak bir Türk çağının inşaallah başlangıcına vesile olur. Dualarımız bu yöndedir.

 

Sonuç Olarak; Biz ne kadar elimizden geleni yapsak da nihayetinde yüce Rabbimin dediği olacaktır. Bizim hayır bidiğimizin içinde ne şerler olabilir. Bizim Şer zannettiğimiz şeylerde ise nice hayırlar gizli olabilir. Onu ancak hakkıyla sadece Allah (c.c) bilir. Ne güzel demiş Erzurumlu İbrahim hakkı Hazretleri…

“Hak şerleri hayr eyler

Zan etme ki ğayr eyler

Ârif ânı seyr eyler

Mevlâ görelim neyler

Neylerse güzel eyler…”

Rabbim hakkımızda güzel olanları eylesin inşaallah.

Türk Ahmet Şahin

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.