SON DAKİKA

Neo-Haşhaşi hareketi

Bu haber 19 Haziran 2013 - 12:36 'de eklendi ve 17 kez görüntülendi.

Nedense hep teröristlerle beraberler. Aydınlanma taraftarı olanlara düşmanlar. Akılcı, çevreci, doğacı insancıl, adaletçi, hakça düzen özlemci özgürlükçülere karşılar. Biat algısına dayalı köleleşmiş sürüleri seviyorlar. Sakat zihinsel yapıya sahipler. Hertürlü yalanı söylüyorlar, hırsızlık, haksızlık yapanları takdir ve taltif ediyorlar.

İnsanlık tarihi; dinler ve ideolojilerle, mutlu olmanın sosyal yaşamı düzenlemenin arayışlarıyla doludur Her din, her ideoloji; mutlak kendini doğru kabul etmiş inanmayanı yandaş olmayanı ötekileştirmiş ve yok edilmesini amaçlamıştır. İnsan olma gerçeğine varan aydınlarca ise barış içinde bir arada yaşama çabaları ise sürmüştür. İnsan odaklı aydınlar, siyasetçiler ise bunun içinde büyük bedeller ödemişledir. Önce Türkiye baharı başladı.

Ilımlı İslam projesiyle demokratik yolla seçim hileleriyle yönetim değişimi sağlandı sonra Bop çerçevesinde İslam dünyasında Arap baharı denilen hareketlenme oluşturuldu. Denilen Arap dünyası diktatörlüklerden arınarak özürlüklere demokrasiye kavuşuyor. Sistemi rejimi kuran batı emperyalizmi; yeni yapılanmayı bu şekilde kitlelere sunarken, Müslüman kitleler birbirini öldürmeye yüzyılların birikimi olan kentlerinin yakılıp yıkılmasında öncü rolü oynuyorlar. Ama Türkiye’de başlayan İslam dünyasını sarmalayan İslami hareketler hakkında birçok kesim farklı tanımlamalar getiriyor. Oysa olanlara bakıldığında bir İslami akımın güçlendiği ve iktidarlara geldiği görülüyor. Bu hareket; Haşhaşiler hareketidir. Haşhaşiler (Arapça: Hashīshīya ya da Hashīshūn), Haşişin ya da Haşhaşiyyin de denir.

8. yüzyılda İsmaililiğin Nizarî kolundan çıkan bu topluluğun 15. yüzyıla dek faaliyetlerini sürdürdükleri sanılmaktadır. Kapalı bir topluluk olan Haşhaşiler radikal bir din akımının takipçileri olarak ortaya çıktılar. Avrupa dillerine Haçlı Frankları tarafından taşınan assassin sözcüğünün kökeni haşhaşindir. İngilizcedeki assassin sözcüğünün Arapça haşhaşin (afyonkeş) sözcüğünden türediği varsayılır. Hasan Sabbah’ın müritleri, kendilerini esaslarına bağlı olan anlamındaki Esasiyun şeklinde adlandırıyorlardı.

Bazılarına göre kökeni; Marko Polo’nun 1273’teki Alamut anılarında bahsettiği, haşhaştan çok alkollü içecekleri andıran bir uyuşturucudur. Kendilerine ed-da’va-t-ul-cedide (yeni dava, yeni öğreti) ya da fedaayiin (Arapça fedailer –bir amaç uğruna kendini feda etmeye hazır olan) derlerdi. Haşhaşiler; Hasan Sabbah’ın 1090 yılında Alamut Kalesi’ni almasıyla kurulmuştur. Hasan Sabbah’ın amacı Selçuklu Devleti’nden intikam almaktı. Ve alır.

Önce İngilizler; Arabistan’da Vahhabi hareketini Osmanlı-Türk Müslümanlarına karşı örgütlediler. Sonra İngilizler; Orta Asya’da Cemalettin Afgani’yi, Ortadoğu’da Arap dünyasında Muhammed Abduhu; İslam’ın ilahi mesajdan saptıracak görüş ve düşüncelerle donatarak kullandılar. İslam ülkelerindeki hareketlenme Haşhaşilerin yeniden doğuşu anlamına geliyor mu? İslam dünyasında yaşananlar haşhaşi hareketinin eylemlerinin günümüz yansıması değil mi?

Bugünlerde İslam dünyasının alt üst olmasında öncü olanlar kimler? Nasıl yetiştiler, neye inanıyorlar, neyi savunuyorlar? Katleden, yakan, yıkan, şiddeti kutsayan bu insanlar nasıl yetişti? Hangi kin nefret duygularıyla kendilerinden olmayanlara saldırıyorlar? Düşünmek gerekir. Dinci, Tarikatçı, cemaatçı İslamcıların tiplerine yüzlerine bakın. Farklılıklar görülür. Kimler kimleri örgütledi, örgütlüyor, saldırtıyor? Hizbuşşeytanlar Türkiye ve İslam dünyasını altüst ediyor.

Günün Sözü: Şiddet şiddeti, nefret nefreti, kin kini doğurur. Sevgi sevgiyi besler.

nurullah aydinnurullah@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.