Asikurtlar©

Neden?

Neden?
08 Mart 2016 - 10:00 'de eklendi ve 4063 kez görüntülendi.

“Neden” sorusu, her adama sorulmaz. Sorulsa da cevaplanmaz. Cevaplansa da genellikle cevap doğru alınmaz!
Cevabı en kolay alınan “Neden?..” sorusu muhabbetle ilgili olanıdır: “Neden seviyorsun?..”
“Çünkü çok güzel…”
Masum sevgilerin her zaman mazereti vardır. Göz sevilir, yüz sevilir, boy post, endam sevilir, cilveler, sözler, konuşmalar sevilir. Sevmenin sebepleri birden ziyadedir.
Şarkılar, türküler, şiirler sevmek üzerinedir.
“Nedensiz de sevilir” sözü nedensizliği değil, “neden” sorusunun belli bir cevabının olmamasını ifade eder.
Biz vatanı neden severiz? Kuşlar, böcekler, çiçekler için mi? Yemyeşil çayırlarında yatıp yuvarlanmak için mi?
Toprağından taşından nemalanmak için mi? Ağacından dalından, madeninden petrolünden sebeplenmek için mi?.. Hayır… Vatanı severken bunları düşünmeyiz.
Bizde vatan, dedelerden torunlara kalan bir miras değil, gönüllerden gönüllere akan bir emanettir. Ülkücülerdeki vatan sevgisi, eski mülkiyedeki meslek aşkı gibidir.
Ülkücü, genç bir sipahiye devredeceği peygamber emaneti bir dirlik gibi sever vatanını…
Yeniçerilerde olmayan bir Tımarlı Sipahi ahlakıdır bu; Anadolu’da bulunur.
“Kavgamızın ve ticaretimizin şehri” İstanbul’un MHP’ye nazlanması biraz da bundandır.
Vatanı yemeyi – içmeyi, rantına çökmeyi, gasp edip bölüşmeyi düşünmemiştir Ülkücü…
AKP’nin 14 yılda yaptığı en büyük tahribat, kendisi “Yahudileşirken” bizi de biraz “Nazileştirmiş” olmasıdır.
Bir kısım arkadaş, iktidara gelmeyi en çok da türedi zenginlerden hesap sormak için istemektedir.
Ülkücü, 14 yıldır, havuz ihaleleri, muz hak edişleri, yağlı arpalıkları, ballı müdürlükleri, düzmece KPSS’leri, bu büyük siyasi soygunu şaşkınlıkla izlemekte, kızmakta, bilenmektedir.
Bu soygun tezgâhı karşısında bazen de nefesi yetmemekte, iç geçirmektedir.
AKP’yi ve Çarşamba’dan Menzil’e kadar iş verdiği cemaatleri yan yana koyup; bu haksızlık karşısında o meşhur soruyu sormakta:
“Neden?” demektedir.
Bu Müslümanlar, neden helali, haramı, kul hakkını gözetmiyorlar?
Neden biat etmeyen insan kaynaklarını ötekileştirip, reddediyorlar?
Neden KPSS gibi, Cumhuriyet tarihinin en adil memur alım mekanizmasını bile ifsat ediyorlar?
Neden düşmanı vergiyle korkutup, dostun vergisini hafifletiyorlar?
Muhabbetin nedenini bile söyleyemezken bunca karanlık “neden”in cevabını nasıl bulacağız?
Ben bir neden söyleyeyim. Çünkü bu Müslümanlar “Millet”i sevmiyorlar. Kendilerine önceleri sığınak şimdi de rant kapısı birer cemaat bulmuşlar. Bunlar ehlisünnet ve’l-cemaati de sevmiyorlar.
Babil Esaretinden çıkmış Yahudiler gibi yüzlerce yıllık intikam duygularıyla saldırıyorlar. Yahudileştikçe kendi Filistinlilerini, Amerikalılaştıkça kendi Kızılderililerini yaratıyorlar.
Tabii ki cihatçılar kadar saf ve vahşi değiller ama bunlar da bize kronik soykırım uyguluyorlar.
Sarıkamış’ta, Yemen’e can veren “Mehmet’le Memiş’in” yediği üçüncü tırpan bu!..
Önce Tanzimat’la birlikte yol alan Agoplu, Simonlu Osmanlı gayrimüslim burjuvazisi…
Sonra Cumhuriyetle birlikte onun yerini almaya çalışan Koçlu-Sabancılı milli burjuvazi…
Şimdi de ortaya saçılan kamu sermayesi…
Tür-gevler, Tuskonlar… Kumpaslar, kayyumlar… Yeni rantiyeciler herkesin gözü önünde birbirlerini yiyorlar.
Bizdeki son “acil iktidar” arayışında, sadece “ne pahasına olursa olsun bunları iktidardan almalı ve yerlerine biz oturmalıyız” düşüncesi etkili olmuyor.
Türk’ün yüzlerce yıl geriden gelen garipliği, garibanlığı da işe karışıyor.
Tanzimat’ta tarlada, Meşrutiyette taşrada, Cihan Harbi’nde cephede, Cumhuriyette çevrede, rantın, sermayenin uzağında kalan Türk, yavaş yavaş düzenin tabiatına teslim oluyor.
Zor sadece oyunu bozmuyor. İnsanların fikir kültürü, düşünce disiplini de bozuluyor. İnsanlar “nasıl olacaksa olsun artık iktidar olalım” diyor!..
Bazı melon şapkalı Kızılderililer, AKP’nin RP’den doğması gibi global sistemle barışmanın ve popüler şahsiyetler üzerinden kitlesel destek bulmanın yollarını arıyor.
MHP teşkilatı da bu değişime karşı Mohikanlar gibi, Jeronimo gibi direniyor.
1983’te CIA’nın gönül işlerini NED’in devralmasından beri Amerika, Milliyetsizleri satın almakla kalmıyor. Milliyetçiliği ayağının altına alanları bir güzel devşiriyor!
11 Eylül 2001’den beri de Milliyetçilere kumpas atmakla kalmıyor, yorulan, savrulan, teşkilatsız kalan Milliyetçileri teslim alıyor.
Bizim “Yüzde 10 de olsak, 5 de kalsak bir milyon çelik uçlu mızrağız” diye dimdik durmak ve 2018’e hazırlanmak varken “daha 7 Haziran akşamı kim neden konuştu?” diye sormamız bundan kaynaklanıyor.
Mevcut şartlarda MHP’nin 7 Haziran’da 16,3’le alabileceği en iyi sonucu almış olduğu 1 Kasım’daki 11,9’la açıkça ortaya çıktığına göre:
“MHP’yi 7 Haziran’dan itibaren kim, NEDEN karıştırdı?” sorusu, cevabını bekliyor.

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER