Asikurtlar©

NEDEN TAŞ ÜSTÜNDE TAŞ BIRAKILMAMALI?

NEDEN TAŞ ÜSTÜNDE TAŞ BIRAKILMAMALI?
08 Nisan 2016 - 9:41 'de eklendi ve 4113 kez görüntülendi.

 

 

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, geride bıraktığımız Salı günü, meclis grubunda yaptığı konuşmasında yine çok önemli konulara temas etti ve değerlendirmelerde bulundu.
Buna karşın niyetleri malum olan PKK sevicisi iç ve dış bazı odaklar, Sayın Devlet Bahçeli’nin sözlerinden duyduğu rahatsızlığı farklı alanlara taşıma niyetinde oldular.
Özellikle Nusaybin ile ilgili değerlendirmesinde MHP Liderinin söylediği “Nusaybin ve diğer operasyon yapılan il ve ilçelerde yaşayan vatandaşlarımıza çağrıda bulunun. Onlara üç gün mühlet verin ve şehirleri tahliye etmelerini sağlayarak herkesi emniyetli yerlere alın. Arkasından Nusaybin’de taş üstünde taş, baş üstünde baş koymayın. Şehitlerimizin kanını yerde bırakmayın.” sözleri, AKP iktidarının mutlaka işitmesi ve dikkate alması gereken tarihi bir ikazdı.
Peşinen söyleyelim, bu açıklamadan Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Türk Milleti’nin birlik ve bütünlüğünün korunmasından yana olmayanların rahatsızlık duymaları son derece normaldir.
Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı bu çağrı, terörle mücadeledeki kararlılığın en üst seviyedeki halini ortaya koymakta ve yine Türkiye’nin terörle mücadelesindeki meşru çabalarının en önemli ayağını teşkil etmektedir.
Meselenin detaylarına bakınca, yapılan bu anlamlı çağrının önemi daha iyi anlaşılıyor…
PKK’ya yönelik olarak başlatılan operasyonlar -olması gerektiği gibi- devam ediyor.
Sözde çözüm süreci boyunca AKP’nin kendisine yarattığı boşluktan faydalanan, eylemsel seviyesini büyütmesi ve geliştirmesine ses çıkarılmamasından dolayı il ve ilçe merkezlerinde yuvalanan terör gruplarına karşı başlatılan operasyonlar sonuna kadar sürdürülmelidir.
* * *
Sur, Cizre, İdil gibi yerleşim birimlerinde yapılan operasyonlarda PKK’nın “şehir içi savaş” konseptini uygulayabilmek için terör örgütünün tarihinde daha önce görülmedik uygulamaların yürütüldüğüne tanık olunmuştu.
PKK, “şehir içi savaş” koşulları için:
1-Sözde çözüm sürecinde ağırlıklı olarak genç kesimlerden devşirdiği militanlardan yararlandı.
2-Bünyesine kattığı yeni teröristlere, Suriye’deki iç savaş ortamından edindiği tecrübeleri aktardı.
3-Dağ kadrosu olarak tabir edilen, PKK içerisinde kıdemli olarak değerlendirilebilecek teröristleri yeni kazandırılan ve Suriye’de yaşayarak iç savaş taktiklerini öğrenmiş teröristlerin başına geçirdi.
4-İl ve ilçe merkezlerini terörize etmek üzere kullanacağı yeni teröristler için YDGH, YPS gibi yeni yapılanma modelleri uygulamaya koydu.
Dikkat edilirse PKK’nın kendisine göre bir eylem stratejisi geliştirdiği ve Suriye’de yaşanan çatışma ortamını her hali ile Türkiye’ye taşıma gayretinde bulunduğu ilk etapta göze çarpıyor.
Yakın bir zaman önce temizlenen yerleşim birimlerinde el yapımı patlayıcıları yoğun olarak kullanması, gizlenme ve örtü için Suriye’nin Halep kentinde uygulaması tecrübe edilen çarşaflardan yararlanarak sokak ve binaları enlemesine ve boylamasına kamufle etmesi, sokak ve caddelerin bazı noktalarına hendekler kazılıp, kaldırım taşlarıyla kapatılması bunun en bariz göstergelerinden olmuştur.
PKK’nın “çarşaf oyunu” insansız hava araçlarının hedef tespitini zorlaştırmaya yönelik akıllıca bir hamle olsa da, güvenlik güçlerimizin kararlılığı ve karşı tedbirleri, hedeflerin tespit ve imhasını yine mümkün hale getirmiştir.
* * *
Elbette PKK bu çabalar içerisindeyken, TSK ve Emniyet birimleri de terörle mücadele konusunda oldukça uzmanlaştı.
Terör örgütünün geliştirdiği yeni strateji karşısında güvenlik güçlerimiz, bu stratejiyi yok edecek son derece başarılı harekâtlarla il ve ilçe merkezlerini temizlediler.
Sur gibi bazı yerleşim birimleri terör örgütünün temizlenmesinde tabii olarak tahrip olmuşken, şimdi böylesi yerleşim birimlerinde yaşayan vatandaşların kayıplarının giderilerek, yeniden inşa faaliyetlerinin başlayacağı ifade ediliyor.
Bununla beraber Nusaybin’den gelen son bilgiler, PKK’nın kendisini “şehir içi savaş koşulları” anlamında “geliştirmeye devam ettiğini” de gözler önüne seriyor.
Örneğin PKK’nın şehir içi uzantıları, el yapımı patlayıcıları artık yol altına, tespiti biraz dikkatli bakınca mümkün olacak şekilde yerleştirmek yerine daha karmaşık taktikler kullanmaya başlamış.
Artık el yapımı patlayıcıların, daha yoğun tahrip gücüne sahip olacak şekilde PKK’lı teröristler tarafından evlerin duvarlarının içerisine, sıvayla kapatılacak şekilde döşendiği tespit edilmiş.
Nitekim geride bıraktığımız hafta 6 güvenlik görevlimiz, böylesi bir hain saldırının neticesinde şehit oldular.
Hatta Nusaybin’de bulunan tüm binaların neredeyse hepsinin bu türden düzeneklerle döşendiği, jammer olarak adlandırılan ve uzaktan kumandalı bomba düzeneğine sinyal gönderilmesini engelleyen cihazların devre dışı kalması için, PKK’lıların yüzlerce metrelik kablo döşeyerek doğrudan patlayıcıları infilak ettirdikleri de gelen bilgiler arasında.
* * *
Ayrıca Güvenlik kaynakları, teröristlerin 1,5-2 metre yüksekliğinde ve genişliğinde taşlarla inşa edilen barikatları içeriden çelik levhalarla güçlendirdiği de gözlemlenmiş.
Bizzat benim edindiğim bir bilgiye göreyse, yakın zamanda yine Nusaybin’de tespit edilen yüksek yoğunluktaki bir el yapımı patlayıcı önce toprağın altına gömülmüş, ardından üzerine kilitli parke taşı döşenmiş, son olarak da üzerine asfalt atılmış şekilde bulunmuş.
Tüm bunların anlamı PKK’nın önceki yerleşim birimlerinde yaşadığı ağır kayıplar karşısında, büsbütün bir ilçeyi yok edecek tarzda eylemsel stratejisini revize ettiğini gösteriyor.
İşte bu nedenle güvenlik güçlerimizin verdiği kayıplar artarken, teröristlerin Nusaybin örneğinde olduğu gibi temizlenmesi güçleşiyor.
Bu koşullar altında yapılacak olan basit. Hali hazırda Nusaybin’de çok fazla sivil vatandaşımızın kaldığını söylemek güç olur.
Elbette hala çatışma alanı içerisinde evlerinden çıkamamış olanlar vardır ve süratle bu vatandaşlarımız bölgeden tahliye edilmelidir.
Ardından başlatılacak kapsamlı operasyonla, tuzaklar bizim asker ve polisimizin canını yakmadan, PKK’lı teröristlerin başlarına geçirilmelidir.
MHP Liderinin söylediği gibi taş üstünde taş, baş üstüne baş bırakılmamalı.
Mümkün olan en az kayıp ve kesin sonuçla başarıya ulaşılmak isteniyorsa, AKP iktidarı bu kararı verebilecek cesareti ortaya koymalıdır.
Aksi halde mevcut yöntemler yetersiz kalacağı için ihmali ve zafiyeti ortaya çıkaracak, şehadetlerin önü kesilemezse Türkiye’nin Suriye’ye benzetilme projesi, Allah esirgesin ama hayat bulacaktır.
İsmail Özdemir

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER