SON DAKİKA

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

BÜYÜK YÜZLEŞME…

Gündem Yazıları

Neden “10 Yıl” Dedi?

Bu haber 06 Haziran 2013 - 10:41 'de eklendi ve 13 kez görüntülendi.

MURAT İDE

Atlıyoruz çoğu zaman hayati ayrıntıları.. Yine öyle oldu.. Bekledim, yukarıdaki soruyu kimse soracak mı diye.. Sormadı.. Akla mı gelmedi, yoksa kalem uçlarında hala korku, dağları mı bekliyor bilemedim..

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ne dedi?

-10 yıldır incinenler sokağa çıktı”

2002’den 2013’e.. Sizce 10 yıl mı, 11 yıl mı? Abdullah Gül’ün kurduğu ilk hükümeti saymazsanız evet “10 yıl.” Bir başka hesapla Mart 2003’te Tayyip Erdoğan’ın kurduğu hükümeti esas alırsanız “10 yıl.”

***

“E kardeşim, ilk hükümeti Kasım 2002’de kurdular. Henüz 11’inci yıl dolmadı da ondan.Kötü niyetlisin” diyeceklere not düşeyim;

-Cumhurbaşkanı 8 ayı saymıyor, niyeti yok da, ben 4 ayı saymayınca mı niyet sahibiyim?

Cumhurbaşkanı’nın “10 yıldır incinenler sokağa çıktı” sözü önemli arkadaş.. Çünkü;

-Bugüne kadar iktidarın Noter’i gibi çalışan ve her adımını alkışlayan Cumhurbaşkanı, “İnciten” bir 10 yıldan bahsediyor. Bak sen, biiiiir,

-Ak Parti’nin inciten 11 yılından kendi “Başbakanlığını” sıyırıp, sorumluyu “10 yıllık Başbakan” Erdoğan olarak işaret ediyor, ‘Ben yapmadım, o yaptı’ diyor, ikiiii,

-Son iki günlük tavrıyla, hasret kaldığımız, “SORUN ÇÖZEN SORUMLU SİYASETÇİ” imajı yaratılıyor, üüüüç,

-Dikkat buyurun, bu imaj manevrasını, Ankara’nın dengelerini bilen bilir, kendine yakın isimlerden Bülent Arınç ile birlikte yapıyor, dööört,

-Erdoğansız bir Türkiye’de, makul Abdullah Gül ve uzlaşabilen Bülent Arınç resmi çizilimeye çalışılıyor, beeeş,

-Ve tüm bunları, 11 yıldır altımızdan memleketi çeken,tüm değerlerimizi ayaklar altına alan,varımızı yoğumuzu satıp-savan,Türkiye’yi 100 yıllık yeni bir belaya bulaştıran iradenin ortağı değillermiş gibi yapıyorlar, yediii..

***

Eee, sonuç?

Şimdi birçoğunuz diyorsunuz ki, “Murat, beeeş demişsin sonra yediii’ye geçmişsin..Biraz dikkat et.”

Biliyorum efendim, biliyorum da, “ŞEYTANIN OĞLU-OMEN 666” filmini izlediğimden beri “6” rakamı bana hep uğursuzluk hatırlatmıştır.. O yüzden atladım.

Çünkü “6”ıncı şıkka, İktidar partisi ve havarisinin, B Planı denk geliyordu.. Bu da, bu anlayışın iktidar ömrünü uzatmayı sağlayacak sinsi bir plan.. İçinde;

-Başkanlık rüyası mevcut şartlarda suya düştüğü için, Tüzükteki “En fazla 3 dönem” maddesini değiştirme ihtimali de var.. (Ki bu durumda Başbakan yine Başbakan),

-Bizi felaketin eşiğine getiren anlayışın iktidar ömrünü uzatabilecek bir imaj çalışmasının izi de var.. (Bakın, sorun üreten Erdoğan ve sorun çözen Gül-Arınç..İsim farklı,zihniyet aynı)

-Buna “Pensilvanya’yı ziyaret edip, kopma noktasındaki ilişkileri tamir etmeye çalışanın ve büyüğüne “EMRİNİZ VAR MI?” diye soranın kim olduğunu da ekleyin.. (Ki kendisi Bülent Arınç’tır) Ayak izlerini göreceksiniz..

Neticede tüm yollar, kurnaz bir hesapla “KÖTÜDEN İYİ ÜRETME GAYRETLERİNE” çıkıyor.. O yüzden, “Altııııı” demedim..

Al işte, saf milletiz.. İlla söylettiniz bana “Altıııı”yı.. Neyse dikkatli olun ve tahtaya vurun..

Ama bilin ki; CUMHURBAŞKANI BOŞUNA ” 10 YIL” DEMEDİ?

TAKSİM HELVASI..

Dün, Taksim’deki eylemin en ilginç günüydü bana göre.. Miraç Kandili’ydi ve eylemciler helva yapıp dağıttı.. Meydanın her köşesinde “Kandil simiti” ikram ettiler birbirlerine..

***

Pazar günkü yazımda bir noktanın altını çizmiştim;

-TÜRK-KÜRT, ALEVİ-SÜNNİ,FENERBAHÇELİ-GALATASARAYLI,AŞAĞISI-YUKARISI.. NASIL DA BİRBİRİMİZE BİLEMİŞLER BİZİ.. VE BİZ BU İKTİDAR DÖNEMİNDE NASIL DA GERİLMİŞİZ BİRBİRİMİZE KARŞI, YAY GİBİ.. GEZİ EYLEMİ, TÜM RİSKLERİN YANINDA, BU AYRIŞMAYI, BU KUTUPLAŞMAYI DOĞAL YOLLARLA TAMİR EDİYOR, FARKINDA MISINIZ? YANYANA OTURABİLMEYİ ÖĞRETİYOR YENİDEN.. VE O DOĞAL YOLLAR, EL ALEMİN REÇETESİ DEĞİL, BİR SÜREDİR UNUTTUĞUMUZ DEĞERLERİMİZ.. “BİZ” OLABİLİNCE, OLMAZLAR OLABİLİYOR..

İşte Taksim’de karılan helvayı, ikram edilen Kandil simitlerini bu yüzden önemsiyorum.. Hatta hayati buluyorum.. Krizlerden, kavgalardan, gerilimden beslenen bir iktidarın, BİZİ BİZ olmaktan çıkaran, BİZİ BİZE UNUTTURAN kabusundan uyanmanın sinyali olarak görüyorum.. Her şerde bir hayır var diyelim..

Hani neredeler, görebiliyor musunuz, ekranlardaki malum iktidar borazanlarını? Ağız değişikliği, bazılarınınsa sessizliği bana dedirtiyor ki;

-Taksim’de karılan helva, elbette siyasi malzeme edilemez.. Sevgililer sevgilisinin hatırasınadır o..

Ama şu gerçek ki; bir büyük “VEDA”dan, bir güzel “BULUŞMA” üretiyor..

Düşünenin de, kavuranın da,dağıtanın da aklına, yüreğine sağlık olsun, geçmişlerinin canına değsin..

BEN DEMEDİM Mİ?

Sevmiyorum bu lafı ama Vasfiye teyzenin ifadesiyle “Naaapacaaaan, mecbuuuur..”

İktidar Gezi olaylarını, marjinalize etmek ve etkisizleştirmek için bir oyun planladı demiştim.. Ve bu oyun, Türkiye’nin en az yüzde 65’lik muhafazakar kesimine bir mesaj üretmeye çalışıyor..

Bakın bu olaylar sanki toplumun bütün kesimlerinin hükümete öfkesi değil de , o yüzde 65’in pek yanaşmayacağı CHP-BDP ve marjinal grupların işiymiş gibi sunulmak istendi.. Ve ayrıca sanki iktidar partisi oyunun dışında..

Nitekim, Bülent Arınç ve Cumhurbaşkanı kimleri davet edip görüştü? CHP liderini ve Sırrı Süreyya Önder’i.. Ve nasıl bir fotoğraf verdiler kamuoyuna;

-GÖRÜN İŞTE, BU İŞLERİN FAİLLERİ BUNLAR..

***

Mevzu şeklen ciddi tartışmalara açık, o bir köşede dursun.. Ancak, bu manevranın toplumda bırakacağı iz bu.. İnsanlar, ellerinde tencere-tava sokaklara çıkıyor ve bu öfke doğrudan hükümete yönelik.. Nitekim bunu analitik zekasına hayran olduğum Bakan(!) Bekir Bozdağ’da gördü “Bu olaylar Ak Parti’ye karşıdır” dedi..

***

Peki kimmiş bu Ak Parti’ye karşı olanlar? Dedim ya,milletin yüzde 65’inin kolay kolay buluşmayacağı CHP ve BDP.. Ortalığı terörize edenleri ayırın bir kenara, o topluluk, İstiklal Marşı okuyor, Türk Bayrağı taşıyor, “BİRİNCİ VAFİZE” den söz ediyor ve dikkat buyurun, “MÜSLÜMAN HIRSIZ OLMAZ, MÜSLÜMAN ZALİM OLMAZ” diyor.. Dolayısıyla, toplumun (Ak partiye oy vermişler de dahil) büyük kesiminin hükümete bir tepkisi olduğu gerçeği, iki aktör Köşke ve Başbakanlığa davet edilerek perdelenmek isteniyor..

***

-Taksim’in ve bilcümle gösteri mekanlarının, Cuma gecesi itibarıyla Sırrı Süreyya ve şürakasını dışarı ittiği,

-Cumartesi günü, Taksim’de CHP mitingine engel olduğu,

-Kırıp döken malum gruplar hariç, MİLLİ değerler taşıyıp, ORTAK bir tepki barındırdığı gerçeğidir perdelenmek istenen..

Güzel sözler,doğru mesajlar barındırsa da sakatlıklar olduğu bir gerçek.. Ama oyun içinde oyun işte..

Peki MHP neden davet edilmedi? Çünkü algı çalışması yara alırdı.. Emin olun, o dakika istenen yanıtı da almazdı..

Zaten bu algı çalışmasını görmüş olacak ki MHP lideri Devlet Bahçeli; “Cumhurbaşkanı görüşmelerle vakit kaybetmeyip, bir an önce sorunu çözmelidir” dedi.. Bu tavrıyla da, Milliyetçilerin, o aktörler arasına katılarak, yine o yüzde 65’in zihninde, olmaması gereken bir yere oturtulmasına izin vermedi.

***

Merak ettiğim, CHP lideri “CHP kurumsal olarak meydanlarda değil” demesine rağmen, bu oyuna nasıl düştü? Ve neden aradan çekilip, sorunun asıl muhataplarını, “MİLLET ile İKTİDARI” ve “İKTİDAR ile ‘SÜREÇ’teki yol arkadaşı BDP’yi” baş başa bırakmadı?

Bu sorunun yanıtını bilemem.. Ama liderin, bazen, sakin olup, resme bir adım geri çekilerek bakıp, sonra da kafasını iki elinin arasına alıp düşünmesi gerekiyor zağar.. Tahminim Balgat’taki binada bu yapıldı.. Yapılmayan binaların liderleri ise bir anda “İKTİDARIN OYUNUNA FİGÜRAN” oldu..

Ya da bu cahil kardeşiniz, yine mevzuyu yanlış anladı..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.