SON DAKİKA

Ne Paralel Devlet Ne De Parti Devleti İlle De “Hukuk Devleti”

Bu haber 16 Ocak 2014 - 14:01 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

Doç.Dr.Ruhi ERSOY

17 Aralık’tan bugüne bir ay geçti ülke yoğun bir bunalım halinde .Devlet kriz halinden bir türlü çıkamıyor. AKP ve Başbakan Erdoğan iktidardan hiç gitmeyecekmiş gibi davranıp aşırı özgüvenden kaynaklı tutumları yüzünden bedeli ağır olacak bir sürece girmiş bulunuyor.

Anlaşılan o ki Yürütülen uluslar arası kayıt dışı siyaset AKP hükümetini Başta başbakan ve evladı olmak üzere önemli miktarda kayıt dışı paralara ve bir o kadar da hukuk dışı uygulamalara sürüklemiş. Öte yandan bir gerçek daha anlaşıldı ki; Tayyip Erdoğan Bey İstanbul Belediye Başkanlığını hiç bırakmamış Kadir Topbaş Bey de hep sembolik olmuş. Ali Ağaoğlu siz ilgili imar düzenini yapmazsanız büyük patrona giderim diyor;Şehircilik Bakanı Bayraktar da ilgili imar düzenlemelerini Başbakanın talimatıyla yaptım kendisi de istifa etsin o halde diyor.

17 Aralık operasyonları AKP hükümetinin hayalci dış politikasının kara para trafiği ve hukuk dışı saadet zincir halkasını deşifre etmekle kalmadı ülke içinde de rant paylaşımının zincir halkalarını ortaya çıkarttı.

Tüm bu gerçekler ortada iken Paralel devlet ve uluslar arası operasyon savunmasıyla yeniden milli görüş çizgisi söyleminde bir Tayyip Bey figürüyle karşı karşıyayız. Elbette ki Devletin içinde talimatı başka odaklardan alıp iş yapan iddia edildiği gibi örgütlü bir yapı kabul edilemez bu iddiayı hükümet mutlaka delillendirip gerekli hukuki yollara başvurmalıdır. Bunu yaparken de şerefli emniyet mesuplarını haksız ithamlara da maruz bırakıp rütbeli askerlere yapıldığı gibi travmalar, intiharlar yaşatmamalıdır.

Ama bilinmelidir ki söz konusu ettikleri bu yapıyla 12 yıldır beraber yürüdüler bu yollarda beraber ıslandılar yağan yağmurda ne oldu da şimdi al mektubunu ver mektubumu noktasına geldiler sorusu sağlıklı bir cevabı hala bulamamıştır.

Buraya kadarki durum malum siz değerli okurların da bildikleri konular buradan sonra söz konusu bu iki yapı MHP’den ve Lider Devlet Bahçeli’den ne umdu ne bulamadı?

MHP Milliyetçilik ve Demokrasiyi ikiz kardeş olarak görmüş Milleti’nin hukukunu her türlü üst yapılara karşı savunan bir geleneğin en güçlü temsilcisi olmuştur. Lider Devlet Bahçeli’nin tarihe kayıt düşen konuşma ve demeçleri 12 yıllık AKP hükümetine uyarılarla doludur. Söz konusu bu uyarılar başta bölücülük noktasında olmak üzere; yolsuzluklar, hukuksuzluklar, iyi gitmeyen ekonomi, hayalci dış politika,çöken eğitim sistemi, yozlaştırılan kültürel doku v.b. başta olmak üzere anlasa ve nasiplense Başbakana ders niteliğindeki siyasal çıkışlardı.

Aşırı güç zehirlenmesi ve kendisini yıkılmaz görmesi en güçlü olduğunu zannettiği bir anda aslında gerçeğin öyle olmadığı ortaya çıktı.

Tüm bu uyarılar vaktinde söylenmemiş gibi AKP yandaşları Devlet Bey mevzubahis vatan olduğunda parti menfaatlerinden vazgeçer geçmişte hep böyle oldu 2007 Cumhurbaşkanlığı krizini o çözdü, Başbakanın sağlık sorununu istismar ettirmedi bir duruş sergiledi, kamuda başörtüsü,Kur’an eğitimi v.b konularda hükümete destek verdi neden şimdi böylesi bir küresel tertipte Başbakana destek olmuyor diye feryat ediyorlar. Oysa Devlet Bahçeli siyaseti değişmemiş hep aynı ok gibi ülke ve milletin menfaatine olan neyse orada duruyor. Lider Bahçeli, krizi fırsat bilip saray darbesi yapmaya çalışan odaklara da karşı; Bebek katili Öcalan’dan medet uman onun İmralı’dan siyasi mesajlar verip pazarlıklar karşılığında hükümete can simidi olmasına da karşı. Hukuk darbesi yapıp devlet krizi çıkartarak para kasalarını, ayakkabı kutularını saklamaya çalışanlara da karşı.

O tarihe kayıt düşerek; diyor ki ne Paralel Devlet ne de Parti Devleti İlle de hukuk devleti mutlaka hukuk devleti.

Bu arada unutmadan TBMM önce kanun değişikliğiyle başlayan HSYK yı değiştirme girişimi sonra da Anayasa değişikliği teşebbüsüne dönüşen süreçte MHP neden kapıları kapattı o halde kendi çözümünü söylesin diye tezvirat yapılıyor. Onlar yine işlerine gelmediği için ; Lider Devlet Bahçeli’nin “dere geçerken at değiştirilmez” tarihin en büyük yolsuzluk iddiaları ortadayken yargının kararlarını, yürütme eyleme koymayıp suç işlerken bir yandan da yargılama kurallarını değiştirme girişiminde bulunmak doğru değildir. Prensip olarak biz böyle bir sürece dahil olmayız gereken soruşturma ve yargılama devam etsin ihtiyaç duyulan HSYK modeli konusundaki görüşlerimizi sağlıklı bir zemin oluştuğunda beyan ederiz mealindeki duruşunu anlamak istemiyorlar. Ama onu anlayan milyonlar Ona duyulan ihtiyacın da her geçen gün artmasıyla yanına yeni milyonlar ilave ediyorlar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.