Asikurtlar©

Ne demek”Ölçü:17-25 Aralık?”

Ne demek”Ölçü:17-25 Aralık?”
15 Ağustos 2016 - 20:11 'de eklendi ve 7757 kez görüntülendi.

15 Temmuz’dan beri Türkiye’nin ve İslamiyet’in geleceğini tehdit eden ciddi hatalar yapılıyor.

Nasıl mı?..

Bir kere hükümet, bariz bir şekilde “kusur gizleme” yoluna giderek; en büyük enerjisini, “AKP’nin bu işten en az zararla çıkması” yönünde kullanıyor.

Bunu görmek için 10 Temmuz’a kadar ekranlarda gördüğümüz MHP’li sayısıyla 15 Temmuz’dan sonra gördüğümüz MHP’li sayısını mukayese etmek yeterlidir.

MHP’lilerin yanından bile geçmiyorlar çünkü:

“Hepiniz oradaydınız!..” gibi cümleler kurmamızdan korkuyorlar. Oysa durum o kadar basit değil. Mevzu öyle derin ki; buna tenezzül bile etmeyiz!

Hükümetin bir savunma refleksine ihtiyacı olduğunu kabul ediyoruz. İcra mekanizmalarını yıpratmamak adına yapıldığını düşünerek, bu çabayı bir yere kadar anlayabiliriz.

Ancak, kamuoyuna fazla duyurmadan da olsa şeriatın keskin kılıcı çalıştırılmalıdır.

Ne demek? “Burada ölçüyü 1973’ten beri alamayız, bizim için ölçü 17-25 Aralık sonrasıdır!”

Başbakan Binali Yıldırım, El Cezire’ye verdiği mülakatta bunu tam üç kez tekrarlıyor.

Haydi, birlik beraberliğin hatırına buna da şöyle anlayış gösterelim:

Yani: “Bir cemaat mensubu, bu yapının hükümetle savaşacak kararlılıkta olduğunu gördüğü halde içinde kalmışsa kesin örgüt üyesidir.” Demiş olduğunu varsayalım.

Bu da makul ve yeterli değildir. Çünkü 17- 25 Aralık’ta cemaat, bazı namuslu İslamcıların da delaletiyle göze kulağa inandırıcı gelecek, yüzlerce tape yayınladı.

Bu yayınlar karşısında her vatandaşın AKP’li refleksiyle saraya doğru koşmasını ve cemaatten nefret etmesini bekleyemezsiniz.

Jandarma’ya TIR yakalatmışsınız adınız IŞİD’çiye çıkmış, düşmanınız PKK’yı kahraman yapmışsınız!

6-8 Ekimde 52 şehit vermiş,1200 bina, 1250 araba yaktırmış, bayrağınızı bölücü çapulculara kaptırmışsınız!

29 Ekim 2014’te Peşmerge’ye Türk topraklarında resmi geçit yaptırmış; kırmızı çizgilerimizin üzerinde eşkıyaya göbek attırmışsınız!

Hepsinde Amerikan parmağı var, siz gidip Rus uçağı düşürüyorsunuz.

2005’te memur atamışsınız Soruları çalmış, 2007’te Hâkim atamışsınız ordunuza kumpas atmış, 2008’de asker atamışsınız genelkurmaya sızmış, 2010’da istihbaratçı atamışsınız, sizi habersiz bırakmış!..

Hepsinde de Amerikan uşağı örgütün parmağı var.

Nasıl oluyor da: “Örgütün hükümete karşı ilk yönelmesi 17- 25 Aralık 2013” oluyor?

Türkiye’nin çıkarları AKP’nin siyasi menfaatlerinden mi ibarettir?

“Yenikapı ruhu”na hürmeten sükûnetimizi koruduğumuz şu günlerde bunlar duymak istemediğimiz cümlelerdir.

Ölçüyü 17-25 Aralık’tan koymak, “AKP- Cemaat kavgasında bizden yana ol da ne olursan ol” demektir!

Peki “Ergenekon Davası” ne olacak? Cemaatin 2008’deki mesaisinden memnun olduğunuzu mu anlamalıyız?

“Balyoz zulmü”nü unutacak mıyız? 17-25’ten önceydi. Bu hesaba göre Cemaat, o sıralarda gözdeydi.

TSK, 15 Temmuz’da darbe yapacak gücü oralarda kazanmadı mı?

Cemaat, size 17-25 Aralık’ta operasyonun yapma gücünü ve cesaretini 15 Aralık’ta mı buldu?

Darbedeki en önemli Pensilvanya bağlantısını neden bırakıyorsunuz?

Şu “tarla almaya gelen hava imamı”nı salacağınıza olay yerinde hırsız gezdirir gibi keşif yaptırsaydınız. Yanınıza Amerikan Büyükelçisini de alsaydınız. “Şuradan geldik, şuraya gittik” diye anlattırsaydınız!

Sonra da Pensilvanya’da Gülen’in yanında görüldüğü videoyla birlikte Amerikalılara verip:

“İşte Gülen’in darbe imamı, askeri birliğin bahçesinde suçüstü yakaladık!” diye baktırsaydınız…

Siz o günden beri bu en önemli kanıtı yok etmekle kalmadınız! Medyadaki rüzgârgüllerine şunu yaptırdınız:

“Pis Hain!.. Kahpe Darbeci… Haşhaşi terörist… FETÖ’cü!..”

Bu mu yani!..

Hükümetin bu KPSS puanıyla bu devleti düze çıkarabileceğinden yana derin kaygılarım var.

Adamlar 70’lerden beri bugünlere hazırlanmış, seçerek toplanmış; hem dereceye hem savaşa hazırlanmış!..

CIA tarlasında beyin göçü tezgâhlamış; Milliyetçiliği ayaklar altına alınca, namazında abdestinde adamları, çekmiş elinden almış!..

Şimdi elindeki tek silah kamu idaresi… Onu da plansız ve felsefesiz kullanıyorsun!..

Moğollar da böyle mantıksız ve orantısız güç kullanarak güya Batınilerin kökünü kazımıştı ama ruhuna, felsefesine, iradesine dokunmamıştı.

Sonra ne oldu biliyor musunuz?

Haşhaşilerin Mısır’daki ruhu “Fatımiler”di. Şimdiki adı “Sisi”dir. Son vukuatı Mursi’dir!..

Suriye’deki felsefesi “İsmailiye” idi şimdi adı “Esat”tır. Son vukuatı yıkılmış bir memleket; yüzbinlerce şehittir!..

Türkiye uzantısı “Kalenderiler”di… Şimdi bir kolu “Apo”, bir kolu da “Fetö”dür!..

Vukuatı, işte önünüzdedir!

Siz bu partizan, panikli halinizle yüreği nefret dolu bir etnik grup yaratıyorsunuz.

Yakılarak öldürülen ilk Protestan Jan Hus’ın “Bohemyalıları” gibi çevreye salıyorsunuz!

Evet, belki kendinizi emniyete alıyorsunuz; ama bu pansuman tedbirlerle sadece Türk Milletinin değil, İslam’ın da geleceğini karartıyorsunuz!

Şükrü ALNIAÇIK

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER