Asikurtlar©

“NE BAŞBAKANLAR TANIDIM, ZATEN HİÇ YOKTULAR” HALİ

“NE BAŞBAKANLAR TANIDIM, ZATEN HİÇ YOKTULAR” HALİ
17 Kasım 2015 - 11:34 'de eklendi ve 4485 kez görüntülendi.

 

1 Kasım seçimleri sonrası Haber Türk gazetesi “Hocanın Zaferi” manşetiyle Ahmet Davutoğlu’nu ön plana çıkarmıştı. Bundan rahatsız olan Recep Tayyip Erdoğan medyası hemen karşı atak yaparak Sabah gazetesinden “Erdoğan’ın Zaferi” manşetiyle cevap vermişti. Ahmet Davutoğlu zaten “ne Başbakanlar tanıdım, zaten hiç yoktular” modeli bir sıfat taşımaktadır. Hiçbir konuda yaptırım ve etkisi yoktur. 1 Kasım’da yaşanan zaferde payı olsa da, olmasa da onun maalesef hiçbir hükmü yoktur. Bunu AKP kongresinde kendi yönetimini kuramayarak göstermişti. Önümüzdeki günlerde de bakanlar kurulu belirlenirken büyük ihtimal eline isim listesi verilecektir. O listeye göre de bakanlar belli olacaktır.

Ahmet Davutoğlu %49 oy alan partinin genel başkanı ve Başbakan olsa da hükümsüzdür. Hükümsüzlüğünü tescilleyende bizzat saraydır.

G-20 zirvesinde Ahmet Davutoğlu yok sayılmış, varlığı da yokluğu da aslında hiç hissedilmemiştir.

“Hocanın Zaferi” sadece manşetlerin mizahı olarak kalmıştır.

G-20 zirvesinde Saray ekibi dışında ortada görünen olmamıştır. Ali Babacan gibi ekonomiden sorumlu AKP kurmayı bile Obama ile yapılan zirvede yer bulamamış. Yerini damat Berat Albayrak’a bırakmıştır.

“Başkanlık” gelmeden başkanlık rolleri oynanmakta, Ahmet Davutoğlu bu ülkenin Başbakanı olarak görülmemektedir.

17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ortaya çıktığında “ABD bize darbe yapıyor” diye ağlaşanlar, Obama ile her karede poz çekilebilmek için peşinden her yere koşturmuşlardır.

Bu koşuşturma anında, sohbette, muhabbette Ahmet Davutoğlu dış kapının mandalı muhataplığı görmüştür.

Ülke yönetiminde ve parti yönetimindeki iki başlılık bir yerde patlama yapacak… Ama ne zaman, nerede?

Ahmet Davutoğlu bu durumdan ne kadar rahatsız olsa da, bunu çevresine aktarsa da elinden bir şey gelmemektedir. Ahmet Davutoğlu’nun bu rahatsızlığını yakın çevresinden duymayan, bilmeyen kalmamıştır.

Sarayın 1 Kasım’ın hemen sonrası “Başkanlık sistemi” propagandalarına başlaması karşısında, Ahmet Davutoğlu’nun “birinci gündem maddesi bu değil. Önce gerilimin düşürülmesi, her şeyin sükûnetle tartışılması lazım.” sözü aslında önemli bir mesajdır.

“Başkanlık sistemi” sarayın kendini kurtarma projesidir. Bu proje için yine kutuplaşmalar, ayrışmalar yaratılacaktır. Ahmet Davutoğlu her ne kadar Başbakanlık hükmü olmasa da bunun farkındadır.

Türkiye terörle, ekonomik sıkıntılarla, sınırlarında gelişen hadiselerle, komşu ülkelerde direkt bizi ilgilendiren olaylarla, basın özgürlüğüne vurulan darbelerle boğuşurken yeni bir kutuplaşmayı kaldıracak güçte değildir. Saray bunu yaparsa, Türkiye’ye yine büyük bir kötülük yapmış olacaktır.

Ahmet Davutoğlu’nun yetkileri elinden alınmış ama Başbakanlık sıfatı taşır hali Türkiye’yi büyük bir hengâmeye götürecektir.

1 Kasım öncesi Türkiye’yi nasıl yönettikleri ortada olanların, 1 Kasım sonrası hali de ortadadır.

PKK’ya bugüne kadar verilen tavizler, Güneydoğu bölgesini Irak ve Suriye manzarasına dönüştürmüştür. Suriye ile savaş çıkarmak için her yolu arayan AKP’nin de Türkiye’yi daha büyük karanlığa götürme potansiyeli yüksektir.

Allah Türkiye’yi saray ve AKP’den korusun…

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER