SON DAKİKA

“NERDEEEEEEN NEREYE!..”

Gündem Yazıları

Ekonomik Teröre dikkat!

Gündem Yazıları

Nasıl Oluyormuş Tayyip Efendi?

Bu haber 18 Aralık 2014 - 10:28 'de eklendi ve 29 kez görüntülendi.

AKP ve cemaat kavgasında, bundan önce yaptığı tespitlerle, uyarılarla her konuda haklı çıkan kişi, MHP Lideri Devlet Bahçeli olmuştur. Cemaat özellikle 2007 seçimleri öncesinden 2012 yılının sonuna kadar AKP’nin ihanet politikalarını, adaletsizliklerini, hukuksuzluklarını meşrulaştırmak için AKP’nin yanında duruş sergilemiş, tüm unsurlarıyla MHP’ye saldırıya geçmişti. Cemaat, MHP’ye en yoğun propaganda saldırılarını 12 Eylül 2010 referandumu öncesi gerçekleştirmişti. MHP Lideri Devlet Bahçeli cemaatin bu saldırıları karşısında çok ölçülü ve net bir şekilde cemaati ihanetlere ortak olmaması noktasında uyarmış, ama cemaat yine bildiğini okumaya devam etmişti.

Son operasyonda gözaltına alınan Ekrem Dumanlı, o günlerde MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin uyarılarına yönelik “Milliyetçi kimliğiyle tanınan bir partinin başında duran adam, seviyesiz ve anlamsız bir imaya başvuruyor.” cümleleriyle yazılar yazıyordu.

İşin en ilginç yanı ise bugün Fethullah Gülen’e her türlü hakareti eden, elinden gelse cemaatin tüm mensuplarını idam ettirecek noktaya gelen dönemin Başbakanı, günümüzün Cumhurbaşkanı görünümlü şahsı Recep Tayyip Erdoğan şunları diyordu:

“MHP’nin bir defa Hocaefendi’ye saldırısı gerçekten bana göre ihanet derecesindedir. Çok çirkin bir şey. Hocaefendi işi gücü bırakmış da Bahçeli ile mi uğraşacak? Bir defa onun bulunduğu makam, meşgalesi böyle bir şeye müsaade etmez. Çok çirkin, çok ayıp. Ben bunu ihanet derecesinde kınıyorum. Burada Bahçeli’nin kendisini çek etmesi, kendiyle uğraşması lazım. Ben inanıyorum ki aklıselim sahibi ülkücü kardeşlerim de bunun bu yaptıklarından ciddi manada rahatsızlar. Böyle bir yaklaşım olmaz. İhanet derecesinde.” (14 Mayıs 2011)

***

Ekrem Dumanlı ve Recep Tayyip Erdoğan ittifakı o günlerde işte böyle bir şeydi. Ama bugün MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin özellikle 31 Mart 2011 tarihinde Fethullah Gülen ve cemaatine yönelik yaptığı uyarı ve tespitlere ait yazılı basın açıklamasını götürün, başta Fethullah Gülen olmak üzere, Ekrem Dumanlı ve cemaat mensuplarının önüne koyun, hepsi muhakkak imzalayacak ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin ileri görüşlülüğünü, sağduyusunu, tavrını hepsi kabul edecektir.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin o dönem yaptığı yazılı açıklamasındaki her kelimesi, her cümlesi tarihe geçecek içerik taşımakta olup, bugünlerde haklı çıkmasının nişanesi olmuştur. O günlerde MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi anlamayan, anlamak istemeyenler bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın yaşattıklarıyla sanırım anlamıştır.

Atalar ne demiş? “Bir musibet bin nasihatten iyidir.” demiş.

Recep Tayyip Erdoğan’ın güdümündeki AKP iktidarının cemaate yönelik yaptığı musibetler, umarım bundan sonra onları nasihat dinlemeye götürür.

Recep Tayyip Erdoğan her ilişkisinde kendi menfaatini düşünerek hareket eden, menfaatlerine yönelik en ufak olumsuzluk hissettiğinde kimseyi tanımayan birisidir. Onun adaletsizlikleri, hukuksuzlukları ve vatana ihanetleri yanında büyük direnişle destek veren cemaat, umarım çıkarması gereken dersi çıkarmıştır. Cemaatin düştüğü halden de Recep Tayyip Erdoğan’a ve AKP’ye destek veren her kesim, üzerine düşen dersi çıkarmalıdır.

12 yıl her konuda beraber yol yürüyenler, bugün niçin bu hale gelmiştir?

Hakaretler, küfürler, iftiralar, zulümler, baskılar birbirini kovalamaktadır.

İşte bu noktada MHP Lideri Devlet Bahçeli, son operasyon sonrası yaptığı açıklamada, can alıcı soruyu şu şekilde sormuştur:

“Erdoğan’ın 25 Ocak 2012 tarihinde; hakkı, hukuku ve demokrasiyi savunduğunu gururla söylediği, Türkiye’nin vizyonunu genişletip ufkunu açtığından övgüyle bahsettiği Zaman Gazetesi’ni girilecek ‘in’ seviyesine düşürmesi ibretlik bir sondur.

Çok değil, yaklaşık üç yıl evvel, Erdoğan tarafından ateşte açan çiçek gibi görülen, muhteşem eser olarak takdim edilen, bu toprakların sesi ve nefesi olarak ülkemizin fikir ve medya dünyasına renk kattığı ileri sürülen bir gazete, bugün fitne kaynağı olarak sunulmaktadır.

Ne olmuştur da, yılarca aralarından su sızmayan, gizli bir protokole imza atmışçasına bir ve beraber hareket edenler şu günlerde iki ayrı husumet kampında mevzilenmiştir?

Paylaşılamayan, anlaşılamayan, uzlaşılamayan gerçekte nelerdir, hangi konulardır?”

***

Bu sorunun cevabı bulununca kim haklı, kim haksız hepsi ortaya çıkacaktır.

Ama biz Recep Tayyip Erdoğan’a yine kendi üslubuyla soralım: Hocaefendi işi gücü bırakmış da Tayyip ile mi uğraşacak?

Nasıl oluyormuş Tayyip Efendi?

YILDIRAY ÇİÇEK

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.