Asikurtlar©

Namus şeref ve vatana ihanet

Namus şeref ve vatana ihanet
13 Mayıs 2015 - 12:27 'de eklendi ve 5011 kez görüntülendi.

Boşuna, bunların iktidarda kalabilmek ve kurdukları düzeni sürdürebilmek için feda edemeyecekleri hiç ama hiçbir değerin olmadığını söylemiyoruz. Neredeyse her gün, hatta her saat yaşadıklarımız, gördüklerimiz, duyduklarımız bu tespitin ne kadar doğru ve haklı olduğunu kesin şekilde ortaya koyuyor.

ANAYASA NE DİYOR?
Seçim günü yaklaştıkça iktidar sahiplerinin paniği daha da artıyor. Cumhurbaşkanının tavrı, tarzı, sözleri kelimenin tam anlamıyla bir facia. Açık, aleni, net biçimde suç işliyor. Bunun böyle olduğunun kendisi de farkında. Bu hazin durumu da, “siz hiç mi Anayasa okumuyorsunuz, Cumhurbaşkanı vatana ihanet suçu dışında hiçbir şekilde yargılanamaz” diye izah ediyor. Anayasayı çok iyi biliyoruz, sayın Cumhurbaşkanı. O Anayasa herkesten önce sizi bağlıyor. “Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir” diyor. Seçildiği andan itibaren patilerle ilişiğinin kesildiğini söylüyor. Ve Cumhurbaşkanının tarafsız kalacağına dair namus ve şeref üzerine and içtiğinin altını çiziyor. Peki siz, devletin başı gibi mi, AKP’nin başı gibi mi hareket ediyorsunuz? Türkiye Cumhuriyetini ve Türk milletinin birliğini mi, AKP’nin iktidarını mı temsil ediyorsunuz? Anayasanın uygulanmasını mı, “10 Ağustos 2014’de çökmüştür” diyerek, ayaklar altına alınmasını mı gözetiyorsunuz? Tarafsızlıkla ilgili namus ve şeref üzerine edilen yemini hiç sormuyorum.

13 YILIN ÖZETİ
Türkiye son 13 yıldır vatana ihanetin her türlüsünü yaşadı ve şu an itibariyle yaşamaya da devam ediyor. Hiç uzatmadan hemen soralım: BOP Eşbaşkanlığı vatanseverlik midir, vatana ihanet midir? BOP’lu yollarda ülkeyi bütün komşularıyla düşman hale getirmek, bu yolda oluk oluk Müslüman kanı akmasına yardımcı olmak, sınırlarımızı kevgire döndürmek, “Van minüt” tiyatroları oynayıp 9 vatandaşımızın katledilmesine sebep olmak, sonra da İsrail’i koruyacak radar sistemini topraklarımıza yerleştirmenin vatana ihanet dışında bir izahını yapabilen var mıdır? Kuzey Irak’da PKK yuvalanırken, Türkmen varlığı zulüm ve katliama uğrarken, bunların müsebbibi Barzani’yle kol kola girip bölgede Kürt devleti kurulması için her türlü kolaylığı sağlamayı vatana ihanet dışında nasıl açıklayacaksınız?

SORULAR
Dağdan indirdiğiniz silahlı katillerin şehirlere salınması, vergi toplaması, mahkeme kurması, asayiş sağlaması, bayrağın indirilmesi, güvenlik birimlerinin kışlalarından çıkamaz duruma getirilmesi; sonra da çıkıp tek bayrak, tek millet, tek vatan, tek devlet nutukları atmak vatana ihanet değil de nedir? Bebek katili ile masa kurup, sonra da dönüp, “bunu söyleyen şerefsizdir” demek, vatana ihanetin bile ötesinde değil midir? Dolmabahçe Sarayı’nda imzalanan Sevr anlaşması vatana ihanetin resmi belgesi olmamış mıdır? “Ne istedilerse verdik” dediklerinizi, daha sonra “paralel” diye suçlarken, aslında vatana nasıl ihanet edildiğini de itiraf etmiş olmuyor musunuz? Bu ülkenin kahraman subaylarını, Genelkurmay Başkanını terör örgütü kurmak gibi bir suçla hapishanelere doldurmak, kozmik odalara girip, oradan alının belgeleri bir yerlere servis etmek gibi bir vatan ihaneti bu ülkede yaşanmadı mı? Süleyman Şah Türbesinin direğini ve sandukalarını gece yarısı tanklara yükleyip, mübarek naaşını ve yattığı toprağı bırakıp kaçmak, vatana ihanet dışında neyle izah edilebilir? Millet malını evlere doldurmak, ayakkabı kutularına istiflemek, sonra da bunları yapanlara sahip çıkmak vatana ihanet olmuyor mu? Anayasaya uymamak, ayaklar altına almak, kanunu, nizamı, töreyi, geleneği yok etmek vatana ihanet değilse, vatana ihanet nedir?

HANGİ BİRİNİ SAYALIM?
Sadece vatana ihanetle de kalmıyor. Milli değerler, İslami kurallar, vicdan, ahlak, hukuk da yerle bir ediliyor. Yolsuzlukları, rüşveti, yalanı, talanı, saltanatı, ihaneti izah edemeyenlerin, ellerine mübarek kitabımız Kuran-ı Kerim’i alarak meydanlara çıkması görülmüş, duyulmuş şey midir? Hükümetin bay-pas edilip, başbakanın yok sayılmasının demokrasi, hukuk, adalet, siyaset kavramları ile izahını yapabilen var mıdır? Hangi birini sayalım, hangisinden bahsedelim? Neresinden tutsak elimizde kalıyor, ne yana dönsek bir vahametle karşılaşıyoruz.

YANAŞMA VE BESLEMELERİN YAPTIĞI
Haram havuzlarının yanaşma ve besleme takımının yaptığına ne demeli? Ne yapacaklarını, hangi yalanı söyleyeceklerini, hangi iftirayı atacaklarını, hangi kumpası kuracaklarını şaşırmış durumdalar. MHP İstanbul Milletvekili Sayın Meral Akşener için yapılanlar, ahlaksızlığın, kepazeliğin, kahpeliğin, şerefsizliğin nerelere kadar ulaştığının hayret veren örneğidir. Durumdan vazife çıkarak sahiplerine yaranmaya çalışan beslemelerin ne kadar azgınlaşabileceğinin numunesidir. Belli ki, bu yaratıkların namus ve şeref gibi bir dertleri yok ve hiçbir zaman olmamış. Belli ki, bu mahlukların insanlıkla ilgileri bulunmadığı gibi, Allah’tan korkuları da yoktur.

İBRET ÖRNEKLERİ
Yine geldik aynı yere. Kurduğunuz, nemalandığınız bu karanlık düzenin devamı için feda edemeyeceğiniz hiçbir değerin bulunmaması, sizi kurtarmaya yetmeyecektir. Hiç kimse bir şey söylemese, hukuk, yargı, demokrasi görmezden gelse dahi, bu sicil ömür boyu yakanızı bırakmayacaktır. Hadi onu da aştınız diyelim, Rabbim’in şaşmaz adaletini nasıl aşacaksınız? AKP dönemi, Cumhuriyet tarihinin en kötü, en karanlık, en zorba, en hazin dönemi olarak okullarda okutulurken, sizlerin sicili de, “ibret örnekleri” diye gösterilecektir.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER