Asikurtlar©

Müttefik Almanya’dan , Müfteri Almanya’ya

Müttefik Almanya’dan , Müfteri Almanya’ya
04 Haziran 2016 - 0:02 'de eklendi ve 4064 kez görüntülendi.

Ülkeler arasındaki dostluklar, ittifaklar tarihi yönlendiren sonuçlar ortaya çıkarabiliyor.

Milletler arasında da derin gönül bağları oluşturabiliyor.

1000 yıla yakın bir zamandır Anadolu topraklarında egemen olan Türk Milleti’nin Hristiyan alemindeki en büyük müttefik ilişkiler kurduğu ülkelerden birisi de Almanya’dır.
Tarih boyunca Almanlar, Türklerle iyi ilişkiler kurmaya özen göstermiş, özellikle de 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı – Alman ittifakı tarihteki yerini almıştır.

***

Angela Merkel Hükümeti’nin sözde Ermeni Soykırımı’nı tanıması ve TÜRK milletini soykırımcı ilan etmesinin ardından Alman Hükümeti’ne karşı tepkiler çığ gibi büyürken, tarih sayfaları arasında Türk – Alman ilişkilerine dair küçük bir araştırma yapma ihtiyacı hissettim.

Bu araştırmam esnasında en çok dikkatimi çeken konu Almanya’da inşa edilen ilk cami oldu.

Bir yarışma programında “Almanya’da ilk cami ne zaman inşa edilmiştir?” diye bir soru sorulsa sanırım tüm yarışmacılar Türklerin Almanya’ya işçi olarak akın ettiği tarihleri cevap olarak verecektir.

Ben de öyle düşünürdüm işin doğrusu.

Fakat öyle değilmiş.

***

Almanya’da ilk cami yapımı 1776 yılında gerçekleşmiş.

Üstelik de bu camiyi Almanlar kendileri yapmışlar.

Caminin yapım amacı da oldukça ilginç.

Zamanın Alman yöneticileri Osmanlı İmparatorluğu’ndan gelecek olan elçi ve heyeti için böyle bir cami yaptırma kararı almışlar.
Ne kadar nazik bir düşünce değil mi?

Almanya’nın Baden Württemberg eyaletinin en büyük ikinci şehri olan Mannheim’in sınırları içindeki Schwetzingen kasabasında Bavyera Prensliği hükümdarı Kral Theodor (1724 – 1799) tarafından mimar Nicolas de Pigage’ye yaptırılan Saray’ın bahçesine bir de cami yaptırılıyor.

Bu cami Amerika’nın bölgeyi işgaline kadar Müslümanların hizmetine devam ediyor.

Amerikalılar işgal süresinde camiyi konser salonu olarak kullanıyorlar.

***

İşgal sonrasında Alman hükümeti camide konserler verilmesine izin vermiyor ancak cami olarak kullanılmasına da izin verilmiyor.

1970’li yıllarda sadece bayram namazlarının kılınmasına müsaade edilirken günümüzde Cuma namazlarında ibadete açılıyor.

Türk – İslam kültürüne tarih boyunca en samimi yakınlaşmayı gösteren ve kendi imkanlarıyla Avurapa’daki ilk camiyi inşa eden Almanlar ne oldu da bu büyük müttefiklikten, bugünkü müfteri konumuna geldi.

Bu sorunun cevabı ülkemizdeki 14 yıllık AKP iktidarının içinde gizlidir aslında.

***

AKP ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkemizdeki her olumsuzluğun ardında başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerini provakatör olarak göstermesi Müttefik Almanya’nın bugün Müfteri Almanya olmasına sebep olmuştur.

Belki de dünya genelinde ilk Cami’yi inşa eden Hristiyan ülke olarak tarihe geçen Almanya’yı müttefik olarak tutmak yerine tüm başarısızlıklarının sebebi olarak milletin önüne atmayı tercih eden AKP’nin bu siyaseti Almanya’yı da böyle bir stratejik karar almaya zorlamıştır.

Alınan soykırım kararında en az Alman hükümeti kadar AKP hükümeti de sorumludur.
***

Bugün bazı çevreler Merkel hükümetinin aldığı bu soykırım kararına mukabil olarak Yahudi Soykırım tasarısının TBMM’ye getirilmesini savunuyorlar.

Bir misilleme olabilir mi bu?

tarih boyunca Yahudi karşıtlığı yapan Müslüman bir Millet olarak bunu yapmak ne derece doğru olur?

Tarih boyunca Müslümanlara en büyük zulmü yapan Yahudiler lehinde bir kara imza atmak kendimizle çelişmek olmaz mı?

Bugün bile Müslüman Filistin halkına en büyük zulmü yapmaya devam eden Yahudileri, sırf Alman Merkel Hükümeti’ni madara etmek adına onure etmek zulüm gören Müslümanların canını acıtmaz mı?

***

Sonuç olarak yapılması gerekenleri yapmak için oldukça geç kalındı.

Bu karar AKP hükümetinin dış politikasının iflas kararıdır.

“Dünya Lideri” olarak iç siyaset yapıp dünya genelinde zerre saygı duyulmayan bir lider olmak bu olsa gerek.

Bugün alınan bu siyasi karardan ötürü Almanya’ya kin kusmak yerine ilk cami yapan Hristiyan ülke olan Almanya’yı bir an evvel yeniden müttefik haline getirmek en doğru davranış biçimi olacaktır.

Sonuçtan ziyade sebeplere bakıp, bu sebeplerin değiştirilmesi umulur ki; sonucu da değiştirebilir…

Selahattin Erdoğan

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER