Asikurtlar©

MUSUL OPERASYONU SURİYE KRİZİNİ NASIL ETKİLEYECEK?

MUSUL OPERASYONU SURİYE KRİZİNİ NASIL ETKİLEYECEK?
21 Ekim 2016 - 20:11 'de eklendi ve 3920 kez görüntülendi.

 

 

Musul’un IŞİD’ten temizlenmesine yönelik başlatılan operasyonun etkileri, sebepleri ve olası sonuçları değerlendirilmeye devam ediyor.
Şimdilerde gündemde olan genel konu ise operasyonun neden şimdi başladığı…
Zira Musul’a yönelik askeri kuşatmanın haline bakıldığında, operasyonun nihai amacı hakkında akıllara çok sayıda soru işareti geliyor ve Musul, IŞİD’ten kurtarıldıktan sonra yaşanacak gelişmelerin boyutunun tahmin edilenden çok daha geniş bir alana yayılabileceği görüşü ortaya çıkıyor.
Musul’a yönelik operasyon düzenleme konusu uzun süredir IŞİD’le mücadele eden koalisyonun gündemindeydi. Hatta bu amaç için daha önce birkaç kez girişimde de bulunulmuş, fakat arkası gelmemişti.
Ancak mevcut durumda estirilen hava daha başka, operasyonun kesin olarak başladığına ise şüphe yok, fakat ortaya çıkan tablo sadece Türkiye ve Irak hükümeti arasındaki gerginliği değil, ötesini de yansıtan bir durumu işaret ediyor.
Bu duruma sebep olan en önemli konu ise Musul kuşatmasının üç koldan sağlanması ve IŞİD’e, kuşatma altına alınan şehrin batı yakasından bir “kaçış rotasının” bırakılmış olması.
Ayrıca yakın zaman öncesinde Musul’un merkezine, yani IŞİD’in kontrol altında tuttuğu alanın içerisine bazı helikopterlerin indiği ve IŞİD mensubu -örgütün lider kadrolarından olduğu iddia edilen- bazı kişilerin bu helikopterler aracılığı ile Suriye’ye taşındığı yönünde iddialar da mevcut.
Bu zamana kadar IŞİD’e karşı ABD öncülüğünde düzenlenen tüm operasyonlara bakıldığında, IŞİD’li teröristlerin tuttuğu alanlardan çıkmaları, ele geçirilmeye çalışılan yerleşim birimlerinde “şehir içi savaşların” şiddetini düşürebilmek adına benzer tarzda “kaçış yollarının” bırakıldığını söylemek mümkündür.
***
Örneğin Menbiç’in ele geçirilmesine yönelik ABD desteğinde PKK-PYD tarafından düzenlenen saldırılarda da benzer olay görülmüş, IŞİD’li teröristlerin El Bab’a çekilmelerine müsaade edilmişti! Bu alana doğru çekilen IŞİD hedeflerine yönelikte herhangi bir müdahalede bulunmamıştı.
ABD’nin görüşüne göre bu durumun sebebi, IŞİD’li teröristlerin “kaçacak yer olmadığı” düşüncesine kapılmamasını sağlayarak, bir noktada çatışma dirençlerini kırmak amacını taşıyor. Genel stratejide ise IŞİD’in aşama aşama yani geriletilerek, daha çok Suriye ve Irak’taki ıssız çöllere hapsederek neticeye varma istediğini taşıyor.
Musul’da da şimdi benzer bir amacın güdüldüğünü görüyoruz.
Ancak Suriye’deki mevcut koşullar, Musul’da diğer bölgelere göre yoğun bir yığılması olan IŞİD’in, bu gücünü Suriye’ye kaydırması sonucunda pek çok sorunu da beraberinde getirebileceği ihtimalini işaret ediyor.
Akıllara gelen ilk konu, Dabık’ı ele geçirerek IŞİD’e çok büyük bir darbe vuran TSK’nın, ÖSO’ya verdiği destekle El Bab’a yönelmişken, IŞİD’in burayı Musul’dan çekilecek olan unsurlarıyla takviye etmesi Fırat Kalkanı Harekâtı açısından ciddi bir sorun teşkil edebileceğidir.
Diğer taraftan Rusya’nın da bu anlamda itiraz sessini yükseltmeye başladığı görülüyor. Konu ile ilgili Rusya adına ilk açıklamayı yapan Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov oldu ve “(Musul’daki) militanların Suriye’ye yönelmeleri halinde Rusya olarak askeri ve siyasi önlem alma konusunda kararlı olduğumuzu hatırlatırım” dedi.
Yani Rusya, IŞİD’lilerin Suriye’ye yönelmeleri durumunda askeri seçenekleri uygulamaya koyacağını hesap ettiğini duyurmuş oldu.
***
Lavrov’un ardındansa Rusya Genel Kurmay Başkanı Valery Gerasimov, IŞİD’e ait grupların Musul’dan Suriye’ye geçme riskine odaklandıklarını söyleyerek “Operasyona katılan koalisyon ortaklarının, IŞİD’in bölgede serbestçe dolaşmasının nelere mal olacağının farkında olduğunu umut ediyoruz. Teröristler bir ülkeden başka bir ülkeye sürülmemeli, bulundukları yerde imha edilmeli” çağrısında bulundu.
Kuşkusuz ki Rusya, yakın zaman öncesinde Deyr Ez Zor’da, ABD’nin “yanlışlıkla” Esad’a bağlı askerlerin hedef alınmasını ve hemen arkasından aynı bölgenin IŞİD tarafından saldırıya uğramasına dair kuşkularından sıyrılmış değildir.
Kaldı ki bu olay sonrasında Suriye’deki askeri gücünü artırmış, Hmeymim’deki askeri üssüne ilave savaş uçakları göndererek, Suriye hava sahasını tümüyle kontrol altına almaya yönelik olarak ilave hava savunma sistemleri de konuşlandırmıştı.
Şimdiki durumda IŞİD’in, Musul’daki gücünü Suriye’ye kaydırmasını açık ki Rusya endişeyle takip ediyor.
Bununla beraber şayet IŞİD, Musul’dan Suriye’ye doğru çekilmeye başlarsa Rusların bu unsurları yol güzergahında hedef alması sonucu da ortaya çıkabilir.
Türkiye de bu koşullara karşı hazırlıklı olmalı, gerekli tedbirleri şimdiden almaya yönelik çalışmalarını yapmalıdır.
Şuan için Musul ve çevresinin Türkiye açısından sorun yaratabileceği konuları dikkate alıyoruz ancak sonrası için ortaya çıkabilecek farklı tehditlerle yüzleşmek durumunda kalabileceğimiz göz ardı edilmemelidir.
ÖSO’yu destekleyen askeri birliklerimiz El Bab’a 20 kilometreden daha az bir mesafeye kadar yaklaşmışken ve El Bab’ı IŞİD’ten temizleme hedefi büyük ölçüde gerçekleşmek üzereyken, Türkiye’nin hamlesini boşa çıkarmak isteyen “koridor hesaplarının” Musul’dan başlayarak farklı koşulları ortaya çıkarmak istediğini hesaba katarak önleyici tedbirleri şimdiden hazırlamak durumundayız.
Öyle görünüyor ki Musul’a yönelik yaklaşım sadece Irak’ın kuzeyini esas alan bir perspektifle değil, aksine güney sınırımızın ötesinde kalan tüm saha denklemini dikkate alan bir yaklaşımla ele alınmalıdır.

İsmail Özdemir

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER