Asikurtlar©

Mursi Gibi Geldiler, Sisi Gibi Oldular

Mursi Gibi Geldiler, Sisi Gibi Oldular
19 Mayıs 2015 - 11:29 'de eklendi ve 4259 kez görüntülendi.

Seçimlere iki haftadan biraz fazla zaman var. Kesinleşen tek şey, sandıklarda büyük hile olmadıkça AKP’nin iktidarı kaybedeceğidir. Bu kesin gerçeği, herkesten önce AKP’yi yönetenler görüyor ve biliyor. Ancak, iktidarı kaybetmemek için akla gelebilecek her yolu deniyorlar ve deneyeceklerdir.

 

 HER ŞEYİ YAPARLAR

Meydanlardan ve milletten umduğunu bulamayan, yapılan bütün kamuoyu yoklamalarında kaybettiklerini gören iktidar sahiplerinin, mağduru oynayabilmek, milletin zihnini bulandırabilmek, dikkatleri başka yerle çekebilmek için yeni istismar tiyatroları hazırladıklarını ve sahneye sürdüklerini ibretle izliyoruz. Bunun yanında, milletin birliği, devletin varlığı üzerinden çok tehlikeli gelişmeler yaşanabileceğini Ağrı’da gördük. Bazı HDP binalarını yapılan saldırılar, bunun bir başka versiyonudur. Her an Suriye ile bir savaşın içinde kendimizi bulmamız, ayrı bir ihtimaldir. Diğer taraftan gazetelerde sandıklarda yapılacak hileler için şimdiden hazırlıklara başlandığı ve ekipler kurulduğuyla ilgili çok ciddi haberler yer alıyor.

 

KAMUOYU YOKLAMALARI

Yeri gelmişken, dikkatimizi çeken bir hususu dile getirelim. Neredeyse her gün sonuç yayınlayan yanaşma kamuoyu şirketleri, uzun süredir sessizler. Sesini çıkaranlar da AKP’nin hızla eridiğini söylüyor ki, diğerlerinin suskunluğunun sebebi de budur. Araştırmalarının sonucunu ortaya koyup, AKP’nin kaybettiğini söylemeye korkuyorlar. Yalan sonuçlar yayınlayıp AKP’yi şişirmeleri durumunda da seçim sonrasında düşecekleri durumu görüyorlar. Çaresiz biçimde kıvranıp, çözümü sessiz kalmakta buluyorlar. Seçimlere günler kala, iktidar tarafından yemlenmeleri veya tehdit edilmeleri ve milleti aldatmak, zihinleri bulandırmak için son bir operasyon yapmaları kuvvetle muhtemeldir.

 

 İBRETLİK DURUMLAR

Biz yine seçim meydanlarına dönelim. Akıl, vicdan ve izan sahibi herkes MHP’nin mitinglerinin, diğer partilerin çok önünde olduğunu, büyük kalabalıklar topladığını, coşku ve heyecanın zirveye çıktığını görüyor ve söylüyor. Bu durum AKP cenahındaki korkuyu ve talaşı daha da arttırıyor. Kendilerini kaybediyorlar. Cumhurbaşkanının bütün kuralları, Anayasayı ve yeminini yerle bir etmesi; başbakanın 1960 ihtilalinin hesabını, o zaman henüz siyaset sahnesinde olmayan MHP’den soracak kadar kendinden geçmesi, siyaset tarihinin asla unutmayacağı ibretlik durumlardır. Her ne kadar sayın Bahçeli’den gereken cevabı alıyor alsalar da, bu hazin tabloya asıl cevabı Türk milleti vermelidir ve verecektir.

 

 TESPİT

Bir defa daha tekrarlayalım: AKP’nin iktidarı elinde tutmak için feda edemeyeceği hiç, ama hiçbir şey yoktur. Bunu bir yorum olarak söylemiyoruz. Delillere dayalı bir tespit yapıyoruz.Anayasadan Türk’ü çıkarıp, Türk olmayı ırkçılık olarak değerlendirenlerin, şimdi nasıl milliyetçi kesildiklerini bütün dünya görüyor. PKK ile ortaklığı inkar edip, terör ve bölücülükten bahsetmeleri ayrı bir duruma göre vaziyet alma ustalığıdır. Her yerde bir kılığa bürünmek ve bunu da övünerek anlatmak AKP’nin siciline uysa da, mübarek kitabımız Kur’an’ı seçim meydanlarında sallamak her halde akıl, izan, vicdan ve iman sahibi hiç kimsenin kabul edemeyeceği ve hoş göremeyeceği bir vahamettir.

 

DARBE VE İDAM MASALLARI

Çaresiz biçimde çırpınırken, neleri akıllarına getirip, hangi oyunları sahnelediklerini, teker teker anlatacak olsak, ne yerimiz, ne zamanımız yeter. Darbe masalları kimsenin dikkatinden kaçmamıştır. Bizzat darbe ürünü olduklarını unutup, Kenan Evren üzerinden kahramanlığa soyunmaları, ortaya kahkahalarla gülünecek sonuçlar çıkarmıştır. Mağduru oynamak, mazlum görünmek, istismarın her çeşidine yol vermek, daha önceki seçimlerde işlerini çok kolaylaştırmıştı. Müflis tüccar misali yine eski defterleri karıştırıyorlar, ama bu ellerinde malzeme kalmadı. Beklediler ki, birisi çıksın darbeden, idamdan bahsetsin, alıp meydanlarda kullansın ve istismar etsinler. Kimse bu oyuna gelmeyince kendileri söyledi, sora da döndü kendi söylediklerine kendileri inandılar. Mısır’daki gelişmeleri de arasına katıp bir darbe, idam ve şehit tiyatrosu sahneye koydular. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinden başka kimsenin duymadığı, duyanın da ne acıdır ki ciddiye almadığı çıkışlar yaparak Sisi’ye ayar verip kahramanlığı soyunurken, Kiziroğlu Ahmet bey, işi çok daha ileri götürdü: Bir an bile tereddüt etmez, Hz. Azsrail’e “Ve aleykümselam” derlermiş.

 

 BU SİCİLLE Mİ?

Tiyatronun güzelliğine bakar mısınız? Bu sözler iyi de, ne parti olarak AKP’nin, ne de şahıs olarak yönetenlerin siciline uymuyor. Millet de, Allah’da şahittir ki, darbenin astıkları ülkücü ve milliyetçiler oldu, besledikleri de sizler oldunuz. Bu tiyatro ile kimi kandırabileceğinizi zannediyorsunuz? Eğer bir darbe arıyorsanız, dönün 13 yıllık sicilinize bakın. Demokrasinin, hukukun, basın özgürlüğünün durumu her şeyi net biçimde ortaya koymuyor mu? Bu alanlarda dünya sıralamasının en son basamaklarında daha önce darbe dönemlerinde yer almıştık. Şimdi de AKP sayesinde aynı yerlerde geziyoruz. Kendi ürettiğiniz idam masalları üzerinden önce mağduru oynayıp, sonra da dönüp “kefen ve şehitlik” edebiyatı yaparak, kahramanlığa soyunmak, bu sicilinizin neresine sağıyor? Milletin aklıyla alay etmenin de bir sınırı olmalı.

 

 YOK BİRBİRLERİNDEN FARKLARI

Söyleyecek çok şey var. Biz sayın Bahçeli’nin Niğde mitingindeki tespiti ile bitirelim:  ”Şimdi gündem Mursi ve beraber yargılandığı 100’den fazla kişiye verilen idam cezasıdır. Elbette Sisi yönetiminin bu kararı ilkellik ve insafsızlıktır. Mısır’da adalet yoktur. Peki, Türkiye’de adalet var mıdır? Sisi’yi eleştiren ve sandığın cezalandırıldığını söyleyen Erdoğan, adaleti hangi cüretle ağzına alabilmektedir? Ha Sisi, ha Erdoğan, bunlar arasında esasta hiçbir fark yoktur.”

ORHAN KARATAŞ

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER