SON DAKİKA

Vicdanı Paspas Olanlar

Gündem Yazıları

“NERDEEEEEEN NEREYE!..”

Gündem Yazıları

Muhteşem Akp

Bu haber 29 Kasım 2012 - 13:53 'de eklendi ve 20 kez görüntülendi.

Mustafa Ertekin
Başbakan Erdoğan’ın “Muhteşem Yüzyıl” dizisinin “muhteşem Süleyman’ına” Kütahya’dan yaptığı “muhteşem çıkış” aslında “Muhteşem AKP’nin” yansıması değil mi?

Erdoğan’ın Muhteşem “zılgıtını” anlamak için Muhteşem Süleyman profiline, iktidarının özeti nedir öncelikle bu kesite bakmak lazımdır.

Muhteşem Yüzyılın konusu Muhteşem Osmanlı’nın, cihan devleti konumuna gelmesini sağlayan sultan Süleyman dönemidir…

Kanuni döneminde “cihan mülkünün maliki ve zamanın Süleyman’ı” unvanlarını hak edecek parlak bir saltanata kavuşmuştu.

Onun padişahlık döneminde Osmanlı dünyanın “süper gücü” haline geldi ve “Osmanlı adaletini” kâinata kabul ettirdi.

O dönemde yapılan siyasal ve yargı reformları sayesinde Osmanlı devlet otoritesi “Adalet dağıtan bir cihan imparatorluğu” olarak dünyada kabul görmüştü. Bu muhteşem gücü ispatlayan ciddi tarihi belgeler vardır.

Mesela, 1525’de Şarlken’e esir Düşen Fransa kralı Fransuva’nın yazdığı mektuba Muhteşem Süleymanı’ın verdiği cevabı mektup aslında Süleyman dönemindeki Dünya’daki Osmanlı hâkimiyetini anlamak için önemli bir belgedir.

Mektuptan bir kesite bakmak bu gücü anlamaya yetmektedir,”Ben ki, sultanlar sultanı, kralların kralı, ülkelerin hükümdarlarına taç giydiren, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Karadeniz’in ve Akdeniz’in, Rumeli’nin ve Anadolu’nun, Dulkadir, Diyarbekir, Azerbaycan, Acem, Şam, Halep, Mısır, Mekke, Medine, Kudüs eyaletlerinin, Arabistan ve Yemen’in bütün bölgelerinin hâkimi; şanlı ve yüce atalarımın muzaffer kudretleri sayesinde alevlenen kılıcıma emanet ettikleri birçok eyalet ve ülke sahibi; nihayet Sultan II. Bayezid oğlu Sultan Selim Han oğlu Şah Sultan Süleyman Han’ım” Sözleri belki de Sultan Süleyman’ın Muhteşem Ünvanına erişmesindeki en ciddi başlangıçtır.

Sultan Süleyman’ın kudretini anlamak için 1538’de Bender Kalesi üzerine yazdırdığı kitabeyi de okumak lazım.

O dönemde, “Ben Allah’ın kuluyum ve bu cihan mülkünde sultanım, Allah’ın lütfüyle Muhammed ümmetinin başındayım. Allah’ın üstünlüğü ve Muhammed’in (sav) mucizeleri bana yoldaştır. Ben Mekke ve Medine’de adına hutbe okutan Süleyman’ım: Avrupa denizlerinde, Magrib’te ve Hind’de donanmalar yürüten ben, Bağdat’a Şah, Bizans ülkelerine Kayser ve Mısır’a sultanım…” sözleri Sultan Süleyman’ın üstün halini ve o dönemdeki kudretini anlamak için önemli bir kesittir.

Sultan Süleyman Dönemi dünyada o kadar kudrete erişti ki neredeyse dünyanın geri kalan bütün devletlerinin güçlerinin toplamı, Osmanlı Devleti’ninkinden daha aşağıda kalıyordu.

Osmanlının siyasi, askeri, kültürel ve mali gelişmişlik hep onun döneminde gerçekleşmiştir. Fatih zamanında başlayan Yükselme Dönemi onun zamanındaki Osmanlı Rönesans’ı muhteşem başarıya ulaşmıştır.

Evet bu kısa kesitler bile muhteşem süleymanın Osmanlıya Muhteşem bir yüzyıl yaşattığını göstermektedir.

O halde TV de Seyrettiğimiz Muhteşem Yüzyıl dizisinin bu ihtişamı neden yaşatmadığı tartışılmaktadır. Bazı Tarihçiler Süleyman’ın kitabelerinden, adaletinden, kudretinden övgüyle Bahsederken, Bazı tarihçilerinin HAREM gerçeğini gündeme açık seçik taşıması tartışılmaktadır.

Meselenin ilginç yanı Harem’in varlığı ve muhteşem kadınların bu haremde yaşadığı asla tartışma konusu değil, mesele Harem’in öne çıkarılması gibi gözükmektedir.

Dizide işlenen konuların önceliği ve zaman kesitleri elbette tartışılabilir.

Tartışmaların Boyutu sadece sanat eleştirmenleri ve Tarihçilerle sınırlı değil.

Sabah Erken kalkan diziyi Hürrem sultanı eleştirme hakkını kendinde bulabilmektedir.

Bu yapımım Sultan süleymanın hayatı olmadı ticari amaçlarla yazılmış bir kesitin beyaz perdeye yansıması olarak değerlendirmek daha doğrudur. Bu dizi bir osmanlı belgeseli değil ki! Bu dizi osmanlıyı anlatmıyor, osmanlının kırıntısından rant çıkarıyor.

Eleştiri trafiğine kakalım; Bülent Arınç ile Başlayan Eleştiri trafiği bu kez klasman değiştirip Başbakan Erdoğan’ın “Biz öyle bir Sultan Süleyman tanımadık. Onun ömrünün 30 yılı at sırtında geçti. Sarayda, o gördüğünüz dizideki gibi geçmedi.” Sözleriyle başka bir boyut kazanmıştır.

Başbakan’ın “O dizilerin yönetmenlerini de o televizyonun sahiplerini de milletimizin huzurunda kınıyorum. Ve bu konuda ilgilileri uyarmamıza rağmen yargının da gerekli kararı vermesini bekliyorum.” Çıkışı “muhteşem tartışma” başlatmıştır.

Başbakan Erdoğan’ın bu sözleri eleştiriden çok “gereğini yapın” talimatı olmuştur.

Bu dizi aylardır izlenirken, eminim ki RÜTÜK üyeleri de kaçırmadan izliyordur. Bu meseleyi siyasal platformda şal olarak kullanmak şık durmuyor. Muhteşem yüzyılı yargıda tartışmak tarihi yargılamak olacağını da düşünmek lazım. Oysa tarih mahkemelerde değil vicdanlarda yargılanan bir kavramdır!

Zaten kimse Osmanlı dönemin Muhteşem Süleyman’nın kudretini filan tartışmıyor, her ne hikmetse Herkes “haremi” (hürremi) konuşmayı daha önemli görüyor.

Peki, Osmanlıda Harem yok mu? Var…

Haremde muhteşem kadınlar yok mu? Var…

Hürrem sultan yok mu? Var…

Peki, Süleyman’ın hali normal mi? Normal…

O halde ihtişamlı padişahın İhtişamlı haremin olması neden garip gelmektedir?

Mesele dizinin sanatsal yönünün tartışılması olması gerekirken, bu tartışmaları da sanat eleştirmenleri ile tarihçilerin yapması gerekirken siyasetçilerin sanatçılara “had bildirmeye” kalkması ne anlama gelmektedir?

Garip olan şu; bir tarafta Sanatı sanatçıyı yorumlayan eleştirmenler dizideki oyunculara ödül verirken, diğer tarafta Başbakan Erdoğan’ın Televizyon sahiplerine ve Yargıya adeta “gereğini yapın” çağrısı Demokratik bir ülkede ciddi bir çelişkidir.

Bu öfke nedir? Acaba ileri demokrasi yerini “muhteşem demokrasiye” mi bırakmaktadır.

Yargıya iş buyurmak Anayasal bir suçken siyasilerin gücünü gösterme yanlışına düşmesi Belki de ileride AKP dönemini konu alan “Muhteşem AKP” dizisi için iyi bir senaryo olabilir!..

Sanatın ve sanatçının özgürlüğü bu iki cümlelik eleştiride iki ölümcül darbe yemiştir.

“Muhteşem Yüzyıl” dizisini şimdi 21’inci Yüzyıl Türkiyesi’nde Viyana bozgununa benzer bir son mu bekliyor?

Başbakan’ın elinden bir şey kurtulmuyor. Katli vacip ise kanalın sahibine, olmazsa yargıya hallettiriyor.

Yargıya müdahale anayasal bir suçtur.

Başbakan’ın gücünü her vesile ile ispatlama tutkusu hiçbir engel tanımıyor. 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.