SON DAKİKA

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

MUHTARLIĞA MI TALİBİZ, BEKÇİLİĞE Mİ?

Bu haber 22 Nisan 2010 - 7:46 'de eklendi ve 17 kez görüntülendi.

Bir mahalle, mahallede de bir delikanlı düşünün. Delikanlı, duruşuyla, tavırlarıyla mahallelinin güvenini kazanmıştır. Adaletli, hızlı ve kesin çözümleriyle herkes tarafından Emin, sözü, özü bir otoritedir.
Mahalleli, başı her derde girdiğinde delikanlıdan yardım ister. Her şeyini bu delikanlıya emanet edecek kadar inanır, güvenir. Fakat küçük bir sorun vardır. Her şeyini delikanlıya güvenebilen mahalleli, iş kızını bu delikanlıya vermeye gelince, İyi, adaletli, imanlı, tertemiz bir insan, lakin düşmanı çok.
Yarın öbür gün kim vurduya gidebilir. Kızımızın başını yakmayalım. der. Ben ülkücüleri, mahallenin delikanlısına benzetiyorum.

Sayın Site yönetimi, www.kutluseslenis.com sitesinde zaman zaman yazılarım yayınlanmaktadır. Sitenizi beğenerek izliyorum. Gördüğüm kadarıyla siteniz, hem yazarlar bakımından hem de okuyucu kitlesi bakımından oldukça seviyeli. Hareket içerisinde seviyeli bir tartışma açmak amacıyla bir yazımı size yolluyorum. Bu tartışmanın açılma yerinin de bu site olduğunu düşünmekteyim. O sebeple bu yazıyı size yolluyorum. Yayınlamaya değer bulursanız memnun olurum. TTKvY…

 
 
 
 
 
 

MUHTARLIĞA MI TALİBİZ, BEKÇİLİĞE Mİ?

 
 
 

Bu yazı, Ülkücü Hareket in yaşadığı birtakım iç meseleleri yüksek sesle dillendirip bir çözüme yönelik bir tartışma başlatmak amacıyla yazılmıştır. Mesela bana göre Hareketin yarısı başkan, öteki yarısı reis.” Hareket bence nefer sıkıntısı yaşamakta. Suat Başaran ın bir yazısının altına yapılan yorum, benim öteden beri dillendirdiğim bir konu.

 
 
 

Yorumda özetle, ülkücülerin Mahallenin delikanlısı, fahriye ablası olmaktan öte geçemediği yazılmış. Konuyu daha ilmi yönden ele alıp şöyle bir teşbihte bulunuyorum ben.

 
 

Bir mahalle, mahallede de bir delikanlı düşünün. Delikanlı, duruşuyla, tavırlarıyla mahallelinin güvenini kazanmıştır. Adaletli, hızlı ve kesin çözümleriyle herkes tarafından Emin, sözü, özü bir otoritedir.

 
 
 
 

Mahalleli, başı her derde girdiğinde delikanlıdan yardım ister. Her şeyini bu delikanlıya emanet edecek kadar inanır, güvenir. Fakat küçük bir sorun vardır. Her şeyini delikanlıya güvenebilen mahalleli, iş kızını bu delikanlıya vermeye gelince, İyi, adaletli, imanlı, tertemiz bir insan, lakin düşmanı çok. Yarın öbür gün kim vurduya gidebilir. Kızımızın başını yakmayalım. der.

 
 

Ben ülkücüleri, mahallenin delikanlısına benzetiyorum. Başı derde girdiğinde alakalı alakasız herkesin Nerede bu ülkücüler çığlığı atması da, mahallelinin bu anlayışının bir tezahürüdür diye düşünmekteyim.

 
 
 
 

Hatta güzide halkımızın iktidarı başkalarına teslim edip, hesabı MHP den sormaya kalkışmasının da, ülkücüleri mahallenin kabadayısı görmelerinin bir sonucudur.

 
 
 
 

Bakın 8 sene oldu AKP iktidarda, hala bütün hesaplar MHP den sorulmakta, yanlış mıyım? Bu anlayışta galiba biz ülkücülerin de büyük kabahati var.

 
 
 

Biz yıllardır mahallenin bekçiliğini bir görev addedip ötesini hiç düşünmedik. Halbuki, mahallenin bekçiliğine değil muhtarlığına talip bir hareketiz aslında.

 
 
 

Muhtarlığı hedeflemeyip bekçiliğe rıza gösterince de, boynumuza sırayla ANAP, DYP, AKP düdük asıyor, biz de onların düdüğünü çalıp duruyoruz yıllardır.

 
 
 

Üstelik de onların istediği makamda. Bu cins ülkücüler boyunlarına asılan düdüğü öyle sahipleniyorlar ki, gittikleri yerde memleketi bölmeye yönelik hareketleri sonuna kadar desteklemeleri bile onların ülkücülüklerine zeval vermiyor. Dikkat ederseniz, açılım maharetiyle bölücülüğün meşrulaştırılmasını en çok bu cins ülkücüler destekliyor. Neyse, konuyu dağıtmadan çuvaldızı hala ülkücüyüm diyen herkese batırarak meramıma noktayı koyayım.

 
 
 

Mahalleli, her şeyini bize güvenmesine rağmen, iş kızını vermeye gelince yan çiziyor dedik. Birbirimizi ha bire didikleyip duracağımıza biraz da bu konu üzerinde kafa yorsak, nasıl olur? Yoksa bizim memleket yönetmek gibi bir iddiamız, amacımız yok mu? Ülkücüler, hep başkalarını iktidar etmekte çok usta, ama kendilerini iktidar etmekten bu kadar mı aciz?

 
 
 
 

Konu hakkında ilmi manada tartışmak, iyi niyetli herkese açıktır. Fikri manada tartışıp bir çözüme ulaşmanın yolu, şahsi hizmetlerden ziyade, fikri hizmetleri öne çıkartmaktan geçer diye düşünüyorum.

 
 
 

O yüzden tartışmada, kimin ne kadar yattığı gibi statü kazanmaya matuf hal ve hareketler yasaktır. Ayrıca tartışma sadece aile içine açık olup hidayete erenlere ve Akkurtlara kapalıdır. Soru şu; Mahalleli her şeyini mahallenin delikanlısına güvenmesine rağmen, kızını vermekten neden imtina ediyor? Neden bizim iyi bir aile babası olamayacağımızı düşünüyorlar?

 
 
Suleyman Celik{jcomments on}

Suleyman Celiksbs@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.