SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Muhataplarının İmralı olduğu belgelendi

Bu haber 19 Kasım 2012 - 10:13 'de eklendi ve 44 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAS

Türkiye’nin son bir hafta içinde neyi konuştuğunu, nelerle meşgul olduğunu satır başlarıyla hatırlayalım: BOP’a saplanmanın hazin sonucu olarak Suriye’deki çatışmaların sınırımıza dayanması, topraklarımıza bomba yağması ve Ceylanpınar’ın boşaltılması. Suriye’de tutuklu bulunan gazeteci Cüneyt Ünal’ın 90 gün sonra serbest bırakılması ve Türkiye’ye dönüşü.

Sicili ve bugünü ortada olan bir siyasi partinin idam cezasının kaldırılmasından bahsetme pişkinliği. Doğalgaz’a, elektriğe, petrole ve dolayısı ile iğneden ipliğe kadar herşeye yeni zam endişesi. İsrail’in Gazze saldırısı ve boynunda Yahudi’den aldığı üstün cesaret madalyası bulunanların Filistin kahramanlığına soyunması. Terör saldırıları ve Şemdinli’den gelen 5 vatan evladının şehit olduğu haberi. (Ne acıdır ki şehit sayısı daha da artabilir.) Oslo ve Habur rezaletlerinden sonra sözde açlık grevleri üzerinden bölücü hainlerle yürütülen pazarlıklar ve bu pazarlıkların İmralı canisi tarafından açık ve aleni teyidi anlamına gelen son açıklama.

DAHA NE OLMASI GEREKİYOR?

Bütün bunlar başka hiçbir işarete, hiçbir yoruma gerek kalmadan ülkenin nasıl yönetildiğini, daha doğrusu nasıl yönetilemediğini anlamak için fazlasıyla yeterli değil midir? Gündemi bunlar olan bir ülkede istikrardan, başarıdan, huzurdan, gelecekten bahsedilebilir mi? Bu başlıkların hangisinde bu milletin ümitlenmesi için bir işaret var? Bu tablonun tamamı 10 yıllık AKP iktidarın eseri değil midir? Sebep olanların hala çıkıp ahkam kesmesi, övünmesi ve itibar nutukları atması bu milletin aklıyla alay etmek değilse nedir? Daha ne olması, hangi acıların, hangi kayıpların yaşanması gerekiyor?

VARLIK-YOKLUK NOKTASINDAYIZ

Bu gelişmelerin her biri, demokrasinin ve hukukun işlediği, gerçeğin, ahlakın ve aklın hakim olduğu bir dönemde, bırakın hükümetin istifasını, sebep olanları siyaset sahnesinden silmeye fazlasıyla yeterlidir. Türkiye artık varlık-yokluk noktasına sürüklenmiştir. Bu bir iddia değildir. Şahit olduklarımızın ortaya koyduğu çok acı gerçeklerdir. 2011 seçimleri öncesinde AKP’nin tekrar iktidarda kalabilmesi için PKK ve yandaşlarının olağanüstü gayretinin sebebi bir defa daha belgelenmiştir. Sözüm ona açlık grevleri ve buna bağlı gelişmeler, PKK-BDP ve AKP arasında yıllardır sürdürülen derin ve kesintisiz işbirliğini bir defa daha ve en küçük bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde gözler önüne sermiştir.

PASLAŞMA VE İŞBİRLİĞİ

Gözyaşları içinde yaptığı açıklamalarla PKK’nın gönüllü elçiliğine soyunan bay Bülent Arınç bir gün önce çıkıyor ve “açlık grevlerinin her an bittiğini duyacak noktadayız.” Diyor. Bir gün sonra İmralı canisinin kardeşi yanına gidiyor ve beklenen açıklama geliyor. Paslaşma ve işbirliği başka türlü nasıl olur? Alın size en küçük bir endişeye yer bırakmayacak kadar net ve kesin olan yeni bir örnek daha. İmralı talimat veriyor, PKK zemin hazırlıyor, BDP dillendiriyor, AKP yapıyor.

İMRALI’NIN MEMNUNİYETİ

Hala anlamayan, hala inanmayan varsa biraz daha ayrıntı verelim. İmralı canisi açlık grevlerinin sona erdirilmesi çağırısında ne diyor? “Bu eylem yerini bulmuş ve amacına ulaşmıştır. Hiçbir tereddütte kalmadan, bir an önce açlık grevine son versinler. Buradan açlık grevindeki herkese özellikle birinci ve ikinci gruptakilere tek tek selamlarımı söylüyorum.” Açlık grevi yapma gerekçesi, Kürtçe savunma hakkı verilmesi, İmralı canisinin tecridinin kaldırılması ve ininden çıkarılmasının önünün açılması değil miydi? Amaca ulaştığına göre bu taleplerin karşılanacağı sözünün verildiği kendiliğinden ortaya çıkıyor. Zaten bay Arınç’ın henüz İmralı canisi ile kardeşi arasında temas kurulmadan önce yaptığı açıklama pazarlık yapıldığını, söz verildiğini kesin olarak belgeliyor.

NE İSTEDİLERSE ALDILAR

AKP’nin yaptıkları İmralı canisinden ve PKK’dan gelen taleplerle birebir örtüşüyor. Bu güne ne kadar ne istedilerse, mutlaka aldılar. İmralı canisi ile muhatap olunmasını istediler, AKP orayı parti genel merkezine çevirdi. Demokratik özerklik istediler, AKP gereğini yaptı ve bununla ilgili düzenlemeyi meclisten geçirdi. Kürtçe eğitim istediler, AKP şimdilik seçmeli ders olarak getirdi. Kürtçe savunma istediler, tasarı şu an mecliste görüşüyor. Bütün bunlar İmralı canisiyle ilgili taleplerin de karşılanacağının, yani bebek katilinin bir süre sonra ev hapsine çıkarılıp, sonra da serbest bırakılacağının kanıtıdır. Aralarında ki iş birliği ile yarın PKK ve yandaşları yine bir bahane ile zemin oluştururlar, AKP bunun üzerinden bu talebi de millete hazmettirir, sonra da caniyi mecliste görürüz.

RESMİ ARAÇTAN İMRALI ANONSU

Birbirlerini nasıl tamamladıklarının, devleti nasıl dönüştürdüklerinin ve ihaneti nasıl hazmettirip yerleştirdiklerinin çok acı ve çok çarpıcı bir başka örneğine daha Türk milletinin dikkatini çekmek istiyorum: Diyarbakır’da polis araçlarından Kürtçe anonslar yapılıyor. Bu da yetmiyor, İmralı canisinin duyuruları resmi araçlardan anons ediliyor. Hani şu dağdaki eşkıyaya ağlamayanı insan olmamakla suçlayan polis müdürünün başında bulunduğu biriminden bahsediyoruz. AKP’nin olduğu yerde hiçbir kayıp, hiçbir ihanet, hiçbir teslimiyet artık bizi şaşırtmıyor.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.