SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Miras

KÖŞE YAZILARI

Talihsiz Tarihsizlik

KÖŞE YAZILARI

Montajcılara Göre Dinleyen Almanya Olunca Büyük Devlet Oluyor

Bu haber 04 Eylül 2014 - 11:11 'de eklendi ve 30 kez görüntülendi.

Fikri Atılbaz

Başbakan Davutoğlu’nun ilk açıklamaları insanı biraz olsun rahatlatmıştı. Şöyle demişti; “Hırsızlık yapanın elini kırarız” Bu cümle Türk milletinin hakkını savunacak, yetim hakkı yiyenleri, ihaleye fesat karıştıranları, vurguncuları, milletin amk diyenleri, çalanlarla işbirliği yapanları, rüşvet yiyenleri cezalandıracak dedik. Düşündük, kendi partisinden olaylara karışanları kanunlar çerçevesinde cezalandırabilir mi? Maalesef kendimize sorduğumuz sorunun cevabı olumsuz oldu. 17-25 Aralık yolsuzluk iddialarının üstü örtüldü, bu tarihteki operasyonlar sıfırlandı. Yaşanmamış oldu.

Bu dönemde sıkça ortaya atılan, söylenen, koruma kılıfı yapılan “montaj” kelimesi oldu. Kahramanlar belli, konuşmaları ortada olunca, -hayır bu konuşmalar bu insanlara ait değil diyemediler. Eee onun yerine bu sesler doğru; ama çeşitli konuşmalarından kesilmiş, bir araya getirilmiş sesler dediler. Ancak bunun için de önceden bir kurgu olması gerekirdi. Ne hikmetse bu dinlenen yüzlerce kişi arasından tanınmayanlar nerelerde izlenmişler, konuşmaları nerelerde takip edilmiş ve konuya uygun cümleleri bulunmuş ve bir araya getirilmiş? Nedense bu soruyu hiç düşünmeden montaj dediler. Sinema’da derseniz montaj olur da, gerçek hayatta ne mümkün?

***

Her ne kadar TÜBİTAK bu konuşmalara utanmadan “montajdır” raporu verse de, böyle bir şeyin mümkün olmadığı da ortaya çıktı. Yani birileri bir kurgu yaptı, yüzlerce insanı takibe aldı ve onların konuşmalarını kırptı kırptı birleştirdi yolsuzluk senaryosu ortaya çıkardı. Amaçlarının da AKP hükümetine sivil darbe olarak, yargı darbesi olduğu zamanın Başbakanı tarafından açıklandı.

Karşı gazetesinin haberine göre, 17Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ilgili gözaltına alınan polislerin ifadelerini alacak polisler, verdikleri CD’deki iddialar dahilinde ifadelerini hazırlamalarını istemiş. CD’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait olan 300’den fazla telefon görüşmesi “Yasama Dokunulmazlığı” başlıklı klasörde toplanmış. Klasörde yer alan bu görüşmelerin hiçbirinde bizzat Erdoğan’ın “Hedef kişi” olarak dilenmediği dikkat çekerken, Erdoğan’ın TİB kayıtlarına geçen konuşmaları, danışmanları ya da “17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet” soruşturması kapsamında “Hedef Kişi” olarak dinlenilen şahıslar aracılığıyla gerçekleşti belirtilmiş.

***

Demek ki neymiş bu konuşmalar montaj falan değil, tamamen gerçekmiş. Ancak bu konuşmalar kayda alınırken direkt olarak o dönemin Başbakanı Erdoğan “Hedef Kişi” seçilip dinlenmemiş, asıl hedef kişi olarak dinlenenlerin konuşmalarına dahil olunca dinlemeye takılmış. Yani konuşmalar tamamen gerçekmiş. Sizi gidi sizi montajcılar bakalım şimdi ne diyeceksiniz?

Dinlenme konusunda çifte standart uygulayanlar işlerine gelmeyene montaj, Almanya’nın dinleme hadisesine de -Olur böyle vakalar deyip geçiştiriyorlar. Cemaat tarafından dinlendiklerini iddia edip, cemaate haşhaşi, örgüt, inlerine gireceğiz, paralel diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya’nın Türkiye’yi dinlemesi konusunda istihbaratı güçlü devletler bunu hep yapıyor diyor. Anladık bu söylemiyle Almanya’nın büyük, güçlü bir devlet olduğunu itiraf etmiş oluyor. Peki, farklı Ülker konumuna soktuğu Türkiye, bu durumda ne oluyor? Güçsüz devlet mi, kendinden bi haber devlet mi, küçük devlet mi, acz içinde devlet mi? Evet bu durumda Türkiye’yi nereye kopyacağız?

Yoksa uyuyan istihbarata sahip devlet mi? diyeceğiz. İstihbarat son dönem Suriye ve başka komşu ülkelerin işlerine o kadar çok karıştı ki, Türkiye’yi unuttu. Eyfel Kulesi gibi dikilen terörist heykellerini göremedi. PKK’nın üniversitelerimizde yuvalanmalarının önüne geçemedi, dolayısıyla dinlendiğini bile fark edemedi. Dinleyenler cemaat dedi hart hurt yaptı. Dinleyen Almanya olunca yelkenleri suya indirdi.

***

Amerika’nın Almanya’yı dinlediğini açıklamasından sonra, Merkel kükredi. Obama’ya derhal dilemeyi keseceksin, bir daha dinlemeyeceksin, elçilik çalışanlarını değiştireceksin, dedi. Obama özür diledi, bir daha dinlenmeyeceklerini açıkladı. Almanya Türkiye’yi dinledi, hükümette tıs yok! Erdoğan, büyük devletler bunu hep yapar, demeye getirdi. Erdoğan, -Ey Merkel Türk Milletinden çabuk özür dile, diyemedi. Kim bilir belki de Merkel, telefon görüşmesinde sayın Erdoğan’dan özür dileyip, kamu önünde kükremesini engellemiş olabilir.

Türkiye bu gün gerçek konuşmaları montaj deyip geçiştiren, ortaya çıkan kayıtları birilerinin üzerine yıkıp hain diyen, dinleyen Almanya olunca onu büyük ilan edip, kendini farklı ülkeler konumuna koyan bir zihniyet tarafından yönetiliyor.

Malazgirt Meydanında Anadolu’nun tapusunu alan, İstanbul’u fetheden, Çanakkale’yi geçilmez yapan, düşmanı denize döken Türk milletinin düştüğü bu durum yakışıyor mu?

Sağlıcakla kalın…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.