SON DAKİKA

MİT Travması

Bu haber 12 Nisan 2014 - 12:07 'de eklendi ve 19 kez görüntülendi.

Gültekin Avcı

MİT’i ejderhalaştıran ve üstüne bir de yargı denetimine kapatan yeni MİT Kanunu hastalıklı/ağır bir paranoya ve travma toplumu doğuracak. KGB sendromu veya MİT travması…

ABD askerlerindeki Vietnam sendromu gibi yıllarca vuracak hafızalarımızı ve duygularımızı.

Başka insanlara, dostlara ve toplumlara karşı sevgilerimizi, muhabbetimizi ve ilgimizi politik bir paranoya ablukasında kemirecek.

İnsanları kin ve nefret içinde yaşatacak yıllarca.

MİT Kanunu ile MİT, karanlık bir infaz, suç ve illegal gözetleme örgütü haline getiriliyor.

Dönüşmüyor derseniz inandırıcı olmazsınız.

Çünkü MİT’in neler yaptığını bugün bile bilemezsiniz.

Önünüze bir kanun atılıyor.

Hem de AİHS ve anayasanıza aykırı bir kanun.

Ama o kanuna göre çıkartılacak MİT yönetmeliğinde servise hangi görev ve yetkiler veriliyor asla bilmiyorsunuz.Hiç bilmeyeceksiniz de.

Bu konu önemlidir zira kanunlar Anayasa’ya, tüzük ve yönetmelikler ise kanunlara aykırı olamaz.

Normlar hiyerarşisinde temel ilke budur.

MİT yönetmeliği MİT Kanunu’na aykırı olamaz.

MİT Kanunu’nun vermediği görev ve yetkiyi, Anayasa’ya aykırı şekilde MİT yönetmeliği verirse bu hukuksuzluğu nereden bileceksiniz?

Eski MİT yönetmeliğini biliyor musunuz ki, yenisini öğrenebilesiniz?

Unutmayın ki hukuk kuralları ve suç gibi olgular, yargı denetimine açık kişi/kurumlar için vardır.

Kişi ve kurumlar için yargı denetimi yoksa siz istediğiniz kadar kanun ve kural koyun beyhudedir.

Toplumun boynu giyotinde

Yargı denetimi yoksa suç da yoktur kural da hukuk da.

Çünkü tanrısal bir zırha bürünen o kişi ve kurum hukuka/yargıya/parlamentoya hesap vermeyeceğini bilir ve ona göre hareket eder.

MİT hukuken suç olan faaliyetleri operasyonel yetkisi olmadan, şimdiki MİT Kanunu çıkmadan önce de pervasızca yürütüyordu.

Nitekim CHP Afyon Milletvekili Ahmet Toptaş, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın MİT’in çıkartılması düşünülen MİT Kanunu’yla verilen görev ve yetkileri, MİT yönetmeliğine göre 2 yıldır zaten sürdürdüğünü kendisine söylediğini ifade etti.

Oysa Anayasa ve kanunların vermediği bir yetki hiçbir kişi ve kurum tarafından kullanılamazdı.

Nitekim Anayasa’nın 6/son maddesi açıktır:

“Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.”

Ama MİT 2 yıldır Anayasa ve kanunların vermediği görev ve yetkileri zaten kullanıyormuş.

Ne yapacağız, kimi yargılayacağız söyleyin!

İşte Türkiye’nin hali hür melali.

Artık kimin, ne zaman, hangi sebeple, hangi mevkiden alınacağı ve nerelere götürülüp sorgulanacağı meçhul olacaktır.

Bilemeyeceksiniz.

Daha kötüsü soramayacaksınız da.

Daha da kötüsü şikâyet de edemeyeceksiniz savcılara.

MİT’in hangi kişiyi ne kadar süreyle nerede tuttuğunu, kaç kişiyi öldürdüğünü kimse bilemeyecek Başbakan’dan başka.

Sivil demokratik toplumun boynu giyotine yerleştiriliyor.

Özel hayatın gizliliği kalmıyor

Çılgın kalabalıklar sessizce, bazıları alkışlarla bazıları ıslıklarla seyrediyor trajediyi.

Artık sokaktaki vatandaşın istikbalini girdiği sınavlarda gösterdiği başarı değil MİT’in onun hakkındaki düşüncesi belirleyecek.

Bu istikbal mesleki ve sosyal olduğu kadar, yaşama hakkına yönelik bir istikbali de içeriyor.

AİHM “Toplum yararı söz konusuysa devlet sırrı ve istihbarat raporları gizli kalamaz” derken, MİT Kanunu’yla AKP Anayasa’daki bireysel hak ve özgürlükleri açıkça askıya alıyor.

Anayasanızda belirtilen haberleşme özgürlüğünüz bitiyor.

Seyahat özgürlüğünüz, konut dokunulmazlığınız kısıtlanıyor.

Özel hayatınızın gizliliği diye bir kavram kalmıyor.

Artık yatak odanızdan telefonunuza kadar her kişi için her tür dinleme ve gözetlemenin kendine “kanuni görev” olarak verildiği bir MİT olacak.

Bu kötü bir şaka değil gerçek.

Devlet artık özel hayatınızın ve en mahrem-gizli anlarınızın temel ortağı ve kaçınılmaz partneri oluyor.

Ve sizin mahreminizden çektiği ve kaydettiği görüntü ve anları istediği kadar saklayabilecek bir MİT’le yaşayacaksınız.

En özel sırlarınızı paylaştığınız bir avukat veya bir doktor bile (sır saklama mecburiyeti olduğu halde) yeni kanunla MİT’e karşı sırrınızı koruyamayacak.

Avrupa’da ve ABD’de böyle bir istihbarat servisinin örneği yoktur.

MİT bu kanunla postmodern bir Gestapo kimliğine bürünmektedir.

Demokrasilerde siyasal partiler iktidar sahasına talip olur, ama demokratik sistemin genleriyle oynamaz.

Yazık ki AKP demokratik sistemin genleriyle oynadı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.