SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Milliyetçilik

Bu haber 12 Aralık 2017 - 11:04 'de eklendi ve 3.451 kez görüntülendi.

Milli ve yerli ifadesi, bir deyim olarak kullanıldığı zaman kulağa çok hoş geliyor. Önemli olan bunun içinin doldurulması, anlamını bulacak bir siyaset geliştirilmesidir. Zaman zaman milli ve yerli siyaset geliştirenler olmuştur, ama bunu varlık sebebi haline getiren tek parti MHP’dir. Nitekim MHP siyasi yelpazedeki yerini, milliyetçi ve maneviyatçı bir parti olarak tanımlar.

DİK BAŞ, TOK KARIN, MUTLU YARIN

Milliyetçilik duruma göre, şartlara göre alınan bir pozisyon değildir. Sayın Bahçeli’nin tanımıyla, Türk milliyetçiliği zamanlar üstü bakabilme misyonudur. Milliyetçiliğimizin özünde; ufuklar ötesini görebilme, ufkun ardına odaklanabilme, uzakları yakına getirebilme vizyonu vardır. Hakk’ın yolundayız, milletin yanındayız. Her zaman insanımızın huzur, refah ve mutluluğunu amaçladık, amaçlamaya inanç ve iddiayla devam ediyoruz. Türkiye’nin, “aç hürler, tok esirler” ülkesi olmaması için mücadele veriyoruz. Tam 48 yıldır; “dik baş, tok karın, mutlu yarın” için çalışıyor, çabalıyor, adımlarımızı buna göre atıyor, parlak atimizi buna göre planlıyoruz. Tesadüflerin lütfuna sığınarak ülkülerimize ulaşılamayacağını biliyoruz.

İMANLI TÜRK FERDİ

Milliyetçilik, durağan ve statükoculuğu kesinlikle reddeder. Böyle olduğu içindir ki, sayın Bahçeli, tanımlama yaparken, “Yerinde sayan, olduğuyla yetinen, fazlasını talep etmeyen, hatta kısır bir döngüye kapılan fert veya toplumların ilerlemesini, bir adım ileriye gitmesini zor görüyoruz. Talihimize inanıyor, tarihimize güveniyor, sabır ve sadakatle Türk milletinin hizmetkârlığına talip olduğumuzu söylüyoruz. İnsanımızla kucaklaşıp, umutları kanatlandıracağız. Milletimizle buluşup, hıyanet, hamakat ve hamaseti buruşturup atacağız. Merhum Başbuğumuz Türkeş Bey, buluşma yerimizi Büyük Türkiye; buluşma noktamızı imanlı Türk ferdinin kafası, kalbi ve cevher-i aslisi olarak belirlemişti. İşte biz bu hedefe bağlıyız, bu hedefin gerçekleşmesi için insanüstü bir gayretle mücadele ediyoruz.” Diyor.

BAŞARMAKTAN BAŞKA KAYGIMIZ YOK

Tarihin coğrafyaya sığmadığı bir dönemi yaşıyoruz. Türkiye hasretle istikrar ve huzuru bekliyor. Böyle bir dönemde ayrışmak ve ayrı düşmek gibi bir hakkımız olamaz. MHP çok zor ve sıkıntılı bir dönemden geçti. Teslim alınmak istendi. Tökezlemesi için tuzaklar kuruldu. Hatta paradigma değişimi adı altında siyasi tasfiye ve tahliyesi hedeflendi. Bu sürçte aklı çelinmiş kardeşlerimiz oldu. Sayın Bahçeli, bu arkadaşlarımız için kapıları hiçbir zaman kapatmadı. Antalya’daki Belediye Başkanları toplantısı sırasında da, “Hatasını görüp nedamet duyanlara, hıyaneti fark edip zamanında tepki gösterenlere de söyleyeceğim herhangi bir şey doğaldır ki olmayacaktır. Biz kim olursa olsun, temel ilke ve ülkülerimizle çelişmeyen, ahlaki, vicdani ve insani vasıflarını kaybetmemiş her kardeşimizi kaybetmek şöyle dursun; kazanmaktan, birlikte başarmaktan başka bir kaygımız olmadı. İtmek, itham etmek, ihmal ve inkâra bel bağlamak bizim harcımız değildir. Tıpkı Yunus gibi, kavgaya değil, gönüller yapmaya, gönüller almaya, gönüllere girmeye geldik, her zaman bu amaca bağlandık.” Diyerek, kucak açtı.

ÜLKÜCÜLÜK HAYAT BİÇİMİDİR

Milliyetçilik ebediyete kadar sürecek büyük bir dava, ülkücülük bir hayat biçimidir. Her ülkücü diğer ülkücünün öz kardeşidir. Böyle düşünen, böyle yaşayan herkese kapımız sonuna kadar açıktır. Ayrışanlarla da bir ilgimiz ve alakamız kalmaz. Nitekim, sayın Bahçeli’de bu duruma dikkat çekiyor ve aynen şu değerlendirmeyi yapıyor: “Kendisini davadan büyük görenlere, üstte gösterenlere elbette tahammülümüz hiç olmadı, hiç de olmayacaktır. Gidene niye gidiyorsun, gelene de neden geliyorsun demek, bizim vakar ve vicdani çizgimizde olmayan bir şeydir. Biz bir insanın kaftanına değil, kafasının içine, kalbinin nasıl attığına bakarız. Biz rütbeye, unvana, şöhrete değil; adam mı değil mi ona dikkat ederiz. Yanlış kararlarıyla ilk türbülansta aramızdan kayıp gidenler, korkudan ilk istasyonda inenler, unutmayınız ki, aynı şekilde zulme de ortak olanlardır. Şayet bir millet, şayet büyük bir fikrin ateşlediği dava; ilk zorlukta, ilk zorba saldırıda haklarından vazgeçmiş olsaydı, tarih diye bir şey asla olmaz, olamazdı.”

TÜRK MİLLETİNE HİZMET

Lider, teşkilat ve doktrin bu davanın değişmeyen ve hiçbir zaman değişmeyecek olan düsturudur. Hiç kimsenin bu düsturun dışına çıkmak, değiştirmek ve yok saymak gibi bir hakkı olamaz. Şanlı bir geçmişten geliyor, umutlu bir geleceği yürüyoruz.Sayın Bahçeli’nin deyimi ile bizim kökümüz sağlam, gövdemiz canlıdır. Tevazu bize has bir insani meziyettir. Aksi davranış şeytana el sallamaktır. Asıl parlayan, asıl pirüpak olan, gerçekte pırıl pırıl bir bayrak gibi Türk-İslam’ın ufkunu şereflendiren Hak davasıdır, hakkın davasıdır, millet davasıdır, ülkü davasıdır. Hem ülkenin hem de davanın bekasını titizlikle korumak bize özgü bir marifettir. Türkiye ve Türk milletine hizmet bizim meselemizdir. Bu bayrak benim, bu vatan benim, bu millete mensubiyetten şeref duyarım haykırışını yapan her vatan evladına emsalsiz değer yükleyen bir birikime, yoksula umut, yolsuzluğa set, yozlaşmaya çengel, yıkıma engel olan anıtlaşmış bir beraberlik hissiyatına dün de sahipti, bugün de sahiptir, yarın da sahip olacaktır. CHP, HDP, İP, PKK, TKP, EMEP, FETÖ ve diğer ihanet taşeronları ne yaparsa yapsınlar, milli coşkuyu, milli uyanışı, milliyetçi şahlanışı durdurmayacaklardır.

Orhan Karataş

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.