SON DAKİKA

Milli Turizm Politikaları Üretmeliyiz

Bu haber 12 Temmuz 2017 - 20:34 'de eklendi ve 2.019 kez görüntülendi.

Yaz mevsimine girdiğimiz ve turizmin gündemde olduğu bu günlerde, dikkatimi çeken bazı anekdotlar var. Belli bölgelerde ki üç yıldızlı otellerin fiyatı, beş yıldızlı otellerden daha pahalı… Böyle olması, yatırımların eşit miktarda dağılmamasına, bazı alanlarda toplanmasına neden oluyor. Bugün Ruslar, Antalya’yı kendi vilayetleri olarak görüyorlar. Neden? Çünkü onlara çok çeşitli imkanlar sunuluyor. Bunlara ilaveten, ülkemizde planlı bir proje kapsamında, tanıtım çalışmaları da yapılmıyor.

Turizm sadece deniz, kum ve güneşten ibaret değil. Turizmi kültürümüzle, tarihimizle, yemeklerimizle güneşi ve denizi buluşturmak olarak düşünmeliyiz. Biz sadece güneş satıyoruz. Turistten para kazanmak istiyorsak öncelikle, ülkemize gelen turistleri otele tıkmamayı öğrenmeliyiz. Otele tıkılan turistlerin, ne geldikleri bölgeye ne de ülke ekonomisine her hangi bir katkıları yok.

Gelip otele yerleşiyorlar, gece barlara gidiyorlar. Onların otelden çıktığı saatlerde, tüm esnaf kapanmış oluyor. Dolayısıyla bölge halkına da bir katkıları olmamış oluyor. Yani söylemek istediğim, tam pansiyon sisteminin ülke ekonomimize katkı değil zarar sağladığıdır.

Yurt dışındaki örneklere baktığımız zaman, otel sabah kahvaltısını veriyor, sonra kendi kültürlerini, yemeklerini, çarşılarını göstermek için, seni grup olarak dışarı çıkartıyor. Çarşılara götürüyor. Yemek saatinde, herkes kendi yemek ücretini ödediği için, serbest bırakıyor, sana saat veriyor, bu saatte şurada olun, hareket edeceğiz diye. Böylelikle siz alış veriş yapıyor, bölgede yemek yiyorsunuz. O ülkenin ekonomisine katkıda bulunuyorsunuz, o ülkeye döviz götürüyorsunuz.

Bizim ülkemizde de, en azından bu model uygulanabilmeli diye düşünüyorum.

Tekne turlarına bakarsanız, yabancı turist sayısının yok denebilecek kadar az olduğunu görürsünüz. Sabah dokuz /on civarında hareket ediyorlar, yabancı turistler o saatlerde uyumakta oluyorlar zaten. Bunların hepsi bize yanlış turizm planlaması içinde olduğumuzu gösteriyor.

İkinci olarak üzerinde durulması gereken bir konu da, Türkiye’nin içinde barınan tarihi gün yüzüne çıkaramamamızdır. Türkiye, gerçek tarihini yaşayabilse ve yaşatabilse, şehircilik anlayışını geçmiş tarihi ile bütünleştirebilmiş olsaydı, Türkiye şu an aldığının on katı daha fazla turist alırdı. Selçuklu’nun muazzam eserleri Erzurum’da yer alıyor. Fakat bu güzelim bölge, betonarme binalarla hapsedilmiş durumda. Onlar temizlense, turist akını yaşarız. Hem tarih hem de kayak düşünsenize.

İstanbul’a bakın, tarihi İstanbul, tüm medeniyetlere ev sahipliği yapmış İstanbul ortaya çıkarılabilmiş olsa, inanın ticaret gelirinin üstüne çıkar turizm geliri. Biz turizm geliri olarak beş yıldızlı otellerin kazançlarını baz alıyoruz. Turizm geliri demek, beş yıldızlı otel geliri demek değildir. Turizm demek, halkın tamamının faydalanması demektir. Etkin turizm gerçekleştirilse yan sektörler de para kazanır. Yunanistan’a, İtalya’ya baktığınız zaman, gelen turistlere olduğu gibi el işi satıyor. Venedik’e bakın, çarşıdan oluşmuş bir kent. On binlerce dükkan var ve tüm dükkanlar tıklım tıklım dolu. En acı tarafı da, bu sattıkları el işlerinin çoğu Türkiye’den gidiyor. Fakat bizim ülkemizde, bizim turizm anlayışımızda otele kapatılan turistler dolayısıyla, Türk Kadınlarımız, ürettiklerini, tüketiciye ulaştıramıyor.

Ekonomimizin canına can katacak o kadar çok proje üretilebilir ki, biz maalesef hiç birini yapmıyoruz. Biz de her şey çarpık, turizm daha da çarpık. Bakınız adalarımıza. Türkiye’den Yunan Adalarına gidip alış veriş yapan o kadar çok insan var ki… Üstelik aynı ürün Yunan Adalarında, daha ucuz. Neden Türkiye’de bu kadar pahalı? Neden biz oraya müşteri gönderiyoruz? Ege Adaları bomboş dururken, Yunan Adaları, ülkenin ekonomisi için çalışıyor. Adaların merkezleri dükkanlarla dolu, içlerinde köyler oluşturulmuş.

Hiçbir şey yapılamıyorsa, ya da ‘bazı kişilere peşkeş çekildi’ diyecekler korkusu varsa, çünkü bizim ülkemizde tüm ithamlar çok kolay yapılabiliyor, köylülerimize, ‘gelin bu adalarda keçi yetiştirin, inek yetiştirin’ denilsin. Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık için Ege Adalarından daha verimli bir yer bulamazsınız. Özellikle keçide. Dört mevsim yiyecekleri mevcut… Yetiştirme için yem parası harcanmayacak. Gübreleme kendiliğinde olmuş olacak. Türkiye’nin et, süt ihtiyacının büyük bir bölümü adalarımızdan karşılanacak. Sürekli artan et fiyatları düşecek. Vatandaşlarımıza iş imkanı sunulacak. Devletimiz de yapılan işten vergisini alacak. Yani hem ülke hem, hem vatandaş kazanacak. Halkımıza hizmet gidecek. Türkiye gibi bir ülkede, hayvan, et ithal edilmez. Geçtim şehir içini, şu Kayalıkları, doğal besihanelere çevirelim. Ne ota, ne yeme ihtiyaç yok. Böylelikle, yurt dışına kaçan dövizin de önüne geçmiş oluruz.

Satma, kullanıma aç, ekonomiye aç, vergisini al.

Fakat, bizim adalarımız bomboş bekliyor. Bakınız, adamlar geldi ve dibimizdeki adalara yerleşti. Şimdi, gözlerini bizim adalarımıza diktiler. Çünkü bomboş, çünkü kullanılmıyor.

Üretilmiyor, planlı üretim yapılamıyor. Biz, günü birlik yaşıyoruz, günü kurtarmaya bakıyoruz. Proje hiçbir yerde konuşulmuyor. Siyasette de, ekonomide de projesiz yaşıyoruz.

Turizm, o yörede yaşayan halkın kalkınması için vardır. Fakat bizim yöre halkımız, o bölgedeki otellerde sadece komilik, garsonluk yapabiliyor. Ana kadro personeli de başka şehirlerden getiriyorlar. Bu konuda Afyon’u yürekten tebrik ediyorum. Gidin bakın, Afyon’daki otellere, tüm personel Afyonlu. Aferin, ne kadar güzel bir şey… Kendi insanlarına, iş imkanı sağlıyorlar.

Bunun gibi güzel örnekler var ama ben tam pansiyona karşıyım. Bölgesel ticareti engelliyorlar. Bizim kadınlarımız da el işlerini satabilsin, kendi dükkanlarını açabilsin.

MURAT KOÇ

25. Dönem MHP İzmir Milletvekili

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

PİYASALARDA SON DURUM

  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

EN ÇOK KAZANANLAR

    EN ÇOK KAYBEDENLER

      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

        BUGÜN 1000TL NE OLDU?

        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN