Asikurtlar©

Milli mutabakat

Milli mutabakat
11 Ağustos 2016 - 20:01 'de eklendi ve 4212 kez görüntülendi.

 

 

Türkiye’nin 15 Temmuz sonrası içine girdiği girdaptan kurtulabilmek için oluşturulan milli mutabakatın, bazı kesimleri rahatsız ettiği anlaşılıyor. Oysa akıl sağlığı yerinde olan herkes bu mutabakatın arttırılarak sürdürülmesi ve eğer mümkünse kalıcı hale getirilmesinin şart olduğunu bilir. Eğer bu topraklar üzerinde yaşayacak, bu bayrağı dalgalandıracak, bu vatanı böldürmeyecek ve bu milleti ayakta tutacaksak başka çaremiz yok.

KURTULUŞ SAVAŞI VERMEK ZORUNDAYIZ
Galiba, hala anlaşılamayan veya fark edilemeyen şey ülkenin nasıl büyük bir felaketin eşiğinde olduğudur. Her ne kadar önceden görüp, ısrarlı biçimde uyarmaya çabaladığımız için, bu durum bizim açımızdan sürpriz sayılmasa da, Cumhuriyet tarihinin en zor ve sıkıntılı döneminden geçiyoruz. Birinci dünya savaşı şartlarına döndüğümüzü söylemek abartı sayılmamalıdır. Yine etrafımız sarılmıştır. Yine içeriden ve dışarıdan alçak ve hain bir kuşatmaya alınmış durumdayız. Ve dolayısı ile yeni ve mutlaka zaferle sonuçlandırmak zorunda olduğumuz bir kurtuluş savaşını vermek zorundayız. Bu duruma nasıl geldiğimizi sorgulamak, nerede hata yaptığımızı bulmak önemlidir, ama şimdi ne sıradır, ne de bu sıkıntıyı aşmaya bir faydası olacaktır.

ABD, BOP’LU YOLDAN ŞAŞMIYOR
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya ziyareti dolayısı ile bir defa anlaşıldı ki, NATO üyesi de olsak, stratejik ortaklık da kursak ABD, Türkiye için ayrı hesaplar yapmaktadır. BOP’lu yolda bildiğinden şaşmamakta ve kendi emellerini her şeyin önüne geçirmektedir. Türkiye’nin hiçbir tezi, hiçbir itirazı, hiçbir önceliği dikkate alınmadığı gibi, özellikle Barzani, PKK ve PYD ile olan ilişkileri, bizim açımızdan düşmanlık içermektedir. Türkiye 15 Temmuz kalleşliğini atlatmaya çabalarken, hiçbir şekilde izin vermeyeceğimizi ilan ettiğimiz Suriye sınırımızdaki Kürt koridorunu hayata geçirmekte hiç vakit kaybetmemiştir. NATO üyeliğimiz burada hiçbir önem ve anlam ifade etmiyor. Sadece bu kadarı dahi ABD’nin 15 Temmuz’un neresinde olduğunu anlamaya da, anlatmaya da fazlasıyla yeterlidir. Kaldı ki, bu alçak darbe girişiminden hiç rahatsız olmamış, son derece cılız ve göstermelik bir tepki vermekle yetinmişlerdir.

AB’NİN TAVRI
AB üyeleri, batılı müttefiklerimiz ve sözde dostlarımızın tavrı ve yaklaşımı da ABD’den farklı değildir. Biz, tam da bu yaşananları aşmak ve bir daha benzer durumlarla karşılaşmamak ve kelimenin tan anlamıyla batı standartlarında bir demokrasi ve işbirliği hedefleyerek AB üyeliği istiyoruz. Ancak, Almanya dahil muhataplarımızın, Türkiye’ye bakışı ve yaklaşımı kendi özel menfaatlerinin ötesine geçmemektedir. Türkiye’yi bir ortak ve dost olarak değil de, el altında bulundurulacak, gerektiği zaman yeni görevler verilecek bir stepne olarak görüyorlar. Zaman zamanda bunu utanmadan ve sıkılmadan itiraf ediyorlar.

YENİ OYUNLAR
15 Temmuz alçaklığı sonrasında da bu tavırları değişmediği gibi, yaşadığımız bu hayati sıkıntıyı fazla ciddiye almadıklarını ibretle izliyoruz. AB ve ABD’den kesin, kararlı ve Türkiye’nin milli birliğini, demokratik düzenini önceleyen bir kınama dahi gelmemiştir. Bu durum bundan sonrasıyla ilgili de bir işaret veriyor. Türkiye üzerinde yeni oyunlar, yeni işgal planları, yeni alçaklıkların olabileceği konusundaki endişelerimizi son derece arttırıyor. Eğer başka türlü olsaydı ve birliğimizi bütünlüğümüzü, demokrasimizin ayakta kalmasını isteselerdi, Türkiye gibi bir ülkeye ve yaşadığımız alçak darbe girişimine karşı tavırları daha açık, daha net olurdu. İtirazlarını, ittifaklarını, desteklerini daha samimi ve kararlı şekilde ortaya koyarlardı.

RUSYA’YA NE KADAR GÜVENEBİLİRİZ?
Batının bu riyakarlığı karşısında yüzümüzü doğuya dönmek zorunda kalıyoruz. Rusya ile yeniden ilişkiler geliştirilmesinin bu sebeple önemli olduğunu kabul ediyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya ziyaretini bu bakımdan yerinde bir açılım olarak gördük. Ancak, görüşme sonrasında yapılan açıklamalar da gösterdi ki, Rusya’nın Türkiye’ye yaklaşımı da kendi menfaatleri çerçevesindedir. Ekonomik konularda, ticaret ve turizm de sıkıntıların aşılabileceği anlaşılsa da, Suriye gibi hayati bir konu başta olmak üzere siyasi konuların hiçbirinde mesafe alınamamıştır. İç ciddiye bindiği andan itibaren eski Rusya tavrının aynen devam edeceği, Esad’la işbirliğinin sürdürüleceği, Türkmen varlığı üzerindeki baskının ve hatta zulmün arttırılacağı, IŞİD tehdidinde tek taraflı bir mücadele verileceği ve bölgede oluşturulmaya çalışılan Kürt oluşumundan hiçbir rahatsızlık duyulmayacağı ortaya çıkmıştır. Diğer komşularımızla ilgili olarak da çok iç açısı bir durum göremiyoruz. Kıbrıs’ta Rum oyunları, doğumuzda Ermeni iftiraları hız kesmemiştir. İran ve Irak’la tek taraflı bir ilişki sürdürülüyor. İsrail’e nereye kadar güvenebilirsiniz?

BÜTÜN KURUMLARDA TAHRİBAT VAR
İçerideki durum aklı başında olan herkesin malumu. İki yönlü ve amansız bir ihanetle karşı karşıyayız. FETÖ ihanetinin nereden uç vereceğini kimse kestiremiyor. Bilinen tek şey, tehdidin ve tehlikenin devam ettiğidir. FETÖ’nün öteki ucu PKK’nın bu karambolden faydalanmanın kahpeliklerini çok daha ileri götürebilmenin uğraşı içinde olduğunu izliyoruz. 15 Temmuz sonrasında gelen şehit sayısı 40’ı geçmiştir. Diğer taraftan, bütün kurumlarımız ağır bir tahribat yaşıyor. Devletin yeni baştan yapılandırılmasının ve kurucu değerlere dönülmesinin şart olduğunu izan sahibi herkes görüyor ve söylüyor.

SÖZ KONUSU OLAN VATANDIR
Durum budur. Bu hazin durumdan çıkılması için işbirliği, elbirliği yapmak, kenetlenmek ve milli bir duruş ortaya koymak zorundayız. Daha önce de yazmıştım: Önce bir vatanımız olacak. Sonra muhalefetimizi yine yapar, siyasetimizi yine sürdürürüz. Söz konusu olan vatandır. Hiç kimsenin özel hesaplarını, siyasi çıkarlarını düşünmeye hakkı yoktur. Bütünlüğü sağlamakta, herkesi kucaklamak ve milli bir duruş ortaya koymakta, kurumları yeniden ayağa kaldırmakta, hukuku tesis etmekte, demokrasiyi rayına oturtmakta herkese büyük bir görev düşüyor. Bu görevi yapmak, bir milli mutabakat sağlamak zorundayız. Başka çıkış yolu kalmamıştır.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER