SON DAKİKA

Ahhhh Fırat’ım !

Gündem Yazıları

Milli mutabakat ve Ahmet Davutoğlu

Bu haber 02 Şubat 2018 - 20:55 'de eklendi ve 3.306 kez görüntülendi.

Türkiye bir taraftan içeride ve dışarıda bekasına yönelik tehdidi ortadan kaldırmak için büyük bir mücadele veriyor, diğer taraftan kendi iç meseleleriyle meşgul oluyor. Afrin operasyonunu yapan kahramanlarınızdan gelen başarı haberleriyle gururlanıyor, ihanetin bitirilecek olmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu konuda ne düşündüğümüz, ne yaptığımız günlerdir yazdığımız yazılar ve katıldığımız televizyon programlarındaki değerlendirmelerimizle milletimizin malumudur.

İÇ VE DIŞ GÜNDEM

İç meselelerimizde iki konu öne çıkmaktadır. Bunlardan birisi uyum yasaları ve buna bağlı olarak, Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin oluşturdukları milli mutabakat komisyonunun seçim ittifaklarını hukuki bir zemine oturtmak için yaptığı çalışmalardır. İkincisi ise Salı günü yapılan grup toplantısında Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir yanına eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu diğer yanına da mevcut başbakan Binali Yıldırım’ı alarak görüntü vermesidir. Bu iki konuyla ilgili de günlerdir çok çeşitli şeyler yazıldı ve söylendi. Siyasetin gündemini oluşturan bu konularda bizim ne düşündüğümüzü, tespitlerimizi ve nerede durduğumuzu bir defa da değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum:

 

MESAJ KİME?

Sayın Cumhurbaşkanının Ahmet Davutoğlu ile yan yana görüntü vermesinin bir yerlere mesaj olduğu anlaşılıyor. Bu mesajın kime ve nereye olduğu konusunda kendilerinden bir açıklama gelmediği için, sadece kendi görüşümüzü söyleyebiliriz. Malum, kısa bir süre önce eski Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül bir kanun hükmünde kararnameye yaptığı itirazla gündeme geldi.  Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, Adalet ve Kalkınma Partisi içerisinden çok yoğun ve çok sert eleştiriler aldı. Bu eleştirilerin sadece kararnameye itirazdan dolayı olmadığı anlaşıldı. Sayın Gül’le birlikte kimlerin birlikte hareket ettiği, bu itirazın sonunun nereye varacağı günlerce tartışıldı. Verilen görüntünün bu tartışmalardan ilgisiz olmadığı kanaatindeyim. Ancak, söz konusu sayın Davutoğlu olunca, durup düşünmek gerekiyor.

 

KUŞATMA

Yıldıray Çiçek kardeşim dün “Ahmet Davutoğlu’nun olduğu yerde milli duruş olmaz” başlığı ile çok çarpıcı bir yazı yazdı. Yazının sadece başlığı dahi her şeyi anlatıyor. Hiç dolandırmadan ve uzatmadan söyleyelim: Türkiye’nin bugün karşı karşıya kaldığı ağır kuşatmada, yaşadığı beka sorununda Sayın Davutoğlu’nun danışmanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlığı sırasındaki icraatlarının büyük rolü vardır. Millik ve yerlilik konusunda sicili ciddi biçimde bozuktur. Milliliğe ve özellikle milliyetçiliğe bakışı ağır sorunlar içermektedir ve yaptığı acıkmalar yenilir yutulur cinsten değildir. Milliyetçilikle hesaplaşmak gerektiğini söyleyecek kadar ileri gitmiştir. 15 Temmuz’dan, hatta 16 Nisan’dan sonra dahi MHP’ye tahammülsüzlüğünü gizleyememiştir. Nitekim, sadece kendisi değil, yürütme sorumluluğunu taşıdığı Türkiye’de, bu zihniyeti ile geliştirdiği stratejinin derinliklerinde ağır kayıplara uğramıştır. Sonuçta mensubu bulunduğu parti dahi daha fazla dayanamamış ve başbakanlıktan azledilmesi ve kenara alınasının yolunu açmıştır. Kendisinden sonra gelen başbakan sayın Binali Yıldırım’ın ilk demeci, “düşmanlarımızı azaltacağız, dostlarımızı çoğaltacağız” şeklindedir ve doğrudan selefine yöneliktir. Bunun anlamı gayet açıktır ve “benden önceki başbakan düşmanlarımızı çoğalttı, düşmanlarımızı azalttı” mesajı içermektedir.

BU SİCİLLE Mİ?

Sayın Davutoğlu mevcut durumda Adalet ve Kalkınma Partisi’nin üyesidir ve milletvekilidir. Sayın Cumhurbaşkanının başbakanlık yapmış olan partisinin milletvekili ile 3 saatlik görüşme yapması, birlikte oturması elbette bir sorun oluşturmaz. Kimlerle poz vereceği, bu fotoğraf üzerinden kime mesaj göndereceği de kendi bileceği bir iştir. Partinin iç işlerine karışmak gibi hakkımız da yoktur. Ancak, bu sicildeki sayın Davutoğlu’nun yeniden ülke yönetiminde etkili bir konuma gelmesinin ne kadar doğru olacağını önce kendi partisi iyi düşünmelidir. Bizim kanaatimiz bellidir ve böyle bir göreve gelmemesini temenni ederiz.

MİLLİ MUTABAKAT KOMİSYONU

Milli mutabakat komisyonuna gelince; Komisyon çalışmalarını büyük bir titizlikle ve ciddiyetle sürdürüyor. Toplantılar hakkında hiçbir bilgi verilmiyor.  Şimdiye kadar yapılmış olan açıklamalar ve tarafların kamuoyuna mal olmuş değerlendirmeleri üzerinden bir sonuç çıkarmak mümkündür. Bu ölçü dikkate alındığında, şimdiye kadar yazılanların doğruları yansıtmadığını görüyoruz. Her şeyden önce “Milli mutabakat” ittifak sisteminin değil, şu anda çalışan komisyonun adıdır. Sayın Devlet Bahçeli ittifak düşüncesi ve formülü gayet açıktır ve kamuoyu ile paylaşılmıştır. Görüşmelerin de bu formül üzerinden yürütüldüğü anlaşılıyor. Yüksek sesle düşünülmesi, birçok ara formülün konuşulması da işin tabiatı icabıdır. Ancak, her konuşulan şey mutabık kalınmış bir formülü oluşturmuyor. İttifak yapan partiler için de olsa barajın yüzde 15’e çıkarılmasına MHP’nin onay vermeyeceği kanaatindeyiz ve dolayısı ile böyle bir şey olmayacaktır. Karşı taraf da barajın düşürülmesine sıcak bakmadığına göre, yüzde 10’la devam edilmesi kuvvetle muhtemeldir. Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri ayrı ayrı yapılacaktır. MHP sayın Erdoğan’ı desteklediğini açıklamıştır ve orada bir sorun kalmamıştır. Milletvekili seçimlerinde ise ittifak yapan partilerin “cumhur ittifakı” formülünde olduğu gibi tek başlıkla, ama ayrı listelerle seçime girmesinin doğru olacağı anlaşılıyor. Sadece iki mühür mü, tek mühür mü vurulmasının daha doğru olacağı konusunda bir endişe var ve tek mührün ağır basmaya başladığı görülüyor

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.