Asikurtlar©

Milletin Kaderine İşsizlik, Onlarınkine Saray, Gemicik Düşüyor

Milletin Kaderine İşsizlik, Onlarınkine Saray, Gemicik Düşüyor
18 Mayıs 2015 - 10:16 'de eklendi ve 4566 kez görüntülendi.

Ne güzel Dünya değil mi?

Bir ‘iyi öldüler’ haberi daha. ‘AKP’ye oy at, cenazen Mercedesle kalksın.’ Erdoğan’ın aldığı cenaze araçları ile attığı havayı geçen gün yazdım. İktidar milleti kamyon arkası yazılarına mahkûm ediyor.

17 Mayıs 2010’da Zonguldak’ta grizu patlaması meydana gelmiş, 30 işçi hayatını kaybetmişti. 28’inin cesedine dört gün sonra ulaşıldı. Kalan ikisi 8 ay sonra çıkarıldı. Yine ihmaller zinciri, yine gerekli tedbirlerin alınmadığı cinayet gibi facialardan biri olarak geçti tarihe.

AKP’nin ileri-yeni Türkiye’sinde insan hayatını hiçe sayıldığı o olaydan sonra, Başbakan Erdoğan ‘kader’ demişti. Allah’a iman ettiğimiz gibi, kadere de inanıyoruz. Lâkin iş güvenliği almazsanız, gerekli ölçümler yapılamazsa o ölümlere kader demek olur mu?

Eşeğini bağlamaz, çayıra salarsan kaybolur. Şimdi bu kader mi kardeşim?

Diyanette kader bahsi şöyle işlemiş. “Kader ve kazaya güvenip çalışmayı bırakmak, olumlu sonucun sağlanması ya da olumsuz sonuçların önlenmesi için gerekli sebeplere sarılmamak ve tedbirleri almamak, İslâm’ın kader anlayışı ile bağdaşmaz. Allah her şeyi birtakım sebeplere bağlamıştır. İnsan bu sebepleri yerine getirirse Allah da o sebeplerin sonucunu yaratacaktır. Bu da bir ilâhî kanundur ve bir kaderdir.” (1)

Maden ocaklarında gerekli tedbiri almazsanız, meydana gelen faciaya ‘kader’ deyip kurtulamazsın diyor dinimiz. Erdoğan Soma’daki 301 canın kaybına da ‘fıtrat’ demişti. Beceriksizliklerini İslâmi terimle perdelemeyi iyi biliyorlar. BU konuda ustalar.

Neyse efendim, Zonguldak’taki 30 madencinin ölümü ile sonuçlanan faciaya Erdoğan ‘kader’ deyince, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer’de bir adım öteye geçmiş “güzel öldüler’ demişti. Acı çekmemişler. Nerden biliyorsun, onlar grizu zehrini solurken neler hissettiler, bir daha yeryüzüne çıkamayıp öleceklerini anladıklarında ne yaptılar? ‘Aman ne güzel ölüyoruz mu?’ dediler.

Yoksa kurtulmak için çaresizle uğraşırken, yetim kalan çocukları mı geçiyordu gözlerinin önünden?

Bakanın ‘güzel öldüler’ dediği olayda, bir dizi ihmalin söz konusu olduğu raporda yer almıştı. Yine taşeron firma vardı. Sonuçta kimse suçlu bulunmadı, olan 30 işçiye ve yakınlarına oldu. Ateş düştüğü yeri yaktı.

Yetkililer ders almadığı gibi, olayı ‘kader’ deyip geçiştirdiler. Bakan o dönemde taşeronluk suçlanınca, o sistemi savunup ‘2005’ten beri kuyuları bile bu firmalar açıyor’ dedi. Kontrolsüz taşeron sistemi, AKP iktidarının izdüşümü aslında. Birine bak, diğerini anla.

Soma’daki 301 canın kaybettiğimizin yıl dönümünde, yine aynı kafa sahne aldı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi İlâhiyat fakültesi dekanı Prof. Dr. Ahmet Güç’ten 301 işçiyle ilgili şunu demiş. “:Bu insanlarımız helal kazanç peşindeydi. Bunlar uyuşturucu ticareti yaparken de mafya hesaplaşmasında da ölebilirlerdi. ” (Basın – 13.5.2015)

Söyleyen sıradan bir insan olsa, bilmiyor deriz de ilâhiyatçı. 301 işçi uyuşturucu çatışmasında ölmedi, ocakta kaldı diye içimizi ferah tutup, üstüne üstlük sevineceğiz galiba. Tövbe est. Nerde yetişti bu insanlar?

Vatandaş, tedbirsizlik, yanlış yönetimin faturasını kadere çıkarsın istiyorlar.

İş bilmez AKP’ye oy verip, kaderimmiş demek Müslümana yakışmaz.

Türk Milleti olarak, bizi yokluğa, sefalete, ocaklarda ölüme terk edip kendi fıtratlarında ayakkabı kutusu dolarlar çıkan iktidara dur denmezse, kendi düşen ağlamaz.

***

“KADER BAŞKA ŞEY BİLİNÇLİ TAKSİR İLE ÖLÜME SEBEBİYET VERMEK BAŞKA ŞEYDİR” (Okur mektubu)

Konu ile ilgili bir okur şu satırları yollamış. “Bana göre bu dekan siyasi iktidarı aklamak istiyor ve bunun için de suçu kadere atıyor. Halbuki Soma faciasında şehit düşenlerin ailelerini ziyaret edip başsağlığı dilemesi ve şehitlere dua etmesi gerekirdi. Sonra da hükümeti, işverenleri gerekli önlemi almazlarsa Allah katında günahkâr olacaklarını söyleyerek ikaz etmeliydi.

Tertemiz insanlar için kullandığı ifade bu dekanın kapitalizmi benimsediğini de gösteriyor. Oysa bu zavallı işçiler değil, onları böyle güvenliksiz çalıştıran patronlar ve denetimde ihmali olanlar suçludurlar…….Kader başka şey bilinçli taksir ile ölüme sebebiyet vermek başka şeydir.” (Ö.F.A.)

***

MHP İKTİDARI ŞART OLDU

AKP iktidarında, sadece iktidara biat edenler rahat yaşıyor. kalan kısmının üzerine müthiş baskı var.

MHP iktidarında, Türk Milletinin tamamı rahat ve feraha erişmiş olacak. AKP’ye oy atanlarda korkmasın. Onlarda Türk Milletinin evlâdı. Doğruyu gördüklerinde, büyük pişmanlık yaşayacaklar zaten.

Maddi, manevi rahata ermek için 7 Haziranda oylarını MHP’ye basmadıkları takdirde, önümüzdeki dört yıllık süreçte hem vatanlarında olacaklar, hem de yollarda perişan yaşayan Suriyeliler gibi gidecek kapı bulmayan halde olacaklar. Tercih onların.

Kaynak: (1) Diyanet – İlmihal 1 – İman ve İbadetler – http://www.diyanet.gov.tr/dijitalyayin/ilmihal_cilt_1.pdf

NEVAL KAVCAR

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER