SON DAKİKA

KAPANDAKİLER

KÖŞE YAZILARI

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

Millet Nerede?

Bu haber 18 Nisan 2014 - 10:33 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

Milli iradenin, millet kararının AKP için hedefe ulaşmakta kullanılan bir araç olmaktan ileri gitmediğini, Cumhurbaşkanlığı sürecinde bir defa daha ve ibret verecek biçimde görüyoruz. Daha şimdiden kendileri çalıp, kendileri oynuyor. Milletin ne düşündüğünün, ne istediğinin, ne dediğinin hiçbir önemi yok. Önemli olan başbakanın ne dediği ve ne düşündüğü. Cumhurbaşkanı olsun mu, olmasın mı? Olursa partinin durumu ne olur? Olmazsa kimi tayin eder? Üç dönem kuralı partinin dengelerini nasıl etkiler ve kaçınılmaz sonunun gelmesini hızlandırır mı? Tek dertleri, tek hesapları bu. Milletin iradesi nasıl olsa ceplerinde.

Akıl tutulması

Evdeki hesabın bu olması, çarşıda başka bir hesap görüldüğü gerçeğini değiştirmiyor. Ortada bu kadar yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlık iddiası var ve bunların hiç biri yargı önüne çıkarılmamış ve bir aklanma sağlanmamıştır. İhanet almış başını gidiyor ve bölücü güruh fiili olarak bölünmeyi resmi ve kalıcı hale getirmenin hesaplarını yapıyor. Ekonomi pamuk ipliğine bağlı. Yarın sabah kalktığımızda hangi krizlerle karşılaşacağımızı, kimse tahmin dahi edemiyor. İşsizlik, enflasyon, kalkınma hızı dibe vurmuş durumda. Ülkenin itibarını ayaklar altında. 12 yıllık icraatlarıyla bu tabloyu bu millete reva görenlerin, şimdi hiçbir şey olmamış gibi ve üstelik tamamen tek adamlık hevesiyle Cumhurbaşkanlığı hesapları yapması, bir akıl tutulması değilse neyle izah edilir, bilmiyorum.

Bu zihniyet Cumhurbaşkanı seçemez

Ülkenin hali milleti de büyük ölçüde tedirgin ediyor. 30 Mart seçimlerinde bunun açık ve kesin işaretleri verilmiştir. Bütün devlet imkanlarına, yalanlara, sansürlere, baskılara, rüşvetlere, vaatlere ve tehditlere rağmen, AKP 7 puan birden kaybetmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kömür, makarna rüşvetlerinin ve işten atılma tehditlerinin de işe yaramayacağı ve durumun her geçen gün daha da kötüye gittiği düşünülürse, mahalli seçimlerde alınan yüzde 43’ün korunmasının imkansız olduğu kendiliğinden ortaya çıkar. Akıl, mantık, göstergeler ve gerçekler, AKP’nin bu zihniyetle Cumhurbaşkanı seçmesinin mümkün olmadığını belgeliyor.

Partili Cumhurbaşkanı !

AKP genel olarak bu erimenin ve hatta imkansızlığın farkındadır. Aslında aradıkları bir çıkış yoludur. Partili Cumhurbaşkanı hesaplarının altında yatan sebeplerden birisi başbakanın şahsi hesaplarıysa, diğeri de seçilenin devletin başı olarak her konuda irade kullanacağını yayarak, bu düzenin devam edeceğini millete hissettirmek ve bu yolla bir baskı kurmaktır. Milletvekillerinin hesabı ise bu karambol içinde 3 dönem kuralını kaldırtmak ve kendilerine ikbal hazırlayabilmektir. Bunda mesafe aldıklarını ve çok büyük önem ve anlamlar yüklenen bu kuralın bir anda sıradanlaştığını görüyoruz. AKP için işte bu kadar basittir. Çok büyük anlamlar yüklenen şeyler, duruma ve menfaate göre bir anda önemsiz ve anlamsız hale gelir ve bütün söylenenler yok sayılır.

Çıkmaz yol

Neresinden bakılırsa bakılsın AKP bir çıkmaz yola germiştir ve bu gidişle yolun sonu kriz ve kaostur. Erdoğan’ın hesaplarının tutması durumunda belki kendisi padişahlık yetkileriyle donanacaktır, ama her şartta iki başlılık doğacak, büyük bir yetki çatışması yaşanacak ve çöküş hızlanacaktır. Hesapların tutmaması ve başarısız olunması durumunda ki, bugünkü şartlar bu ihtimalin çok yüksek olduğunu ortaya koyuyor, başka bir panik başlayacak, karşılıklı suçlamalar ve bölünmeler kendiliğinden gelecektir. 30 Mart seçimlerindeki erimenin dalga dalga yayılacağı ve belki de hiç beklenmedik anda AKP’nin darmadağın olacağını söylemek artık çok da büyük bir iddia değildir. Nitekim milletvekilleriyle yapılan toplantıda, tam bu cümlelerle olmasa da, benzer endişeler dile getirilmiş, ANAP’ın akıbeti hatırlatılmış ve mevcut düzenin devam ettirilmesi önerilmiştir.

Seçilememe korkusu

Tam bu noktada, bir başka ihtimale dikkat çekmek istiyorum. Bugün her ne kadar millet iradesini ceplerinde sayarak hesap yapıyor olsalar da, yakın gelecekte kamuoyu yoklamaları ve benzer araştırmalarla işin kolay olmadığının anlaşılması durumunda yüzseksen derece dönüşler olabilir. Başbakanın seçilemeyeceğini anlayınca Cumhurbaşkanı adaylığın vazgeçip bunu bir kahramanlığa dönüştürmesi sürpriz sayılmamalıdır. Sayın Abdullah Gül’ün hesaplarının tutması ve önünün açılması da ancak bu ihtimale bağlıdır.

Kilit parti MHP’dir

Bunlar AKP’nin hesapları. Bir de milletin hesabı var. 30 Mart seçimleri bu hesabı da açık ve kesin şekilde herkesin önüne koymuştur. Aklı başında herkes çok iyi biliyor ki, bugün Türk siyasetinin kilit partisi MHP’dir. Her anlamda belirleyici konumdadır. Son iki seçiminde olduğu gibi, Cumhurbaşkanlığı meselesinin bir krize, hatta kaosa dönüşmeden çözülmesinin yolu, yine MHP’den geçmektedir.

MHP’nin öncelikleri bellidir ve Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli tarafından bir defa daha ve altı kalın çizgilerle çizilerek ortaya konulmuştur. Cumhurbaşkanında olması gereken vasıfları sıralamış ve kimlerin bunun dışında kaldığını açık şekilde ilan etmiştir. Menfaat peşinde koşanlar, özel planlar yapanlar, millet iradesini cebinde görenler için söyleyecek sözümüz yok. Ancak, meselenin bir kaosa dönüşmeden çözülmesini isteyenler için MHP’nin şartları gayet açıktır. Aranan ve istenen eğitimi, birikimi ve geçmişiyle o makama layık, dürüstlüğünden şüphe edilmeyen, milli duruşuyla tanınan ve Türk milletinin çok büyük bir kesiminden onay alacak bir Cumhurbaşkanı’dır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.