Asikurtlar©

Militan Müfterilik!

Militan Müfterilik!
17 Mayıs 2016 - 9:19 'de eklendi ve 4295 kez görüntülendi.

 

 

Kurultay ve delege hesaplarının bizi fazla ilgilendirmediğini, bizim işin sosyolojik yönünden çok tarihi yönüyle ilgili olduğumuzu dünkü yazımda ifade etmiştim.
Hukuk yönü de aslında benim ihtisas alanımın dışındadır; ancak yargı kararları, herkes tarafından anlaşılacak kadar açıktır.
Ben işin daha çok, bir siyasi harekette zor tesis edilen “gelenek” ve zor temin edilen “ahlak” kısımlarıyla ilgiliyim.

Henüz “ideoloji” tarafına da girmedim. Ancak bir tarafta “Ilıcak suyu” öbür tarafta “Sarı Zeybek yoğurdu” varken ben bu karışımdan içilebilir bir ayran çıkmayacağını da biliyorum.
Hala kulağımda “Ne kongreymiş kardeşim!..” sözü yankılanıyor.
Ne kongresi olacak!.. 3.600 şehitli MHP’ye dayatılmaya çalışılan illegal açık hava kongresi…
Bakanını şehit vermiş bir davanın, İl Başkanlarını, İlçe Başkanlarını toprağa vermekten siyasi gündemi takip edememiş bir teşkilatın “toplanamaz” denilen kongresi…
“Ben toplarım” deyince kürsüsüz, sandalyesiz, çeşmesiz, helasız alanlarda kotarılacak alelade bir halk gösterisi değil ki bu…

Yine beynimde: “Eğer ikna olmuyorlarsa daha fazla kalabalık Ankara’ya gelmeye hazırdır!” gibi sözler söyleyen genç arkadaşın “matematiği” yankılanıyor.
İçimden O’na: “Bizim 17 yaşında meydan okuduğumuz Kızılordu’nun sadece yedekleri, Bir Milyon İkiyüz bin kişiydi.” Demek geliyor.
Siyasetin şaşkını, aklı sıra Ülkücüyü Ülkücüyle korkutuyor!..
Olmuyor beyler olmuyor!

MHP ile ilgili kaygılar beslerken haklıydınız. Hepimiz iktidar bile olsak “yarın” kaygısını daima taşıyacağız.
Liderliğini tasvip etmediğiniz bir Genel Başkanla çalışmama kararı alırken haklıydınız. Buna herkesin hakkı ve hürriyeti vardır.
MHP ve yönetimi ile ilgili kaygılarınızı dile getirirken de haklıydınız. Bu da kişisel bir tercihtir.

Ama Ülkücülerin yüreğindeki hassasiyeti, şu daracık siyasete bu kadar hoyratça sokmayacaktınız!
AKP’den PKK’ya, ABD’den Rusya’ya, IŞİD’den kahpe feleğe, yalan dünyaya kadar hepimizin içinde birikmiş olan kini ve nefreti, Çubuk Ovası’nda toplayıp da MHP Genel Merkezine doğru savurmayacaktınız!
Bunu bize “MHP’nin selameti ve ülkenin geleceği” gerekçesiyle açıklayamazsınız!

Eğer, 45 yıl dava adamlığı, 19 yıl genel başkanlık yapmış bir lidere, hayatı “Play Station” Ülkücülüğü de “Counter Strike” zanneden göbellerin küfürlü atar yapmasına sebep olmadan bu işi kotarsaydınız belki size inanırdım!..
Eğer sosyal medyada 7’den 70’e herkesin birbirine sövdüğü, böylece bütün camianın karşılıklı küfür yediği bu rezil süreci, böylesine dayatmış olmasaydınız belki size inanırdım!..
Genel başkan, geleneği korumak için ne demiş olursa olsun!

Eğer MHP’yi, kutsalımızı, başıyla arkası birbirine karışmış yargı sektörünün kapısına düşürme gafletinde bulunmasaydınız belki size inanırdım!
Eğer şaibeli hâkimlerden ruhsat kotararak, çubuk ovasına post yetiştirirken aksine karar veren Ülkücü bir Hakimi “MHP’de görev yaptı” diye HSYK’ya şikayet etmiş olmasaydınız, belki size inanırdım!

Eğer, MHP’den 30 yıl önce ayrılmış, konumunu meşrulaştırmak için de yalan yanlış konuşan bir şahsın MHP’yle ilgili bir iftirasına “külliyen yalan” denildi diye onu babanız gibi koruyup da…
Başbuğun emaneti Devlet Bey’e sayfa sayfa sövülürken sus pus olmasaydınız belki size inanırdım!
Yetim çocukların himmetle teselli bulması, babalarının yerini en yakın akrabalarının bile doldurması imkânsızdır. Velev ki hayatın akışına uygun aksaklıklar yaşanmış olsun!
Şehit yavrularına, bardağın boş tarafını göstererek merhum babalarını da azaba sevk edecek şekilde bu ucuz siyasetin içine girmesine sebep olmasaydınız belki size inanırdım.

Bunların hepsini tabii ki siz yapmadınız!..
Ama bütün bu gönül yıkan ve sabır taşını çatlatan olaylar, Genel Başkanın: “Durun durduğunuz yerde!..” sözüne uymadığınız için yaşandı.
Teşkilatın girdisini çıktısını, sicilini, istihbaratını, ruhunu, mayasını bilen Lider, başımıza neler geleceğini de biliyordu!
Anlamadınız!

Size inanan samimi Ülkücüleri tenzih ederim.
Sizin aşina olduğunuz fakültelerde, strateji enstitülerinde, polis akademilerinde maaşla filan yetişmez Ülkücü…
Doğal bir çilesi, özel bir mayası vardır; kolay pişmez Ülkücü!..
Şimdi delegeyle bir daha konuşun, mahkemeye başvurun, divan kurun, toplanın, dağılın!..
Ama “Ülkücü”yle oynamayın!..

Kimsenin sızlanmayacağı, birbirine sataşmayacağı, suç atmayacağı, sövüp saymayacağı Yargı kararlarına saygılı olun.
İletişim çağı bu… 70’lere 90’lara benzemiyor. “Teşkilat terbiyesizliği” metastas yapıyor!..
Siyasi ahlak çöküntüsü, kanser gibi yayılıyor.
Gençleri bu kutsal çatıya düşman etmeyin; kardeşin kalbini, kardeşe kırdırmayın!
Hayatında Balgat’tan geçmemiş gençlerin “Militan Müfteriliğine” çanak tutmayın!
İyi pişmemiş bir hedef uğruna, teşkilatın bütünlüğünü, camianın ahengini bozmayın!..

Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER