Asikurtlar©

MHP’yi tanzim edemeyecekler

MHP’yi tanzim edemeyecekler
13 Nisan 2016 - 9:07 'de eklendi ve 4076 kez görüntülendi.

 

 

Türkiye’nin bir gerçek gündemi var, bir de sanal gündemi. Milletin yaşadıkları ve ülkenin içinde bulunduğu hazin durum gerçek gündemi oluşturuyor. Hükümet ve hükümet medyası ise tamamen uyutmaya, yanıltmaya ve mevcut yetersizlikleri devam ettirmeye yönelik bir sanal gündemle zihin bulandırmaya uğraşıyor. Bu ülkede neler olup bittiğini anlamak için MHP grup toplantısını mutlaka izlemek gerekiyor.
MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin grup konuşmalarının tamamı haber sayfalarımızda yer alıyor. Biz de imkanlarımızın el verdiği ölçüde bazı hatırlatmalarda bulunmaya çalışıyoruz. Bugün de öyle yapacağız:

CEPHELEŞMENİN ACI FATURASI
İktidar partisi ile ana muhalefet partisi arasındaki hakaret yarışına Cumhurbaşkanı’nın da eklenmesi, üstelik açık taraf haline gelmesi ülkemiz adına üzüntü vericidir. Hâlbuki insanımız gerilimden yorulmuştur. Cepheleşmenin acı faturası her seferinde vatandaşlarımıza çıkmıştır. Kaldı ki Türkiye’nin beka düzeyinde iç ve dış sorunları gittikçe karmaşıklaşmakta, kronikleşmektedir. Meşrutiyet yıllarını aratmayan ucuz söz düelloları, ahlak ve edep yoksunu karşılıklı atışma ve tariz dolu ifadeler aleyhimize olacak şekilde tırmanmaktadır. Türkiye iyi yönetilememenin sancısını her düzeyde hissetmektedir. Ahlak ve adalet bunalımı sürekli kamçılanmaktadır. Devlet adeta sahipsiz, adeta başıboştur.

KİMLİK VE MİLLİ GÜVENLİK
Kırıkkale Silah Fabrikası’nı şaibe altında bırakan söz konusu hainliğin başka ayak ve işbirlikçilerinin olup olmadığını; Türkiye’nin milli güvenliğine zarar verecek benzeri ihanetlerin gerçekleşip gerçekleşmediğini hükümet mutlaka açıklığa kavuşturmalıdır. AKP hükümetinin, milletimizin kimliği aşırılırken ruhu bile duymamış, duysa bile önüne geçememiştir. Kimliksizler için kimliğin bir önemi olmayabilir. Kimliğini kaybetmişler için kimlik bilgilerinin çalınması önemsiz bir ayrıntı olarak da görülebilir. Fakat Türk milletinin milli kimliği, tüm vatandaşlarımızın her birini özel kılan şahsi bir kimliği vardır ve bunlara da el uzatanın eli kırılmalı, göz koyanın cezası verilmelidir.

ABD BU CÜRETİ NEREDEN ALIYOR?
Görüldüğü kadarıyla, ABD, süreç ihanetinin tekrar başlatılması konusunda bir dayatma ve tazyik içindedir. Geçtiğimiz hafta ABD’nin Ankara Büyükelçisi sorunlu açıklamalarını sürdürmüş; PKK’yı şiddet kampanyasına son vermeye, silahları bırakmaya, meşru müzakereyi kabul etmeye aklınca davet etmiştir.
Hemen arkasından PKK’nın Avrupa’daki elebaşlarından birisi, ABD’nin arabuluculuğunu önermiş, PKK’yı ve Türkiye’yi masaya getirsin diyecek kadar hayasızlaşmıştır. Şu işe bakınız ki, Erdoğan ABD’yken arabuluculuk teklifleri ABD’li muhataplar tarafından Türk heyetine iletilmiştir. Geçen hafta, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği bir kez daha vatandaşlarını uyararak; başta İstanbul ve Antalya’daki meydan ve limanlar olmak üzere, turistik bölgelere yönelik inandırıcı tehditler olduğunu duyurmuştur. ABD ne yapmaya, neyin altyapısını kurmaya çalışmaktadır? PKK’yla, eski müzakere ortağı AKP’yi görüştürmek için arabuluculuk teklifinde bulunmaya ne hakkı vardır? Bu cüreti nereden almaktadır?

BARZANİ PKK’NIN TA KENDİSİDİR
Davutoğlu Finlandiya’da seyahati esnasında diyor ki, “PKK, Erbil’deki yönetimi tehdit ederse bu tehdidi bize yapılmış sayarız.” Başbakan’a inanan olursa, Türkiye’nin terör gibi bir sorunu olmadığını, 20 Temmuz 2015’den bu tarafa 400’ü aşkın şehit haberinin gerçek dışı olduğunu düşünecektir. Sayın Davutoğlu, Serok oldun, hadi bunu anladık diyelim. Milliyetçilikle hesaplaşma vakti geldi dedin, bundan da şimdilik yakayı kurtardın sayalım. Ama Mehmetçik katili Barzani’ye siper olduğunu, böylelikle Serokluktan çürüklüğe, buradan da peşmerge zabitliğine geçişini nasıl yok sayacak, nasıl görmezden geleceğiz? Sayın Başbakan, sana mı kaldı Barzani’yi korumak? Sana mı düştü peşmergeyi kollamak? Türkiye’ye ölüm saçan fitneye destek vererek nereye varmak istiyorsun? Aklının bir köşesinde Irak’ın kuzeyinin peşmergeye, Suriye’nin kuzeyini PKK’ya teslimi mi vardır? Bunun Türkiye’nin yıkımına yol açacak dört parçalı Kürdistan’a davetiye çıkarmak olacağını hala anlamıyor musun? Davutoğlu bilmiyorsa söyleyeyim, Barzani PKK’nın ta kendisi, bölücülüğün markası, ihanetin kanlı yüzü, Türk milletinin dostane görünümlü karanlık hasmıdır.

MHP’Yİ TANZİM EDEMEYECEKLER
Samimiyetle ifade ediyorum, Tüzük Kurultayı için imza veren her kardeşim benim için değerlidir. Hepsinin iradesine saygı duyuyor, taleplerini biliyor ve anlıyorum. Anlamadığım, asla da anlamayacağım ön plandaki çığırtkanlar, MHP’yi bir plan çerçevesinde etkisizleştirmek, bağımlı ve pasif hale getirmek isteyenlerdir. Bunlar kırk fırın ekmek yeseler, ağızlarıyla kuş tutup dağları titretseler yine de MHP’yi kafalarına göre tanzim edemeyeceklerdir. Çünkü bu davanın hamuru şehit kanıyla yoğrulmuştur. Ve ülkü sancağı emin ve ehil ellerdedir.

TESLİM EDECEĞİMİZ BAYRAK YOK
Hani iktidar bizim menfaatimize olmak üzere yargıya müdahale edecekti? Hani mahkemenin lehimizde karar vermesi için gerekli girişim ve teşebbüslerde bulunulmuştu? Bu ucubeler, MHP’yi defalarca sırttan hançerleyen, başka başka kapılarda gezip de hak iddia edenler nereye gitmiştir? Saraya 25 bin kişiyle yürüme iddiasında bulunanlar, düne kadar partimizin başarısı için kılını dahi kıpırdatmayanlar dilini mi yutmuştur? Bizim paralele teslim edecek bir partimiz yoktur. Bizim Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in ülkü ve hissiyatını yürekten sahiplenmeyenlere teslim edeceğimiz bir bayrak da yoktur. Eğer istenen büyük kurultay ise, bu yılın Ocak ayında Merkez Yönetim Kurulumuzun kararıyla belirlenen 18 Mart 2018 tarihini herkes sabırla beklemelidir. Bunun dışında olağanüstü kurultay yoktur, yapılmayacaktır. Hiç kimse boş yere el ovuşturmasın, bulanık suda balık avlamasın. Bizde inecek sancak, devredecek miras, üzeri çizilecek hatıra yoktur. Biz de tertiplere tamam diyecek acziyet görülemeyecek, kalemizi içten düşürecek adımlara geçit de verilmeyecektir.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER