SON DAKİKA

BARAJ…

Gündem Yazıları

Milliyetçi Hareket

Gündem Yazıları

MHP’yi CHP’lileştirmeye çalışmak zavallılıktır

Bu haber 31 Ekim 2012 - 12:42 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Ortada makul ve mantıklı hiçbir sebep yokken, MHP’de bir genel başkanlık sorunu varmış gibi rüzgar oluşturulmaya çalışılmasının temel sebebi, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve sonrasındaki değerlendirmelerle bir defa daha ortaya çıkmıştır. “Bir defa daha” dememin sebebi, benzer oyunların daha önce de oynanmış olmasıdır. Seçimlerden önce yatak odalarına niye girildiyse, MHP’yi baraj altında bırakmak için şeytani planlar niçin yapıldıysa, bugün yaşananlar da o yüzdendir. Aynı süreç devam ettiriliyor.

Yok edemediler dönüştürmek istiyorlar

MHP’den rahatsızlığın sebebi gayet açıktır. Bugün üniter yapının ortadan kaldırılmasının, milli devletin yok edilmesinin, eyalet sistemiyle birlikte ülkenin bölünme sürecine sokulmasının önündeki tek ve aşılmaz engel MHP’dir. MHP bugünkü anlayışıyla, bugünkü iradesiyle, bugünkü lideriyle, bugün izlediği politikalarla devam ettikçe bu engelin aşılması hiçbir şartta mümkün değildir. O halde yapılacak iki şey vardır. Ya MHP’yi yok etmek veya MHP’yi dönüştürmek. Yok etmeyi denediler ve bunun imkansız olduğunu gördüler. Şimdi dönüştürmeye uğraşıyorlar. Bunu önce CHP’de deneyip sonuç aldıkları için, daha ümitli, daha gayretliler.

CHP ile aynı safa geldiler

MHP’yi CHP’lileştirme yeni değildir, ama şimdiye kadar hep çaktırmadan götürmeye çalışıyorlardı. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve sonrasında yaşananlarla ifşa olmuştur. Bu ifşaatı önce değişim güruhunun yazılarında ve manşetlerinde gördük. CHP ile aynı tarafta olmakta bir sakınca görmedikleri gibi, bir de alkış tuttular. Bu da yetmedi MHP’yi hedefe oturttu, ülkücü ve milliyetçi düşmanı Aydınlık maskeli karanlıklarla aynı safa girdiler. MHP meydanlarda olmalı, CHP’ye destek vermeli ve ortalığı ayağa kaldırmalıymış.

AKP’nin istediği de bu

Bu tam da AKP’nin istediği MHP’dir. O zaman işleri ne kadar kolaylaşacak, hedeflerine ulaşmakta ne kadar hızlı yol alacaklar. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dünkü grup konuşması tamamen bunun üzerine kurulu değil miydi? CHP yine her zaman olduğu gibi imdadına yetişmedi mi? Dokunamadığı, etrafından dolaşsa da hücum edemediği tek parti MHP kaldı. Eğer MHP’yi CHP’lileştirmek isteyenlerin beklediği olsaydı, emin olun asıl o zaman AKP yapacaktı. CHP, MHP, BDP aynı kefeye konacaktı ve hepsine birden veryansın edilecekti. Nitekim seçim öncesinde aynı şeyi yapmadılar mı? Böylece oyunun iki tarafı da tamamlanacak ve yıkım planının önünde hiçbir engel kalmayacaktı. Şimdi CHP ve BDP’nin yaptığı gibi bir taraf zemini hazırlayacaktı, AKP’de gereğini yapacaktı.

Nasıl da birbirlerini tamamlıyorlar

Kurultay da aday olanların söylem ve taktiklerine bakın, sonra dönün CHP’ye ve AKP’ye dikkat edin. Nasıl birbirlerini tamamladıklarını hayretle göreceksiniz. Bu durum aynı zamanda MHP’de niye bir genel başkanlık sorunu varmış gibi bir hava oluşturulmaya çalışıldığının da izahıdır. İşte bu yüzdendir ki, “4 Kasım kurultayı bir parti meselesi değil, bir ülke meselesidir” diyoruz. İşte bu yüzdendir ki, bu ülkenin bölünmez bütünlüğünden yana olanların yanlış yapmaya hakkı olmadığını söylüyoruz. İşte bu yüzdendir ki ülkücü ve milliyetçi iradenin tarihi bir sınavdan geçtiğinin idrakinde olduğunu görüyoruz.

Hiç kimsenin gücü yetmez

Partili veya partisiz aklı başında olan herkes bunu görüyor ve söylüyor. “Aman dikkat edin, bu oyuna gelmeyin, bu kaleyi kaptırmayın’ diyen yüzlerce mesaj alıyoruz. MHP’nin değişmesi, dönüşmesi demek bu ülkenin sonu demektir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. MHP varlık sebebine uygun olarak, bu ülkenin bölünmez bütünlüğünün teminatıdır. Haliyle politikaları da bunun üzerine kuruludur. Bunu değiştirmeye ve dönüştürmeye hiç kimsenin gücü yetmedi ve yetmeyecek.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.