Asikurtlar©

MHP’ye Yönelik Algı Taşeronluğu!

MHP’ye Yönelik Algı Taşeronluğu!
18 Eylül 2015 - 19:48 'de eklendi ve 4027 kez görüntülendi.

1969 Seçimlerinde Türkiye genelinde aldığı 275 bin oyla ve % 3’le siyasi hayatına başlayan MHP, anarşi, terör ve 12 Eylül darbesine karşı ilkeli duruşuyla geçirdiği 30 çetin seneden sonra 1999’da % 18 civarında oy alarak iktidar ortağı olmayı başarmıştır.
Türk siyasi tarihinden eşi benzeri görülmeyen bu yükselmenin şehit kanlarıyla yazılmış bir destan olduğundan kimsenin şüphesi yoktur.
1999’dan sonra Türkiye dış kaynaklı bir operasyona maruz kalmıştır. Önce iktidar partisi DSP parçalanmış; erken seçim mecburiyeti hasıl olmuştur.
Nevzuhur bir “Genç Parti” lahmacunlu konserli kampanyaların zoruyla % 7 oy almış, düşük katılımlı 2002 seçimlerinde % 34,28 oy alan AKP, meclisin % 66’sını teşkil eden 363 Milletvekili çıkarmıştır.
Bu aritmetik göstergelerin ancak, NATO üyelerine mahsus bir bahar, bir turuncu devrim, bir sivil darbe olarak yorumlanması gerekir.
Çünkü AKP’nin mucizevi direksiyon hamleleriyle girdiği bu yolda, sermayenin dönüştürülmesi, havuz medyasının oluşturulması, orduya kumpas, Kürt hakları, PKK’nın okşanması, devletin ruhuyla, anayasadaki Türklükle kavga edilmesi gibi tarihte eşi görülmemiş karamboller yaşanmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri gibi caydırıcılığından kimsenin şüphe etmediği bir mekanizmanın gözünün içine baka baka yüzlerce subayın, onlarca generalin hapse atıldığı bir süreçte MHP’nin, omurgalı duruştan uzaklaşmadan oylarını sürekli artırarak barajdan uzaklaşması tarihi bir başarıdır.
Çünkü bu süreçte MHP, Dünya siyaset tarihinin en çirkin kumpasıyla karşı karşıya kalmış ve 2004’teki Yerel Seçimlerde % “10,45” 2007’de % “14,27” olan ve 2009 Yerel Seçimlerinde % 16,27’ye çıkarak geri gelen olan oylarını, 12 Haziran 2011’de ancak % “13” seviyesinde koruyabilmiştir.
30 Mart 2014 yerel seçimlerinde Belediye Meclis Üyeliği sandık verilerine göre % “17,82” oy alan MHP’nin 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinde aldığı oy oranı % “16,45”tir.
Mahalle’nin bir pamuk deposu gibi içten içe yandığı “çözüm süreci” atmosferinde yapılan 7 Haziran seçimleri öncesinde ve sonrasında, MHP’nin 46 yıllık şanlı bir mücadelesini ve hangi badireleri atlatarak bu seviyeye gelmiş olduğunu hesaba katmayan bazı şom ağızlardan baraj edebiyatı yapılmaya başlanmıştır.
2002’de kumpas, 2011’de izinsiz dinleme rezaletinden kaynaklanan düşüşlere bakarak MHP’yi rencide etmek üzere “baraj altı” muhabbeti yapılması, şüphesiz utanç verici bir siyasi ahlaksızlıktır:
Bülent Arınç: (20 Şubat 2013) “Eğer süreç başarılı olursa MHP barajın altında kalabilir. Çünkü Türkiye’de herkes barış istiyor, gözyaşlarının dinmesini istiyor.”
Muhsin Kızılkaya: (3 Haziran 2015) “MHP de barajın altında kalacak… MHP’nin baraj altında kalmasına HDP’liler çok üzülecek.”
7 Haziran’dan Sonra…
Emre Uslu: (18 Haziran 2015) “MHP, koalisyondan sonra baraj altında kalır!”
“Son anda bir pürüz çıkmazsa AKP- MHP koalisyonu tamam gibi. Koalisyonun tamam olduğunu MHP’lilerin giderek artan oranda havuz medyasında görünür olmasından da anlıyoruz.”
Sırrı Süreyya Önder: (1 Temmuz 2015) “MHP Baraj altında kalır!”
Sırrı Süreyya Önder, olası bir erken seçimde yüzde 20′nin altına düşmeyeceklerini söyledikten sonra, MHP hakkında da bir öngörüde bulundu. Önder, “bir erken seçim olursa ve MHP bu tutumunda ısrar ederse baraj altında kalır” dedi.
Muharrem İnce (6 Temmuz 2015) “MHP baraj altında kalabilir!”
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, TBMM Başkanlığı seçimlerinde geçersiz oy kullanması sebebiyle “MHP’nin seçim barajını aşamayabileceğini” öne sürdü.
Sinan Oğan: (24 Ağustos 2015) “MHP baraj altında kalabilir!”
“MHP’nin işi zor ama bir o kadar da kolay. MHP ve diğerleri şeklinde bir ayrıştırmayı gerçekleştirirse ki bu büyük bir enerji, ciddi bir strateji ve kadrolar gerektiriyor. Bunu başarabilirse yani 1999’daki sürprizi yakalayabilir. Ama yapamazsa da 2002′ deki hezimeti yaşayabilir.”
MHP, hançer darbeleriyle ve global kumpaslarla sendelemesine rağmen oylarını sürekli artıran omurgalı bir dava partisidir.
Keçecizade Fuat Paşa’nın batılı diplomatlara karşı Osmanlı Devleti’ni tarif ederken kullandığı sözlerle konuşursak:
“Günümüzün en güçlü partisi Milliyetçi Hareket Partisidir. Çünkü yıllardır siz dışardan biz içerden yıkmak için çalıştığımız halde hâlâ sapasağlam ayakta durmaktadır.
MHP için yapılan “baraj altı” muhabbetinin “algı mühendisliği” gibi bir değer bile yoktur.
Ucuz bir “temenni” veya “maksatlı öngörü” olduğu açıkça sırıtan bu beyanlar, olsa olsa “algı taşeronluğu”dur!
Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER