Asikurtlar©

MHP’YE YENİ HAÇLI SEFERİ

MHP’YE YENİ HAÇLI SEFERİ
30 Ağustos 2015 - 12:43 'de eklendi ve 4301 kez görüntülendi.

Değerli dostlar, geçen hafta Pazar günü yayınlanan ”SİYASETTE AHİR ZAMAN VE DEVLET BAHÇELİ” başlıklı yazımda; Türk siyasetinin AKP döneminde ahir zamanını yaşadığını, halen yaşamaya devam ettiğini ve bu dönemde birbiri ile yer değiştiren kavramlar arasında, milli çıkarlar ile şahşi çıkarlarında yer aldığını ifade etmiştim.

 

Seçim hükümetinin kurulmasıyla ilgili yaşanan son gelişmeler, söz konusu yazımda ki tespitlerime adeta nazire niteliğindedir.

Seçim hükümeti, üzerindeki vesayet sebebiyle, koalisyon hükümetinden kaçarak milli iradenin 7 Haziran’da verdiği kararı hiçe sayan AKP ve üzerindeki vesayetin muhalefete bir dayatmasıdır.

 

 

Bu dayatmayı kabul etmeyen ve en başından beri seçim hükümetinde yer almayacaklarını açıklayan MHP ve CHP’nin bu kararı ortada iken, MHP’li ve CHP’li isimlere bakanlık teklif yapan AKP, siyasi ahlaktan yana nasipsiz olduğunu bir kez daha göstermiştir.

 

Bu davranış, Türkiye’yi kaset siyaseti ile tanıştıran AKP’nin fıtratına elbette uygundur. Tuğrul Türkeş’in bakanlık teklifini kabul etmesi ise, AKP’nin yine fıtratında bulunan, muarızlarını tehdit ve teklifle sindirme veya yanına çekme anlayışı ile bir alakası var mıdır ya da yok mudur bunu zaman gösterecektir.

 

Ancak, Vatan Gazetesi’nden Murat Çelik’in, ” Türkeş : Devlet sahipsiz kaldı” başlıklı yazısından öğrendiğimiz üzere, Tuğrul Türkeş’in, kendisine resmi olarak bakanlık teklifi gelmeden önce konuyla ilgili olarak Murat Çelik ile yaptığı telefon görüşmesinde, ” Herşey tamam ama devlet de sahipsiz kaldı” ifadesini kullanarak, kendisine yapılacak bakanlık teklifine evet diyeceğinin sinyalini vermesi, olayın arka planına yönelik ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır.

Bu noktadan anlaşılıyor ki, Tuğrul Türkeş AKP’nin kendisine bakanlık teklifi yapacağını önceden biliyordu. Seçim hükümetinde yer almayı kabul edeceği için MHP ve Ülkücü camiadan gelecek tepkiye karşılıkta, ” Devlet sahipsiz kaldı” gibi komik bir gerekçe öne sürdü.

 
Tuğrul Türkeş, iradesini Öcalan ve PKK terör örgütüne ipotek etmiş olan HDP’nin de yer alacağı ve HDP’nin sırtını dayadığı PKK terör örgütünü açılımlarla, sözde çözüm süreciyle hortlatıp güçlendiren, alan kazandıran, böylelikle de HDP’nin bugünkü konuma gelmesinde en büyük pay sahibi olan ve Türk devletini çadır devletine dönüştüren AKP’nin başını çekeceği bir seçim hükümetinde devlete nasıl sahip çıkacaktır, çıkabilecek midir, hep birlikte göreceğiz.

Tuğrul Türkeş’in, bir dayatma olan ve PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP’nin de bulunacağı seçim hükümetinde yer almayı kabul etmesi, tıpkı 2011 yılındaki seçimlerde olduğu gibi MHP’ye karşı oynanan yeni bir oyunun ilk sahnesidir.

 

Çünkü, 1 Kasım’da yapılacak erken seçim, tam anlamıyla AKP – MHP seçimi olacaktır. Düşünecek olursak; AKP’nin güneydoğuyu PKK terör örgütünün filli hakimiyetine bırakması sayesinde, 7 Haziran’da olduğu gibi HDP silahın gölgesinde yeniden barajı aşacaktır. Zira bölgede PKK terörünün filli hakimiyeti halen devam etmektedir.

 
Erken seçimde CHP’nin alacağı oy ise, hemen hemen 7 Haziran’a yakın bir oranda olacağı görülmektedir. HDP ile Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında bayrak yarışına giren AKP, bu yarışı milliyetçi oyları devşirerek kazanmaya amaçlamaktadır. 7 Haziran seçimlerinin propaganda sürecinden bu tarafa, AKP cenahının milliyetçiliği ayaklarının altından alıp, söylemler üzerinden baş tacı yapmalarının sebebi budur.

 

 

AKP bu şekilde, hem 7 Haziran’da yaşanan AKP’den MHP’ye oy geçişini 1 Kasım seçiminde önlemeyi, hem de MHP’den oy devşirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç, BOP kapsamında ülkemize biçilen Yeni Türkiye kimliğinin önündeki en önemli engel olan MHP’ye karşı yeni tuzaklar kurulmasını şart kılmaktadır. Tuğrul Türkeş’te, MHP’ye karşı tezgahlanan bu yeni oyunda figüran olarak yer almaya evet demiştir.

Görünen o ki; önümüzdeki süreçte Türkiye’nin gündeminde, MHP üzerine sahlenen oyunlar önemli bir yer teşkil edecektir. 2011 yılında AKP’nin MHP’yi baraj altında bırakma oyunu ters tepmiş ve Ülkücüler partisine daha çok sahip çıkmıştı.

 

AKP’nin bakanlık teklifini kabul eden Tuğrul Türkeş’e Ülkücülerin destek vermemesi ve bu durum vesilesiyle Ülkücülerin yine partilerine sahip çıkması, bu oyunun da anında ters tepmesiyle sonuçlandı.

 

MHP’ye karşı hangi oyun tezgahlanırsa tezgahlansın, 7 Haziran’da olduğu gibi AKP’den MHP’ye oy akışı devam edecektir. Zira Ülkücüler, daha önce defalarca bozdukları Bizans oyunlarına yabancı değildir ve MHP üzerine yola çıkan yeni haçlı seferine karşı da hazırlıklıdır. Tarih, bu siyasi haçlı seferinin de, yine Ülkücülerin göğsüne çarparak eridiğini kaydedecektir.
Ve tarih, kimilerini milli çıkarlar yerine şahsi çıkarları tercih etmesiyle, Başbuğ Türkeş’in evlatlarını, yani Ülkücüleri ve bilge lider Devlet Bahçeli’yi ise, şahşi çıkarlarını Türkiye’nin ve Türk milletinin çıkarlarında görmesiyle yazacaktır.
Fatih ERGİN

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER