Asikurtlar©

“MHP’siz bir Türkiye” hayal edenlerle, “Ülkücüsüz bir MHP” kurgusu düşleyenler aynı odaklardır

“MHP’siz bir Türkiye” hayal edenlerle, “Ülkücüsüz bir MHP” kurgusu düşleyenler aynı odaklardır
07 Ocak 2016 - 19:50 'de eklendi ve 6287 kez görüntülendi.

Bilindiği üzere Türkiye’miz, Cumhuriyet tarihinin en ağır şartlarıyla yüzyüzedir. Siyasi iradenin stratejik sığlığı, dışarıda Türkiye’yi; emperyal oyun kurucuların ‘bahşettiği’ alana hapsetmiş gözüküyor.

Dış siyasetteki alan kaybını içeride alan genişleterek telafi etme peşindeki siyaset kurumu, gittikçe bireyin alanını daraltıyor.

Sosyal alana, hukuki alana, ahlaki alana müdahaleyi siyasal hak olarak görüyor.

Çözüm süreci safsatasıyla iyice palazlanan terör, insanımızın kardeşlik duygusunu, güven duygusunu, YARIN duygusunu zedelemiş bulunuyor.

Türkiye’miz,bir yandan; içerde tezgâhlanan bu ‘Kan Oyunu’nun problemleriyle uğraşırken, bir yandan da dışarıda; Ortadoğulu reflekslerin iğdiş ettiği kadük bir mezhepçilik sahasına çekilmek isteniyor.

Türk Milleti, elbette ki milletimizin ayrışması üzerine oynanan bu oyunun senaristini tanıyor, figüranlarını biliyor. Çalınmak istenenin kendi geleceği olduğunu görüyor.
İşte Türkiye’nin kaderiyle Türk Milliyetçilerinin kaderi tam da bu noktada kesişiyor. Kesişiyor, zira Türk Milleti biliyor ki; insanımızın istikbal endişesi taşıdığı günlerde bile; MHP, ümidin ve güvenin kaynağı olmuştur.

Milletimiz, her Ülkücünün birbiriyle kucaklaştığı, her Ülkücünün elele ülküsünü kucakladığı bir MHP’nin, Türkiye’nin GELECEĞİ olduğunu görüyor, anlıyor, güvenini tazelemek istiyor.

Milletimiz, yine biliyor ki; “MHP’siz bir Türkiye” hayal edenlerle, “Ülkücüsüz bir MHP” kurgusu düşleyenler aynı odaklardır.

Ülkemizin sigortası olan Ülkücüleri ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, itibarsızlaştırmanın; aslında TÜRKİYE’nin itibarsızlaşması, ayrışması anlamına geldiğini görüyor.
Ancak yine görüyor ki;
MHP’nin siyasi coğrafyamızdaki yeri, Ülkücü Hareket’in mücadele ihtişamının karşılığı değil…
Bugün; Ülküdaşlık hukuku zedelenmiş bir MHP’nin kimlerin işine yaradığını elbette biliyoruz, tenkit üzerine yapılacak siyasal kurguların; bizi, yalnızca kurguyu yapanların oyunlarına ortak edeceğini de…

İşte tam da burada her Ülkücünün omuzundaki yük artıyor, istenen bedel çoğalıyor.

Açık yüreklilikle söylemek gerekiyor ki; bugün MHP’nin meselesi isimler üzerinden bir değişiklik meselesi değildir. Merkez karşıtı muhalifler meselesi hiç değildir.
Bugün asıl meselemiz; yaratılıştan varoluşa, kadim değerlerimizden bugüne, bilgi ve akıldan yarına bir köprü kurabilmektir..,

içinde insan olmayan, içinde sevgi olmayan, içinde adalet olmayan ve demokratik olmayan hiç bir değere itibar etmeyen bir GELECEK TASAVVURU’dur.

Her Ülkücünün şahsiyetli bir birey olarak katılacağı bir yönetme geleneği oluşturmak ve istişare odaklı, her Ülkücünün gönül onayını almış bir ‘YARIN’ projeksiyonunu ortaya koyabilmektir.

Bu vesileyle, tenkit sahası içinde suç ve suçlu aramaktansa, her Ülkücünün gönül rızasını almış bir medeniyet telakkisini TEBLİĞ ETMEYİ daha çok önemsediğimizi belirtmek isterim. İnanıyorum ki..; birikimleri, liyakati, mücadele geçmişi ve inanç kumaşı ile her Ülkücü bu gönül seferberliğinde BAYRAKTARLIK yapmayı hakediyor.

Binlerce vatan evladının canıyla, kanıyla, gönlüyle beslediği Hareketimizi yönetenlerin; kirli hiçbir siyasetin uygulayıcısı olmayacakları konusundaki samimiyetini biliyor,

Ülkücü iradenin önünü açacaklarına inanıyor ve diyorum ki;

Milli Mücadele geleneğinden gelen bir ailenin çocuğu olarak,

Türkiye Sevdasının bedelini ödemiş bir ailenin ferdi olarak,

Türkiye için değer üretmenin senelerce hazzını yaşamış Süleyman Servet Sazak olarak,

gelişmelerin kaçınılmaz kıldığı muhtemel Kurultay’da, acizane; bu GÖNÜL SEFERBERLİĞİ’nin bileşeni olarak; omuzumdaki yükü biliyor, üzerime düşeni yapmaya hazır olduğumu beyan ediyor, omuz omuza başaracağımıza inanıyorum.

Süleyman Servet SAZAK

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER