Asikurtlar©

MHP’NİN TUTUMU NEDEN ÖNEMLİDİR?

MHP’NİN TUTUMU NEDEN ÖNEMLİDİR?
21 Ağustos 2015 - 19:46 'de eklendi ve 4429 kez görüntülendi.

7 Haziran Genel Seçimleri bir partinin tek başına iktidara gelmesini sağlamamıştır. Dolayısıyla bir koalisyon gerekliliği ortaya çıkmıştır. Başka bütün demokratik ülkelerde ayakta alkışlanacak, saygıyla karşılanacak bir tutumla MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli koalisyonu; ülkenin problemlerine yakın çözümler sunan AKP, CHP ve HDP arasında kurulması gerektiğini kendilerinin bir nev’i iktidar ortağı olabilme hakkından feragat ettiğini açıklamıştır.

 
İşte kızılca kıyamet bu andan itibaren kopmuştur. MHP ile yolları asla kesişmeyen/kesişmeyecek siyasiler, köşe yazarları MHP’nin iktidar ortağı olması yönünde fikir beyan etmede adeta yarışışlardır.

 

 

Hâlbuki gerek “Çözüm Süreci” dedikleri ihanet projesinde gerekse birçok ekonomik ve kültürel konularda neredeyse tıpatıp aynı düşünen partiler kendi aralarında koalisyon kuramaya çekingen davranmışlardır.

 
Şimdilerde tekrar başlatılan “Bahçeli her şeye hayır dedi” algısı ve kara propagandası yayanlara cevabımız; Bahçeli, Milli haysiyete, Anayasanın ilk dört maddesine, namuslu olmaya, helal kazanmaya evet demiştir!

 
Hakikat ortadadır; MHP koalisyon kapılarını kapamamış ve art niyet taşımayan ve kendinden şüphesi olmayan bir siyasi partinin kabul edebileceği koalisyon ön şartlarını açıklamıştır. Nedir bu şartlar açıklayarak değerlendirelim:

 

1. Başarısızlığa uğrayan çözüm sürecinden vazgeçilecek.

Neredeyse terörün başladığı günden bu yana uygulanan yöntemlerin terörü bitirmek yerine terörü beslediğini defalarca dile getiren MHP, kendi çözümünü de defalarca dile getirmiştir.

 

 

Türk milletini ve devletini aşağılayan uygulamadaki güya “çözüm süreci” tamamen kaldırılmalı Türk Devletinin onurunu zedelemeyecek yöntemlerle terörle mücadele edilmeliydi.

 

İktidarda bir gün daha fazla kalmak için yapamayacağı hiçbir çılgınlık olmayan AKP tam da görüşmeler sırasında dağları taşları bombalayarak, onlarca şehit vererek güya “süreci” rafa kaldırdığını ispata kalkmıştır. Bunda samimi olduklarını ispatlamanın tek yolu MHP’nin teklifini kabul ettiklerini kamuoyuna açıklamalarıydı.

 

 
Ya da politik bir dille “mevcut süreç yerine muhtemel ortağımızın hassasiyetine göze alarak birlikte oluşturacağımız yöntemlere başvuracağız” açıklaması yapılabilirdi. MHP önceliklerini açıkladığı halde AKP her ne hikmetse önceliklerini açıklamaktan hep çekinmiştir. Basın ve bazı çevreler nedense bunu görmezden gelmiştir.

 
2. 17-25 Aralık soruşturmalarının önü açılarak adalet karşısında aydınlığa kavuşturulması.
Üzerine suç atılı bir siyasi oluşumla dünyada hiçbir diğer siyasi yapı ortak olmayı tercih etmez. MHP, AKP’ye bu şekilde aklanma şansını bir kez daha sunmuştur. Eğer bir suçluluk duyguları yoksa bu maddeden çekinmelerine gerek yoktu.

 

 

Zira kabul etmeleri durumunda Türkiye umuda, temizlenmeye, yeni ufuklara yepyeni bir sayfa açabilirdi. Ancak AKP bu şart hakkında da kabul edip etmediğine dair açıklama yürekliliği gösterememiştir.

3. Cumhurbaşkanın anayasal sınırlar içine çekilmesi.
Adeta hükümeti yönetir bir görünüm sergileyen Cumhurbaşkanı’nın anayasal sınırlar dışında demokratik ahlak ve ilkelere uymayan davranışı hem ülkemizde hem de ülke dışında demokrasimiz hakkında olumsuz bir görüntü vermektedir.

 

Ayrıca bu durum demokratik yarışı tehlike sokmakta mevcut iktidar adeta iki iktidar gücünü arkasına alarak yarışmaktadır.

 

Demokratik bir terbiyeyi içine sindirmiş ve art niyeti olmayan bir partinin bu şartı kabul etmemesi hiçbir sebep yoktur. AKP bu şartı da kabul edip etmediğini açıklama yürekliliği gösterememiştir. Aynı zamanda, ne hikmetse yandaş siyasilere ve gazeteler de bu konuyu irdele(ye)memişlerdir.

4. Anayasa’nın ilk dört maddesi değiştirilemez.
Türk Devleti’nin ve Milletinin adeta birlik taşı olan bu maddelerin değişmezliği konusu MHP’nin yıllardır savuna geldiği maddelerdir. Nedir bu maddeler özetleyelim:

Türkiye Cumhuriyetinin; Devletin Bütünlüğü, Resmi Dili, Bayrağı, Milli Marşı ve Başkenti Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Türkiye bir cumhuriyettir vs.
Bunlardan kim rahatsız olabilir ki? AKP eğer anayasanın bu maddelerinden rahatsız değilse açıkça bunu deklare eder bu maddeleri değiştirmek gibi asla bir niyetimiz yok derdi.
Şimdi bütününe geldiğimizde AKP’nin, MHP’nin öne sürdüğü bu dört şartın hiçbirini kabul etmediğini görüyoruz. Zira içlerinden birini veya birkaçını kabul etseler dahi üzerlerine yamanacak bu suçu önlemek için açıklamalarında en azından “bu konuda MHP ile aynı görüşleri taşıyoruz ama şu maddelere de katılmıyoruz” diyebilirdi.

SONUÇ
AKP art niyetlidir. MHP’yi kendileri karıştırarak iktidar büyüsüne kapılıp her şartı kabul edeceğini düşünmüş, yanılmış ve yenilmiştir. AKP kucağında patlayacak “çözüm süreci” bombasını, MHP’nin kucağına atma projesi tutmamış yer ile yeksan olmuştur.
MHP almış olduğu yüzde 16 oyla ve izlediği kararlı politikasıyla sözde açılım sürecini bir daha çıkmamak üzere gömmüştür.

MHP birilerinin gayrı meşru politik tutumuna şahsi ikbal uğruna meşruiyet sağlayacak siyasal araç olmadığını ve bir değerler manzumesi olduğunu ortaya koymuştur.
MHP’ye karşı oluşturulan olumsuz algının mimarı malum malum medya grupları ve algı yöneticileri MHP nin 46 yıllık siyasi duruşunu ve çizgisi anlamak istenmemektedir. Görmeleri gereken asıl konu seçim meydanlarında 400 vekil isteyenlerin 7 Haziran seçim sonuçlarından bugüne seçimi tekrar ettirmek için ortaya koydukları çaba olmalıdır.

Doç.Dr.Ruhi ERSOY

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER