Asikurtlar©

MHP’DEN BAŞKA KİMİN VAR TÜRKİYEM?

MHP’DEN BAŞKA KİMİN VAR TÜRKİYEM?
11 Ekim 2015 - 11:14 'de eklendi ve 4298 kez görüntülendi.

7 Haziran seçimleri sonrasındaki TBMM’nin 25. Yasama dönemi, 1 Kasım’da yapılacak olan erken seçim nedeniyle gelmiş geçmiş en kısa dönem olarak Türk siyasi tarihine geçecek. 25. Dönem, AKP ve üzerindeki saray vesayetinin bir eseri olarak en kısa dönem olsa da, Türkiye’de bu süreçte ibretlik ve manidar birçok siyasi gelişmeye şahit olmuştur.

 

7 Haziran’dan bu tarafa yaşananlar sayesinde;

AKP nezdinde ” Milli İrade ” kavramının, tek başına iktidarda kaldıkları sürece önem arz ettiğini,
On üç yıllık iktidarları boyunca, çözüm süreci denilen yıkım sürecinden muhatap kaldıkları akçeli işlere kadar, köşeye sıkıştıkları birçok konuda milli irade kavramını kendine kalkan yapan AKP’nin milli irade ile savaşa girdiğini ve demokratik bir ülkede bir siyasi partinin nasıl milli irade ile savaşabileceğini,

 

AKP’nin, muhalefete düşmek şöyle dursun, başka bir parti ile iktidarı paylaşamayacak kadar bataklığa saplandığını,
AKP’nin, kendi öz evladı olan ve Türkiye’nin milli birliğini tehdit eden bir zihniyete sahip HDP’yi kendi iktidarının bekasını tehdit ettiğinde nasıl üvey evlat ilan ettiğini, ancak buna rağmen AKP’de ki Öcalan sevgisinin sonsuzluğunu,
Çözüm Süreci denilen safsatanın, bizzat bu sürecin mimarlarının ifadeleri ile PKK terör örgütüne nasıl yardım ve yataklık işlevinde bulunduğunu,

AKP’nin on üç yıldır uyguladığı gayri millî politikaların neticesinde, ülkemizin vatanına ve milletine bağlı insanlarının, terörü ve terörün siyasi uzantılarını yeniden var eden ve güçlendiren AKP’den kurtulmak için PKK terör örgütünün siyasi uzantısı, AKP’nin siyasi yavrusu olan HDP’ye muhtaç bir hale getirildiğini,

Türklüğü alt kimlik olarak gören ve Türk ırkı yoktur anlayışında olan AKP ve üzerindeki vesayetin, söz konusu iktidarlarının bekası olduğunda milliyetçiliği ayaklar altından alıp baş tacı yapabildiklerini,
AKP’nin doğurduğu HDP’ye bakıcılık görevi için CHP’nin nasıl aşk ile yandığını,

Cumhuriyeti kuran parti olan CHP’nin, AKP ile HDP arasında BOP kapsamında yaşanan bayrak yarışında HDP’nin yanında saf tuttuğunu ve cumhuriyeti yok etme projesinde bilerek ya da bilmeyerek nasıl rol üstlendiğini,
CHP’ye yakın medyanın ve bu medya cenahının köşe başlarını parselleyenlerin, AKP’den hesap sormak için AKP’nin siyasi yavrusu HDP ile birlikte hareket edilmesi gerektiğini savunan müthiş (!) öngörülerini,

HDP’nin Türkiye Partisi olamayacağını, olsa bile Türkiye’nin partisi olamayacağını ve nihayet HDP’nin PKK terör örgütünün uzantısı olmaktan başka bir çizgisi olamayacağını gördük.

 

Bütün bunların neticesinde ise bir kez daha;
Türkiye’de hırsıza, hukuksuza ve teröriste karşı, üçüne birden aynı anda karşı duran Devlet Bahçeli gibi bir lider olduğunu,
MHP’nin, 7 Haziran öncesi dönemlerde defalarca olduğu gibi, her söylediğinde, her duruşunda mutlaka haklı çıktığını, Türk milletinin karşı karşıya kalacağı tehlikeler noktasında erken uyarı sistemi olduğunu, MHP’nin Türk milletine karşı olan hassasiyetinin ipekliğini, Türk milletini koruma ve kollama noktasında iradesinin çelikliğini, karanlık emellere sur oluşunu, ezel ve ebed Türk’e kale olduğunu gördük.
Türk milleti, 7 Haziran’dan bu tarafa bütün bu yaşananların şahididir. Büyük Ortadoğu Projesinde ABD ve İsrail’e uydu yapılmak istenen, içeride ve bölgesinde bu projenin sancılarını yaşayan Türkiye’nin bugün her zamankinden daha çok MHP iktidarına, MHP’nin de iktidar olmak için yüce Türk milletine ihtiyacı vardır. Çünkü, Türkiye üzerinde oynanan oyunlar ancak MHP iktidarı ile bozulabilir.
Çünkü MHP, önce ecnebi başkentlerinde değil, cümle Türk dünyasının başkenti olan Ankara’da iktidar olmayı, bunu da okyanus ötesinden icazet alarak değil, yalnızca ve yalnızca Türk milletinden yetki alarak gerçekleştirmeyi arzu etmektedir. Bu anlamda, 1 Kasım’da MHP’ye verilecek her oy, Çanakkale’de, Dumlupınar’da, Sakarya’da düşmana atılan her bir kurşunun anlamıyla eş değerdir.
Dün Çanakkale, bugün ise MHP son siperdir. Velhasıl, on üç yıldır AKP iktidarında Türk milletine yapılmak istenen suikast ve 7 Haziran’dan sonra yaşananlar, Türk milletinin MHP’den başka kimsesi olmadığını göstermiştir. Türk milleti 1 Kasım’da sandığa giderken bu gerçeği asla unutmamalıdır.

Fatih ERGİN

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER