SON DAKİKA

Evet, Yine Bahçeli…

Gündem Yazıları

Yenikapı Ruhu….

Gündem Yazıları

MHP’DE KİM MİLLETVEKİLİ OLMALI?

Bu haber 07 Mayıs 2018 - 22:16 'de eklendi ve 4.861 kez görüntülendi.

İlk değil; yıllar önce de yaşadık…

Hala yaşıyoruz…

Davayı satanıda biliyoruz, satmayanıda…

Sesi çıkmayan; duruma göre hareket etmek için pusuya yatanlarıda biliyoruz…

Abdülkadir Geylani Hazretleri, “Bizim yolumuz dikenlidir, ayağını seven gelmesin” der ya…

Ülkücülük de böyle bir davadır…

Çileli bu dava, “Ayağıma diken battı/batacak” diyenlerle aşılacak bir yol değildir…

Ülkücülük öyle bir davadır ki; yeri gelir, diken olursun; yeri gelir, diken içine hiç tereddüt etmeden kendini atarsın…

Ülkücülük öyle bir davadır ki; sadece bunu özünde yaşayan, gerçek dava neferleri bilir…

Ülkücülük o kadar çileli bir davadır ki; çile çekmeye kendini adamış neferleri vardır..

..ve bunlar ölür de, bir adım geri atmazlar!..

Davası için kavgadan kavgaya koşanları mı saysam?..

Bıçağı sırtından yemesine rağmen, “banamısın” demeyip, kavgasına devam edeni mi?…

PKK’lıların eline düşüp, onca baskıya rağmen davasından zerre taviz vermeyen mi?..

Vatana, millete, bayrağa, ülkücü davaya, MHP’ye hakaret tarzı bir şey söylenildiği zaman, kavgaya uçarak giden mi?..

Hakkında açılan davaları alt alta yazsam, A4 kağıdına sığmayanları mı saysam?!..

Sizde bilirsiniz ki; saymakla bitmez çileli davanın, gerçek çilekeş dava neferleri!..

‘Gerçek çilekeş dava neferleri’ diyorum. Çünkü “Ülkücüyüm”, “MHP’liyim” derken davayı satanlara şahit olduk!..

“Başbuğcuyum” derken, Bozkurt işareti yaparken, çıkarı için soluğu başka parti(ler)de alanları gördük!..

Ne acıdır ki; bunlardan bazıları, bize “Dava satılmaz” demişler; böyle öğretmişlerdi…

Lakin bunu diyen ve bize öğretmenler, davayı satanlar oldular!..

Ne acıdır ki; bunlardan bazıları, bize “Lider satılmaz. Lidere sadakat şerefimizdir” demişler; böyle öğretmişlerdi…

Lakin bunu bize öğretenler, “lideri” dediği kişiyi, menfaati için sırtından vuranlar oldular…

İşte yaşanan bunca gerçek karşısında, MHP’DE KİM MİLLETVEKİLİ OLMALI? diye sormak ve cevabını aramak gerekiyor…

Sütten dili yanan, yoğurdu üfleyerek” yermiş!.

Kaç kez yandık, dava tarihimiz yazıyor…

Artık bir daha yanmasın istiyorum…

İsminin önünde “Profesör” yazıyor diye…

İsminin altında “Vali” yazıyor diye…

İsmin karşısında “İş adamı” yazıyor diye MHP’den milletvekili olduktan sonra davayı satan “Profesör, Vali, İş adamı” olacağına, milletvekili olma şartları tutan; ismin önünde “Profesör, Vali, İş Adamı” yazmayan, davanın neferi olan Ülkücü Ocaklı kardeşlerim milletvekili olsun…

Geçmişimde Ülkü Ocaklarının önünden geçmeyen, kapısını açmayan; mesleğini eline alınca, memur olunca, siyaset yapmak için MHP’yi tercih eden çıkarıcılar yerine, görev yaptığı Ülkü Ocaklarının çay ve şeker almak, ihtiyaçlarını karşılamak, giderlerini ödemek için ceplerindeki parayı birleştiren Ülkü Ocaklı kardeşlerim milletvekili olsun…

Tepeden inme gelip, defileye çıkan manken gibi dudağı boyalı, tırnakları ojeliler, lüks giyinmede birbiri ile yarışan narinler milletvekili olacağına, çocukluğundan beri Ülkü Ocaklarının kültürü ile yetişen asenalarınız milletvekili olsun…

“Soğukta üşürüm, sıcakta yanarım” diyenler değil!..

Hatta ömrünün hiç bir döneminde parti bayrağı asmak için diğere tırmanmamışlar değil!..

Karda, kışta; sıcakta, soğukta MHP bayrağını asanlar, partim bir oy fazla alsın diye gecesini, gündüzüne katan Ülkü Ocaklı kardeşlerim milletvekili olsun…

Siz Veysel’i bilmezsiniz…

Siz, Osman’ı da bilmezsiniz…

Dündar’ı, Sinan’ı, Emre’yi, Yavuz’u, Mehmet’i, Ersan’ı bilmezsiniz…

Ayşe’yi, Hilal’i, Arzu’yu, Elif’i de bilmezsiniz…

Onlar ki; bu davamın nefretliğine kendilerini çocukluklarında adamışlardır…

Onlar ki; ne olursa olsun, gözleri Üç Hilal’den başkasını görmez, MHP’de başka parti bilmezler…

Onun içindir ki; menfaati için mantar gibi MHP’de bitenler değil, çocukluk yıllarından beri bu davasının neferi olan Ülkü Ocaklı kardeşlerim milletvekili olsun…

O kadar çok ismini bilmediğimiz, fakat MHP milletvekilliğini herkesten çok hak eden Ülkü Ocaklı kardeşimiz var ki; saymakla bitmez…

Mesela ilginç bir örnek vereyim:

Ege Üniversitesinin başkanı olan ve 20 Şubat 2015’te Ege Üniversitesi’nde başlayan kavgada PKK’lılar tarafından bıçaklanarak şehit edilen Fırat Yılmaz Çakıroğlu, eğer böyle bir olay vuku bulmasa ve bu olayda şehit olmasaydı, ismini, cismini kimse bilmeyecekti…

..ve onun yerine kim bilir hangi menfaat düşkünü milletvekili olacaktı…

..ve işte bunun için derim ki; ülkücü şehidimiz Fırat Yılmaz Çakıroğlu gibi nice Ülkü Ocaklı yiğitlerimiz var…

..ve işte bunun için derim ki; ismi sadece şehit olunca gündem olup, baştacı yapılmasın!..

İsminin önünde “Profesör, Vali, İş adamı” yazmasın…

Parası, malı, mülkü, makamı ve mevkisi de olmasın…

Bu çileli dava, davanın çilesini çeken gerçek Ülkü Ocaklı kardeşlerimize teslim edilsin..

Milletvekili olacaksa, çıkarı için MHP’nin kapısını ilk defa çalanlar değil…

Parası, malı, mülkü, mevki ve makamı ile konuşanlar değil!..

Yıllarını karşılıksız bu davaya adayan dava neferi olan Ülkü Ocaklı kardeşlerim milletvekili olsun…

 

 

 

Cengiz KORKMAZ

 

Cengiz Korkmazcengiz@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.