Asikurtlar©

MHP’de arınma zamanı

MHP’de arınma zamanı
12 Temmuz 2016 - 20:34 'de eklendi ve 5100 kez görüntülendi.

 

 

Yanlış hesap Bağdat’tan dönermiş. MHP üzerinde oynanan oyunlar ve yapılmak istenen operasyonlar,sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin ilkeli, kararlı ve onurlu duruşu, ülkücü ve milliyetçi iradenin sağduyusu ve hukukun az-çok işlemesiyle birlikte geri tepti. MHP’nin önü artık açıktır. Yeni veverimli bir döneme girilmesi için artık bir engel kalmamıştır. İlçe ve il teşkilatları yenilenecek, “lider, teşkilat, doktrin” ilkesi rayına oturtulacak ve büyük kurultay 18 Mart 2018’de çok daha uygun ve verimli şartlarda yapılacaktır.

DİSİPLİN SÜRECİ
Bu yol haritası işlerken, muhalif olarak ortaya çıkanların ne yaptıklarının artık hiçbir önemi ve hükmü yoktur. Bir araya gelip durum değerlendirmeleri yapmaları, tekrar imza toplama teşebbüsleri kendi akıbetleri için zemin oluşturma gayretinden başka bir anlam ifade etmemektedir.Zira,MHP’yi mahkeme kapılarında süründürmenin, tarlalarda kurultay yapma çabalarının, darbe girişimlerinin, alternatif bayram kutlaması vahametlerinin elbette bir bedeli olacaktır. MHP her isteyenin kafasına göre plan yaptığı ve ülkücü-milliyetçi iradeyi keyfine göre kullanabileceğini zannettiği bir yapı değildir ve hiçbir zaman da olmamıştır. Böyle olduğunu düşünenler yanıldıklarını hala anlayamamışlarsa, yapılacak şey, artık fişi çekmektir. Hangi parti bu kadarına izin verebilir?Disiplin sürecinin işlemesi, kaçınılmaz hale gelmiştir. Sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli bayramlaşma töreni sırasında bir arınma için zamanın geldiğini söylerken, tam olarak bunu kast etmiştir. Yeni bir operasyon yapılmasına fırsat verilmeyecektir. Ne ülkenin, ne partinin, ne teşkilatların, ne de ülkücü ve milliyetçi iradenin böyle bir şeye tahammülü kalmamıştır. Diğer taraftan ülkenin içinde bulunduğu ağır şartlar, MHP’nin biran önce ülke siyasetine ağırlık koymasını ve iktidar alternatifi olmasını zorunlu kılmaktadır. Bunun için vakit geçirmeden arınmak, durulmak ve silkinmek ve öne geçmek gerekmektedir.

AYRI PARTİ
Disiplin sürecinin işlemesi ve parti ile ilişiklerinin kesilmesi, kendisine muhalif diyenlerin de istedikleri ve bekledikleri bir süreçtir. İlk hedefleri MHP’yi ele geçirmekti. Bunu başarabilselerdi parti dönüşecek, değişecek, ilke ve ülküleri geride bırakılacak, geçmişteki ANAP, DYP veya bugünkü AKP gibi kimliksiz, duruma göre vaziyet alan, her renge uyan bir vaziyete sokulacaktı. Ülkücü ve milliyetçi irade, cemaatin, özel hesapların, şahsi hedeflerin malzemesi haline getirilecekti. Çok şükür bunu başaramadılar. Vazgeçmeyecekleri anlaşılıyor. Şimdi de, “biz elimizden gelen her şeyi yaptık, bütün yolları zorladık, ama fırsat verilmedi. Ayrılmaktan ve yolumuza gidip ayrı bir parti kurmaktan başka çaremiz kalmadı” diyeceklerdir. Aslında daha yola çıkarken, bu ikinci alternatifi yedekte tutuyorlardı. Artık yeni bir parti mi olur, daha önce gündeme geldiği gibi “tavşan parti” formülünü işletip mevcut tabela partilerinden biriyle mi birleşirler, onu kendileri bilir. Kesin olan, hazırlıklara çok önceden başladıkları ve zemin oluşturmaya çalıştıklarıdır ki, bunda sona geldikleri meseleyi biraz takip eden herkesin malumudur.

HERKES GÖRECEK
Bütün bu yazdıklarımızın aynıyla hayata geçme ihtimalinin çok yüksek olduğunu, zaman içinde herkes görecektir. Bizim asıl anlayamadığımız, birbiriyle bu kadar ters, bu kadar tahammülsüz, bu kadar ayrı isimlerin nasıl biraraya gelebildikleri ve ortak hareket edebildikleridir. Cemaat bağlantılarından rahatsız olduğunu söyleyenlerde bunlar, hiçbir şey olmamış gibi kafa kafaya verip MHP’ye operasyon planları yapanlar da bunlar. Sağda solda, “partiyi falancanın ellerine bırakmamak lazım” diyerek, ittifak yaptıklarını kötüleyerek öne çıkmaya çabalayanlar da bunlar, hiçbir şey olmamış gibi el ele poz verip MHP’ye genel başkan olacaklarını iddia edenler de bunlar. “Mesele MHP olmaktan çıktı, bundan sonra ne olacağını bende bilmiyorum” diyerek televizyonlarda milletin gözünün içine bakarak yol haritası açıklayan da bunlar, MHP’ye güya kurtuluş reçetesi yazdığını iddia edenler de bunlar. Seviyeden, ülkücülükten, üsluptan dem vuranlar da bunlar, genel başkanı, kendilerinden olmayanı, operasyon çabalarına engel çıkaranları en ağır şekilde eleştirip, hatta hakaret eden ve ülkücüleri tekme tokat dövmeye kalkışan da bunlar.Hukuktan, yargıdan, adaletten bahsederek delege avlamaya çabalayanlar da bunlar, hukuku, yargıyı, adaleti operasyon çabalarına engel olmakla suçlayıp, ortalığı ayağa kaldırmaya uğraşanlar da bunlar.

DAHA ÖNCE NEREDEYDİNİZ?
Daha önce birkaç defa yazdım. Eğer bu kadar kerametiniz olduğunu iddia ediyorsanız, MHP’yi uçuracağınızı, iktidara taşıyacağınızı zannediyorsanız, daha önce neredeydiniz? Her biriniz milletvekili olmakla kalmadınız, partinin en önemli kademelerinde görev yaptınız. Neden bu kerametlerinizi, hünerlerinizi göstermediniz? Bırakın MHP’yu uçurmayı, aday olduğunuz yerlerde partiye hangi katkınız oldu? Kendi seçmenine, kendi hemşerilerine meziyetlerini ahlatamayıp milletvekili dahi seçilemeyenlerin, MHP’yi kurtaracağını iddia etmeleri ne kadar inandırıcı olabilir? Bütün bu gerçekler, aslında amacın MHP’yi kurtarmak değil, bir yerlere yamamak ve cemaate kalkan yapmak olduğunu belgelemeye fazlasıyla yetmiyor mu?
Yolun sonuna gelinmiştir. Bir defa daha ve altını çizerek belirtelim. Bu tabloya daha fazla izin verilemez. Arınma, durulma, silkinme için tam zamanıdır.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER