SON DAKİKA
<

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

BİZİM BRÜTÜS

KÖŞE YAZILARI

MHP kongresi yaklaşırken

Bu haber 09 Ekim 2012 - 11:00 'de eklendi ve 20 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

MHP’de kongre günü yaklaştıkça, hesabı tutturamayanların düştükleri hazin durum ibret veren görüntüler ortaya çıkarıyor. İşi niyet okumaya, asılsız ve ölçüsüz beyanlar üretmeye kadar götürdüler. Kalan günlerde kim bilir daha neler görecek, hangi tiyatroları izleyeceğiz.

Hiçbir liderde olmayan hoşgörü

Daha öncede belirttiğimiz gibi, partiye hizmet etmiş, yanlışı, defosu olmayan herkesin genel başkan adayı olmak gibi bir hakkı elbette var. Nitekim, sayın Bahçeli bunu demokrasiye inancın gereği olarak değerlendirmiş ve büyük bir hoşgörü ve anlayışla karşılamıştır. Bazı adayların Genel Merkez’de basın toplantısı yapmasını bile sağlamıştır. Böyle bir hoş görüyü, böyle bir demokrasi anlayışını, böyle bir özgüveni hiçbir partide, hiçbir liderde bulamazsınız. Ama ne yazık ki, aynı dikkati, aynı özeni, aynı saygıyı ve aynı ölçüyü, Türk milliyetçilerini idare etmeye talip olduğunu söyleyenlerde göremiyoruz. Kendileri olmasa da yanındakiler, kendileri yazmasa da Donkişot’luğa soyunanlar öyle şeyler söylüyor, öyle şeyler yazıyorlar ki, dehşete düşüyoruz. Milliyetçi duruşu, örfü, ahlakı, gelenekleri bir kenara bıraktık, vicdan ve insanlık bile yerlerde sürünüyor.

Her birinin özel hesabı var

Bütün bu toz-duman içinde aday olduğunu açıklayanların ve yanlarında topladıklarının neden böyle birşeye ihtiyaç duyduklarını, ne yapmak istediklerini samimiyetle anlamaya çalışıyoruz. Gördüğümüz şudur: İstisnasız her birinin özel hesabı var. Kimi yaklaşan seçimlerde dikkat çekebilmenin ve bunun üzerinden yer kapabilmenin peşinde, kimi kartvizitine “MHP Genel Başkan adayı” yazdırmanın ileride kendine birşeyler kazandıracağı zannında. Etraflarında toplananların durumu daha felaket. Partiyle, davayla çoktan işini bitirmiş, ayrı kapılarda ikbal ve istikbal aramış olanlar mı ararsınız; kişisel yetersizliğini, özel hesaplarını, şahsi beklentilerini herşeyin önüne geçirenleri mi sorarsınız; kin ve nefret güdüsüyle intikam peşinde koşanlardan mı bahsedersiniz? Keşke hepsi bu kadarla sınırlı kalsa. Ama bizi asıl ürküten ve içimizi acıtan MHP üzerinde oynanan oyunlara alet olunması, hatta bu oyunun parçası olmakta bir sakınca görülmemesidir. AKP tezgahlarında işlenen, cemaat sıralarında parlatılan, okyanusötesinin hesaplarında elde var bir görülen muhteremlerin MHP’yi yönetmeye talip olmasını bir türlü sindiremiyoruz. Bunu anlamamız da, hoş görmemiz de, kabul etmemiz de hiçbir şartta mümkün değildir.

Arsızlığın ölçüsü

Türkiye’nin içinden geçtiği süreç dikkate alındığında, MHP üzerinde bu oyunların oynanmak istemesi çok da şaşılacak bir durum değildir. Ama Türkiye’nin en köklü, en sağlam, en karakterli, en bağımsız ve bağlantısız en kararlı partisini, duruşu, hedefi, amacı çok net olan, bu uğurda ağır bedel ödemiş teşkilatlarını böyle bir oyuna alet etmeye kalkışmak gerçekten şaşılacak bir durumdur. Sadece bu kadarı bile ne kadar arsız, ne kadar tehlikeli olduklarını, istismar edemeyecekleri, feda edemeyecekleri hiçbir şeyin, hiçbir değerin bulunmadığını anlamaya ve anlatmaya fazlasıyla yeterlidir.

Her ülkücünün görevi

Bu oyunu bozmak, bu hesaplara boşa çıkarmak gerçek ülkücü ve milliyetçilerin görevidir. Bu bir parti davası değil, vatan- millet davasıdır. Onun için geri durmak, görmezden gelmek hakkına sahip değiliz. Davaya, partiye, lidere sahip çıkmak bir vatan görevidir. Türkiye var olma ile yok olma noktasına kadar gelmişken, ülkenin bölünmesinin alt yapısı hazırlanırken, yapılan son AKP kongresinde yaşananlar ve alınan kararlar orta yerde dururken, MHP’nin kendi iç meselelerine dönmek zorunda bırakılması bile iyi niyetle nasıl izah edilebilir?

AKP ve CHP’de aynı şeyi söylüyor

MHP’nin muhalefet görevini yapamadığı, iktidar hedefine yoğunlaşamadığını söylemek ve bu bahanelerle genel başkanlığa aday olmak en hafif şekliyle samimiyetsizliktir. Bunu söyleyenlerin argümanlarının ya bizzat Başbakanın MHP’ye yaptığı yakıştırma ve eleştirilerle veya son zamanlarda artan şekilde CHP’den gelen taarruzlarla birebir örtüşmesi gözden kaçmamaktadır. Kaldı ki, bunu söyleyenler önce dönüp aynaya bakmak zorundadırlar. Eğer söylediklerinde zerre kadar bir gerçeklik payı varsa, bunun sebebini önce kendilerinde aramalıdırlar. Çünkü içlerinde bu partinin her kademesinde görev yapmış ve milletvekili sıfatı taşımış olanlar da vardır.

Enerjinizi ülkeyi batıranlara karşı harcayın

Kaybedilecek zaman yoktur. Ülke elden gidiyor ve tek ve son şans MHP’dir. Dolayısı ile yanlışları, teslimiyetleri, kayıpları, kenarına geldiğimiz uçurumu ve bu gidişin sonunu bu millete çok daha iyi ve yoğun bir şekilde anlatmak birinci ve temel görevdir. Bunu yaparken dönüp içeriye sataşmanın, hatta daha ileri gidip saldırmanın makul ve mantıklı bir izahını kimse yapamaz. Zira, parti yönetimine ve Genel Başkana karşı harcanan enerji, ülkeyi bu hale getirenlere karşı harcansaydı, durum çok farklı olabilirdi. Bir defa daha ve altını çizerek tekrarlamak gerekiyor: MHP herkese bir makam veya mevki verme kurumu olmadığı gibi, aklına her esenin ayar vereceği, canı sıkılan herkesin yönetim koltuğuna oturacağı bir hayır kurumu da değildir. Kerameti kendinde görenler, uzaktan gazel okuyanlar, kurtarıcı rolüne soyunanlar, nutuk atmadan önce toplumdaki karşılıklarının ne olduğunu, neyle hatırlandıklarını, neye ve kime hizmet ettiklerini önce kendi vicdanlarında tartmak zorundadırlar.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.