Asikurtlar©

MHP YANLIŞI DÜZELTİYOR

MHP YANLIŞI DÜZELTİYOR
01 Şubat 2017 - 20:25 'de eklendi ve 10755 kez görüntülendi.

Anayasa paketi henüz Cumhurbaşkanına sunulmamış olsa da, Nisan ayının ilk yarısında referanduma gidileceği kesindir. Daha şimdiden hızlı ve etkili bir kampanya süreci başladı.Anlaşılan bu sürecin en belirgin özelliği, mecliste kabul edilen paketin ne getirdiğinden çok, CHP-HDP ortaklığı ve onların yan unsurlarının milletin zihnini bulandırma çabaları olacak. Bu dehşet ortaklığı, Anayasa değişikliğinin tamamı üzerinden değerlendirmeler yapmak yerine, cımbızla çektikleri bazı cümlelere özel anlamlar yükleyerek işi sulandırmaya ve milleti kandırmaya uğraşıyorlar.

 

MHP HİÇ YANILMADI

Paket henüz Meclise gelmeden önce, AKP ile MHP heyetleri arasında görüşmeler devam ederken, “işin içinde MHP varsa rahat olun” diye yazmıştım. Öyle de oldu. Ortaya fiili durum garabetini ortadan kaldıracak, icraatı kolaylaştıracak, kuvvetler ayrımını pekiştirecek ve ülkeyi rahatlatacak bir metin çıktı. MHP bir muhalefet partisi olarak, bugüne kadar söylediklerinde ve savunduklarında hiç yanılmadı. Buna karşılık bugün tamamen bir hesaplaşma güdüsüyle, meseleyi başka yerlere çekerek MHP’ye saldıranlar, büyük yanlışlarıyla, akıl almaz savrulmalarıyla hem AKP’yi beslediler, hem de ülkeyi kaosun eşiğine getirdiler.

 

367 GARABETİ BU NOKTAYA GETİRDİ

Bugün yaşanan tartışmaların altında da CHP ve zihniyetinin yanlışları, yetersizlikleri ve AKP ile yürüttükleri tahterevalli siyaseti yatmaktadır. 2007’de CHP’nin zorlamasıyla 367 krizi çıktı ve Cumhurbaşkanı seçimleri yapılamadı. MHP, o zaman meclis dışında bulunmasına rağmen 367 şartının yanlış olduğunu söyledi ve olacaklar konusunda uyarılar yaptı. AKP, o zamanlar başkanlık sistemini aklının ucuna dahi getirmiyordu. Ancak, CHP’nin bu engelini aşabilmek için elinde bulundurduğu referanduma gitme çoğunluğunu da kullanarak, Cumhurbaşkanını halkın seçmesini millete götürdü. MHP bu defa da mevcut Anayasaya göre bunun doğru olmayacağını, Cumhurbaşkanını halkın seçmesinin sistemi tıkayacağını söyledi ve “hayır” dedi. Zaman yine MHP’yi haklı çıkardı. Bugün yaşananlar MHP’nin 2007’deki tavrının ne kadar doğru olduğunu kesin olarak ispatlamıştır.

 

YARGI FETÖ’NÜN ELİNE GEÇTİ

Ardından yine AKP-CHP inatlaşmasının sonucu olarak 2010’da bir referandum daha yapıldı. Millete yargının bağımsızlaşacağı, hızlanacağı ve hukukun işleyeceği söylendi. MHP, değişiklik teklifinin sakıncalarını ayrıntılı olarak anlattı. Getirilen düzenlemelerin hukuku tıkayacağını, yargıyı zorlaştıracağını ve taraf haline getireceğini söyledi ve “hayır” dedi. Ne kadar doğru yaptığı aradan geçen kısa süre içerisinde ortaya çıktı. Yargı tamamen FETÖ’nün eline geçerken, meydanlarda “evet” için nutuk atanlar, kandırıldıklarını, yanlış yaptıklarını itiraf etmek zorunda kaldılar. Bedeli 15 Temmuz ihanetiyle birlikte millet ödedi.

 

YASAMA GÜÇLENİYOR

MHP’nin bugün yaptığı, bütün bu yanlışların ortadan kalkmasını ve normalleşmenin sağlanması içindir. Referanduma götürülecek olan Anayasa paketinde, MHP’nin bugüne kadar savundukları hayata geçiriliyor. Yürütme çift başlılıktan kurtuluyor.Yasama güçleniyor ve etkin hale geliyor. Yargı bağımsızlaşıyor, sorumsuz Cumhurbaşkanına sorumluluk ve denetim getiriliyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı sayın Semih Yalçın, bir gazeteye verdiği röportajda MHP’nin ne yapmak istediğini, teklifin ayrıntılarını anlattı.Kafalardaki bütün sorulara, itirazlara, kasıtlı çarpıtmalara net cevaplar verdi. Hala kafasında soru işareti olanların röportajın tamamı okumalarını tavsiye ederiz. Özetleyecek olursak,

 

PAKET NE GETİRİYOR?

1- Devlet ve millet hayatına birinci derecede etki eden iç ve dış olumsuzluklar siyasi partilere sorumluluk yüklemiştir. Türkiye ateş çemberine alınmışken devlet fiili durumla gidemezdi. Hukuki meşruiyeti tartışılan, Anayasa’ya uydu uymadı sorgulamalarının yapıldığı bir yönetim yapısıyla karşımızdaki badireler de aşılamazdı. Bu maksatla Sayın Devlet Bahçeli tarihi bir adım atmış, devleti hukuki yörüngeye çekmiş, milli uzlaşma ruhunu daha da canlandırarak Türkiye düşmanlarının heveslerini kursaklarında bırakmıştır. Yenikapı ruhu diridir. Türkiye’nin elini kolunu bağlayan zincirleri bu ruh kıracaktır.

 

2-Parlamenter sistem yerli yerinde duruyor. Cumhurbaşkanlığı makamı yetki, sorumluluk ve görev alanı itibariyle güçlendirilerek hükümet etme sisteminin rotası yeni baştan çiziliyor. Başkanlık sistemi tanımı ve yakıştırmaları zorlama yorumlardır.

 

3- Kuvvetler ayrımı daha da netleşmekte, erkler arasındaki hatlar belirginleşmekte, bu kapsamdaki karışıklık ve kargaşa düzeltilmektedir. Yasama yetkisi, yani kanun yapma hakkı, TBMM’dedir. Yürütme Cumhurbaşkanı’ndadır. Yargı ise Türk mahkemeleri eliyle yürütülmektedir.

 

4- Kanun yapma tekeli TBMM’nindir. Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda kararname çıkarabilecek. Temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle siyasi hak ve ödevler alanında kararname düzenleyemeyecek. Kanunda açıkça düzenlenmiş konularda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamayacaktır. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanacaktır.Dolayısıyla Cumhurbaşkanı cari iş ve işlemlere yönelik yani yürütmeye ilişkin kararname çıkarabilecektir.

 

5- Denetim mekanizmaları, yani Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru önergesi yerli yerinde durmaktadır. Gensorunun söz konusu Anayasa maddesi dışında kalmasının kendi içinde, hükümet etme mantığı çerçevesinde anlamlı, kabul edilir ve makul sebepleri de vardır. Yeni hükümet modelinde gensoruya çok fazla ihtiyaç yoktur, hatta gerek yoktur. Yasama, yürütme ve yargı arasında uyum, aralarında ayrım ve sınır Anayasa değişikliğiyle daha derinleşecek, gerçek manasına kavuşacaktır.

 

6- Yargı bağımsızlığı için getirilen düzenlemede güvence millet iradesidir. Güvence milli uzlaşma bilincidir. Güvence demokrasinin erdem ve emniyet duvarlarıdır.

 

7- Karşılıklı fesih hükmü ile yasama ve yürütme organı arasında bir denge kurulmak istenmiştir. Seçim yenileme kararını alan organ, kendi seçimlerinin de yenilenmesine karar vermiş olacaktır. Bu yolla yürütme kuvvetini elinde bulunduran cumhurbaşkanının tek yanlı fesih yetkisine sahip olması engellenmiştir.

 

8- Cumhurbaşkanlığı seçiminin TBMM aritmetiğine göre yönlendirileceğini varsaymak, bir faraziyeden ibaret olur. Cumhurbaşkanı ile TBMM’deki çoğunluk grubunun ayrı partilerden olması durumunda yine sistem işleyecektir. Yasama ve yürütme erklerinin görev sınırları yeni sistemde kalın hatlarla çizildiği için her erk kendi fonksiyonunu icraya devam edecektir.

 

CHP-HDP ORTAKLIĞI ORTAMI GERİYOR

Bunun neresinde başkanlık sistemi, tek adam düzeni ve Cumhuriyete tehdit var? CHP-HDP ortaklığı her zaman olduğu gibi ülkeyi geriyor ve milletin zihnini bulandırarak, işin aslını milletten kaçırıyor. Biz, CHP’nin ve sözde muhaliflerin iddialarının bir temelinin olmadığı kanaatindeyiz. Teklifin kabul edilmesi durumunda, Cumhurbaşkanı tek adam olmayacağı gibi, bir süre sonra denetim ve sorumluluktan şikayet edeceğini duyarsak, hiç şaşırmayacağız.

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER