Asikurtlar©

MHP ve Lideri Devlet Bahçeli neden ve kimler tarafından hedef alınmaktadır?

MHP ve Lideri Devlet Bahçeli neden ve kimler tarafından hedef alınmaktadır?
15 Kasım 2015 - 19:49 'de eklendi ve 5034 kez görüntülendi.

7 Haziran 2015 tarihinde gerçekleşen genel seçimleri öncesinde ve sonrasıda olduğu gibi 1 Kasım 2015 tarihinde gerçekleşen erken genel seçimleri öncesinde ve sonrasında da MHP ve Lideri Devlet Bahçeli’ye yazılı ve sözlü saldırılar yapılarak hedef alınmaktadır.
MHP’nin ve Lideri Devlet Bahçeli’nin 4 milli ilkesinden hiçbir zaman taviz vermeyerek kararlı olması ve hiç geri adım atmaması, şer ve karanlık odakları oldukça rahatsız etmekte ve hain hedeflerini sekteye uğratmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milli ve üniter yapısı ile oynanarak, başkanlık ve federal sisteme geçilmek istenmektedir. Bunu gerçekleştirdikleri takdirde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve büyük Türk milletinin birliğinden, dirliğinden ve dirliğinden bahsetmemiz mümkün değildir.

MHP ve Lideri Devlet Bahçeli’nin 4 milli ilkesinden neden taviz vermediği, bu 4 milli ilkeye kimlerin karşı çıktığı ve hangi niyetle karşı çıkıldığına değinelim.
Çözüm süreci denilen ”çözülme süreci”nden derhal vazgeçilmeli diyen MHP ve Lideri Devlet Bahçeli, AKP, Y-CHP ve HDP şer ittifakının çözüm sürecinde ısrar etmesi bölünmeyi dinamitlemektedir. Bu süreç PKK terör örgütünü ve elebaşı Öcalan canisini meşrulaştırılmak istenmekte ve güçlendirmektedir.
Nitekim Oslo müzakereleri ve Dolmabahçe mutabakatı ile PKK terör örgütünü ve elebaşı Öcalan canisini meşrulaştırma adına atılmış en büyük adım olarak görülmektedir. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, emanetçi Başbakan Davutoğlu ve siyasi iktidar AKP tarafından dillendirilen ”çözüm süreci Buzdolabına konulmuştur” ifadesi safsatadan ve göz boyamaktan ibarettir.
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin de dediği gibi, ”Buzdolabına konulmalı ve buzdolabının fişi çekilmelidir”. Göreceksiniz ilerleyen günlerde veya haftalarda çözüm süreci Buzdolabından adı değiştirilmiş bir şekilde çıkarılarak hayata geçirilecektir. Muhtemelen yeni adı ise ”milli birlik ve kardeşlik projesi” olacaktır.
Yolsuzluk iddialarında ise adı geçen veya bulaşan her kim varsa üzerine gidilmeli ve yüce divana gönderilerek yargılanmalı diyen MHP ve Lideri Devlet Bahçeli, siyasi iktidar AKP tarafından yine kabul görmemekte, ”çaldı ama çalıştı” denilerek hırsızlığı basite indirgemek ve meşrulaştırmak istenmektedir.

Cumhurbaşkanı’nın Anayasal sınırlarına çekilerek Parlementer sistem’de kalınmasını isteyen MHP ve Lideri Devlet Bahçeli, karşısında yine aynı şer ittifakı olan siyasi iktidar AKP, HDP ve bazı noktalarda ise Y-CHP’yi bulmaktadır.

 

Mevcut Parlamenter sistemden yana olan MHP, siyasi iktidar AKP tarafından kabul görmemekte ve HDP ise kurnazlık etmektedir. Siyasi iktidar AKP ve emanetçi Başbakan Davutoğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isteği doğrultusunda hareket ettiği hepimiz bilmekteyiz.

 

Başka devletlerden taklit edilerek tek adamlığa dayalı Başkanlık sistemi, hiçbir zaman TÜRKLÜĞE has bir başkanlık sistemi olmayacağı gerçeği görülmelidir. Nitekim Başkanlık sistemi ile birlikte eyalet sisteminide beraberinde getirilmek istenmektedir. Kaçak ve karanlık saraydan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İmralı’dan Öcalan canisi ”ver başkanlığı, al özerkliği” pazarlığı yapılmaktadır.

Toplantılara AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan adına emanetçi Başbakan ve siyasi iktidar AKP, İmralı’da ki cani adına ise PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP katılarak bölünmenin alt yapısı hazırlanmaktadır. Bu konuda Y-CHP cılız görüntü sergilerken, en sert tepkiyi gösterek karşı koyan herzaman olduğu gibi yine MHP ve Lideri Devlet Bahçeli’dir.

 
Anayasa’nın ilk 4 maddesine asla dokundurtmam diyen MHP ve Lideri Devlet Bahçeli, diğer konularda olduğu gibi bu konuda da şer ittifakı AKP, Y-CHP ve PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP dokunuruz demektedir.
AKP, Y-CHP ve HDP’nin seçim beyannamelerini incelediğinizde ”TÜRK MİLLETİ” veya ”TÜRKLÜK” ibaresinin olmadığını göreceksinizdir. Çözüm sürecinde olduğu gibi bu konuda da hemfikir olan şer ittifakı AKP, Y-CHP ve PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve büyük Türk milletin’nin bölünmez bütünlüğü için MHP tek başına karşı koymaktadır!

Anayasa’nın ilk 4 maddesine tek tek göz atarak değerlendirelim.

MADDE – 1
MHP, ”Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir” demektedir.
AKP, HDP ve kısmende olsa Y-CHP ise ”olmaz federal devlet olmalı” demektedir.

MADDE – 2
MHP, ”Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” anlayışı devam etmeli demektedir.
AKP, Y-CHP ve HDP ise ”olmaz etnik kökenleride kapsayacak şekilde değiştirilmeli” demektedir.

MADDE -3
MHP, ”Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ayyıldızlı al bayraktır. Milli marşı ‘İstiklal Marşı’dır. Başkenti Ankara’dır” demektedir.
AKP, Y-CHP ve HDP yine bunada olmaz diyerek karşı koymaktadır.

MADDE – 4
MHP, ”Anayasanın 1’inci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2’nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3’üncü maddesindeki hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez” ilkesine dokundurtmayız demiş, namusu ve şerefi üzerine edecekleri yemine sadık kalacaklarını göstererek duruşundan taviz vermemiştir.
Yine AKP, Y-CHP ve HDP ise ”dokunuruz ve değiştiririz” diyerek edecekleri yemine sadık kalmayacaklarını göstermiştir.

Soruyorum;
Değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez olan Anayasa’mızın ilk dört maddesini değiştirmek ve değiştirilmesini teklif etmek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve büyük Türk milletine ihanet etmek değilmidir?

Bu sebeplerden dolayı 4 milli ilkesinden asla taviz vermeyen, kararından ve duruşundan geri atmayan MHP ve Lideri Devlet Bahçeli hedef alınmaktadır.

MHP, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve büyük Türk milletin’nin yıkılmaz tek ve son kalesidir dediğimizde kuru slogan gibi algılanmamalıdır. Bu tür gerçekler görüldüğünde ne kadar haklı olduğumuz anlaşılmalıdır.

Küresel güçlerin hedefi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milli ve üniter yapısını bozmak, etnik kökene dayalı ”YENİ ANAYASA” oluşturmaktır. ”YENİ ANAYASA” ile getirilecek olan kopya ve dikta rejimini andıran ”Başkanlık sistemi” ile federal yapıyı oluşturmak istenmeke, 4 parçalı sözde ”Kürdistan Federal Devleti”ni kurmak niyetindeler. Bunu da Anayasa’mızın ilk 4 maddesini değiştirerek gerçekleştirmek istemekteler.
Biz buna Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) diyoruz!
Küresel güçlerin dayatması ve desteği sonucu AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BOP çerçevesinde Başkanlık sistemini ortaya atması gerçek niyetleri ortaya çıkarmaktadır.
BOP eş başkanlığını yürüten AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve güdümündeki siyasi iktidar AKP’ye, Y-CHP ve PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP ise ortak çıkar doğrultusunda destek vermektedir.

Zira Başkanlık sistemi ile iki partili sisteme geçiş olacaktır. Bu sistemden en çok faydalanmak isteyen AKP ve Y-CHP’dir. HDP ise başkanlığı verip özerkliği isteyerek, 4 parçalı ”Kürdistan Federal Devleti”nin altyaspını oluşturmak niyetindeler.

Soruyorum;
Anayasa’mızın ilk 4 maddesi ve mevcut parlamenter sistemle AKP iktidar, Erdoğan ise Cumhurbaşkanı olabiliyorsa o halde sıkıntı nerede?

Yoksa sıkıntı TÜRKLÜKMÜ? Yoksa sıkıntı TÜRKÇEMİ? Yoksa sıkıntı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve büyük Türk milletin’nin bölünmez bütünlüğümü? Yoksa sıkıntı Anayasa’mızın ilk 4 maddesi ile milli ve üniter yapımız ve parlamenter sistemimiz mi?

Kaçak ve karanlık saray’da ki AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan güdümündeki aktroller, siyasi iktidar AKP’ye yakınlığı ile bilinen havuz basını ve medyası, mağlum cemaate veya cemaatlere ait basın ve medya, Holdinglere veya zengin iş adamlarına ait basın ve medya, buna ilaveten siyasi partiler yani AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan güdümündeki AKP, Y-CHP ve PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP, MHP ve Lideri Devlet Bahçeli’yi iftiraya dayalı eleştirmeleri gerçek niyetlerini bir kez daha ortaya çıkarmaktadır.

MHP ve Lideri Devlet Bahçeli, şer odaklarının kokuşmuş oyunlarını bozması için Ülkücü Türk Milliyetçileri partisi MHP ve Lideri Devlet Bahçeli etrafında sımsımkı kenetlenerek üstesinden gelecektir.

Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in anlam dolu şu sözünü hatırlatmak isterim. Diyor ki; “Sandıktan bize tek bir oy dahi çıkmasa, İslamdan, İnsaniyetçilikten, Türkçülükten asla vazgeçmeyiz. Biz politikacı değil, bir Davanın takipçileriyiz!”

Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in bir diğer anlam dolu sözüde şudur; “Ne sızlanıp duruyorsunuz? Biz, her zaman karlıyız. Eğer Allah nasip eder de iktidara gelirsek milletimiz kar eder. Çünkü onları kalkındırır, güçlendiririz. Eğer iktidara gelemezsek, Allah’ın rızası için çalışıyoruz, öbür dünyada kârlıyız. Asla üzülmeyiniz.”

O halde Ülkücü Türk Milliyetçileri ümidini yitirmeden büyük bir inanmışlık ve azimle mücadelesine kaldığı yerden devam edecektir, etmelidir.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin de dediği gibi; “Mücadelemizi bir kaç gazete beğensin, üç-beş yazar-çizer övsün diye yapmıyoruz. Allah bilsin, millet görsün yeter. Gerisi teneke gürültüsüdür.”

Yazıma son vermeden önce şu önemli hususu hatırlatmak isterim.
Unutmayınız ki, İslamın sancaktarlığını Türk’ler, Türklüğün sancaktarlığını ise Ülkücüler yapmaktadır!
RIFAT PAÇA

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER