Asikurtlar©

MHP ne yapmaya çalışıyor?

MHP ne yapmaya çalışıyor?
28 Kasım 2016 - 12:17 'de eklendi ve 5522 kez görüntülendi.

Türkiye’nin felaketin kıyısına geldiği bir dönemde, MHP’nin bir kenara çekilip olup biteni izlemesi, bu durumdan bir siyasi fayda elde edebilmeyi her şeyin önüne geçirmesi beklenemez. CHP’nin böyle bir hesabı olabilir, ancak MHP için önemli olan ülkedir, millettir, vatandır, bayraktır. Dolayısı ile bu değerlerin zarar görmemesi için her fedakarlık yapılır, her şey göze alınır. Şu anda yapılan kelimenin tam anlamıyla budur. “MHP ne yapmaya çalışıyor?” diyenlerin bilmediği, anlamadığı, kavrayamadığı yer burasıdır.

 

VİZYON

Bir akıl tutulmasıyla olup bitenleri göremeyen, gördüğü halde iflah olmaz MHP düşmanlığı ile kasıtlı biçimde meseleyi başka yere çekip saldıran, daha da vahim olanı partide kendine bir yer kapmak için bu şer cephesi ile işbirliği yapanlar için bir defa daha anlatalım. Aslında yaklaşık 2 ay önce yazdığımız, “Bahçeli’nin vizyonu” başlıklı yazımızı bu şer cephesine hatırlatmak fazlasıyla yeterli olacaktır. Nitekim, yaptığımız tespitlere en küçük bir itirazda bulunamadıkları gibi, susup kabullendiler. Ancak, gündemde olan Cumhurbaşkanının yetkilerini düzenleyen çalışmayla birlikte yeniden harekete geçtiler. İman, insaf, vicdan, ahlak ve akıl sahibi herkesin kabul edeceği bir gerçeği tekrar hatırlatalım: Bugün Türkiye hala ayaktaysa, yarınlar için bir ümit taşıyorsak, kardeşliğimizin, bütünlüğümüzün bütün sorunları aşmaya yeteceğini düşünüyorsak, bunu sağlayan temel unsur MHP’nin varlığı ve Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli’nin liderlik vizyonudur. Bu dün böyleydi, bugün de böyledir, yarında böyle olacaktır.

 

HEP HAKLI ÇIKTI

15 Temmuz kalleşliğinde herkes kaçacak delik ararken, Genel Merkeze gelip ilk dakikadan itibaren tavır koyan, direnen ve milletiyle birlikte hareket edip bu kanlı oyunun bozulmasında başrolü oynayan lider, Devlet Bahçeli olmuştur. Şimdi kahraman kesilip mangalda kül bırakmayanlar, Bahçeli’yi görüp, onun kararlı duruşuna güvenerek ortaya çıkabildiler. Ancak Bahçeli öyle bir lider ki, bırakın bunun siyasetini yapmayı, ağzına almaya bile tenezzül etmedi. Kesin olan, Türkiye’nin sayın Devlet Bahçeli’nin vizyonu ve liderlik misyonu sayesinde ipten alındığıdır. Bunu sadece 15 Temmuz kalleşliği karşısındaki duruşuna bakarak söylemiyoruz. İstisnasız her alanda bütün söylediklerinde haklı çıkmıştır. Ülkeyi idare edenlerin bütün itirazlarına, hatta hakarete varan eleştirilerine rağmen, dönüp geldikleri yer, sayın Bahçeli’nin söylediklerini yapmak, tavsiyelerini dinlemek ve gösterdiği yolda yürümek olmuştur. Bu gerçeği, MHP’nin AKP’ye koltuk değneği olduğunu söyleyerek, tam tersine çevirmeye uğraşanları ibretle izliyoruz. AKP’nin yanlışlarından dönmesi ve MHP’nin söylediklerini yapmasından rahatsız olmalarını anlıyoruz. Anlayamadığımız, bu durumdan MHP’den ne yapmasını bekledikleridir. Bu muhteremler MHP’nin AKP’ye dönüp, “bizim istediklerimizi, bizim söylediklerimizi yapamazsınız. Bizim itirazlarımızı dikkate alıp doğru yolu bulma hakkına sahip değilsiniz. Siz gidin yine bebek katiliyle müzakere edin. Dağdaki katilleri şehirlere indirin. Silah yığmalarına, bomba döşemelerine, kanal kazmalarına seyirci kalın. Fırat Kalkanı operasyonuna son verip, güvenli bölge oluşturmaktan vazgeçin. Sınırlarımızın yolgeçen hanına dönmesini sağlayın. Oluşturduğunuz fiili durumu arttırarak sürdürün” demesini mi bekliyorlar?

 

AKP’Yİ BUNLAR BESLİYOR

Bugün MHP düşmanlığı yapanların ortak noktası, AKP’ye karşı yeteri kadar muhalefet yapılmaması ve dolayısı ile iktidarda kalmasının sağlandığı iddiasıdır. Oysa zerre kadar beyni olan herkes bilir ki, AKP’yi iktidarda tutanlar MHP düşmanlığı yapanlardır. AKP’nin en büyük malzemesi bunlardır. Nitekim, AKP meydanlarda millete, “biz gidersek MHP gelir” demiyor. “Biz gidersek işte bunlar, bu sakat CHP zihniyeti gelir” diye korku salıyor. Millet de, bu korkuyla bütün yanlışlarına, yetersizliklerine ve hatta ülkenin felakete gitmesi pahasına, dönüp AKP’ye sarılıyor.

 

REJİMİ MHP KORUYOR

Bu muhteremler, AKP’nin daha da ileri gitmemesini ve ağızlarından hiç düşürmedikleri rejimin korunmasını sağlayan tek unsurun MHP olduğunu artık fark etmelidirler. MHP ve özellikle sayın Devlet Bahçeli’nin vizyonu olmasaydı, bugün Türkiye Cumhuriyeti diye bir şey kalır mıydı? Hatırlayın 7 Haziran seçimleri sonrasında yaşananları. MHP’yi CHP ve HDP’nin içinde olacağı bir koalisyona itmeye çalıştılar. Sayın Bahçeli, çok kararlı bir duruş ortaya koymuş, PKK uzantıları ile hiçbir şart altında biraraya gelinemeyeceğini kesin şekilde beyan etmiş ve bütün dayatmalara rest çekmişti. Biran için bu güruhun söylediklerinin hayata geçtiğini ve MHP’nin her hangi bir şekilde HDP’li bir formüle yol verdiğini düşünelim. Bugün yaşananlara bakarak, neler olabileceğini tahmin edebiliyor musunuz? AKP, kendi ürünü olan bugünkü ağır tablonun bedelini MHP’ye ödetir ve şimdiye kadar çoktan yapılmış olan bir seçimle belki de yüzde 70’le tek başına iktidara gelirdi. Anayasayı da değiştirir, başkanlık sistemini de getirir, kendi istediği ve bir türlü başaramadığı düzeni de rahatlıkla kurar ve ülkeyi de milleti de lime lime ederdi.

 

ÜLKEYİ FELAKETTEN YİNE MHP KURTARIYOR

Aynı şey başkanlık tartışmaları için de geçerlidir. MHP bugün de ülkeyi bir felaketten kurtarıyor. Her şeyi akışına bıraksa, çok kuvvetle muhtemeldir ki, Mart- Nisan aylarında bir erken seçime gidilecektir. Olağanüstü Hal imkanları da kullanılarak, yine adaletsiz, haksız, tek taraflı, devletin bütün unsurlarıyla kullanıldığı bir seçim olacaktır. HDP barajı aşamayacağı için AKP’nin oyları düşse dahi milletvekili sayısı artacaktır ki, zaten maksat 330’u yakalamaktır. Sonrasında olacakları varın siz hesap edin. Bütün yetkileri tek elinde toplayan, sınırsız imkanlara sahip ama hiçbir sorumluluğu bulunmayan, dünyada eşine-benzerine rastlanmamış bir başkanlık düzeni ve yeni ve çok daha büyük felaketlere yelken açan bir Türkiye.

Çok açık, kesin ve net: Ülkeyi kaçınılmaz olan bir felaketten yine sayın Devlet Bahçeli kurtarıyor. MHP düşmanı güruh belki farkında değil, belki de farkında ama AKP ile birlikte ülkenin batmasına da razı olduklarından, bu durumdan rahatsız oluyor. Her zaman söyleriz ya, herkes varlık sebebinin gereğini yapıyor.

Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER