Asikurtlar©

MHP KONGRESİNDEKİ UZAYLILAR

MHP KONGRESİNDEKİ UZAYLILAR
10 Aralık 2015 - 10:51 'de eklendi ve 5030 kez görüntülendi.

Yağmur yağacağını bulutlardan, perşembenin geleceğini çarşambadan bildiğimiz gibi Türkiye’de seçim yaşanacağını da Recep Tayyip Erdoğan’ın sabah akşam ekranlarda fink atmasından biliyoruz.

Artık o kadar net farkındayız ki Recep Tayyip Erdoğan açılış yapma bahanesiyle bir yerlerde arz-ı endam ediyorsa, muhtarları Kaçak Saray’a çağırıp vatan-millet nutukları atıyorsa Türkiye’de yakın bir gelecekte sandıklar kurulacak demektir.

Yüzde 49,5’in hızıyla Başkanlık yokuşunu almaya çalışan Recep Tayyip Erdoğan her gün bir bahaneyle sazı eline alıp Yeni Türkiye türküleri çığırmaya başlamıştır.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan ise artık hiç ümidimiz kalmadı. Başkanlık sistemini onun da hiç istemediğini, hatta yüzde 49,5’lik oy oranını kendisine yonttuğunu bilmemize rağmen onu yok farz etmeye mecburuz. Vermeyince Halik, neylesin Malik demişler… Allah, Başbakan Davutoğlu’na hakkı olanı savunma, zora karşı direnme, kararlı bir duruş sergileme gibi özellikleri bahşetmemişse bizim kullar olarak elimizden ne gelir?

***

Geriye kalıyor muhalefet partileri…

Yani AKP’nin Yeni Türkiye’ye endekslediği Başkanlık paketi muhalefet partilerinin performanslarına göre ya açılacak ya da AKP’nin elinde patlayacak.

Muhalefet partileri demişken, HDP’yi muhalif bir parti olarak saymıyoruz. HDP’nin muhalifliği köprüyü geçene kadardı. Köprüyü geçer geçmez AKP’nin Başkanlık tabelasına doğru sinyal verip dümeni kırdılar.

Kaldı geriye CHP ve MHP…

CHP’yi ocak ayında genel başkanlık seçimi bekliyor. Beklemese dahi CHP sağı-solu belli olmayan bir parti olduğu için açıkçası güven aşılayamıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu “Ben Kürt açılımı için hükümete kredi açan bir genel başkanım” derken, Hakkâri mitinginde yerel yönetimlere özerklik sözü verirken, “Anayasada etnik kimlik tanımı yapılmamalıdır. Biz bir üst kimlik tanımı yapacağız. O da Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı” sözlerini sarf ederken akli dengesini yitirmiş değilse CHP’yi HDP ile aynı ligde değerlendirmek mesnetsiz bir çıkarım olmayacaktır.

Bakın: Kürt açılımı, Özerklik ve Türkiye yurttaşlığı…

Neyi çağrıştırıyor?

Kürt açılımı AKP patentli bir proje, özerklik AKP’nin getirmeye çalıştığı Başkanlık sisteminin doğal bir gereği, Türkiye yurttaşlığı AKP’nin Türkiyelilik saçmalığının eş anlamlısı olduğuna göre CHP’nin AKP ile yeni Türkiye ortaklığında buluşmayacağını kim garanti edebilir?

***

Karamsar bir tablo çizmiş olabilirim. Fakat AKP’yi Yeni Türkiye serüveninde bekleyen tek ve en büyük engel MHP’nin varlığıdır. O halde MHP’siz bir Türkiye yaratmak için MHP karıştırılmalı, iç sorunlara muhatap kılınmalı, ülkücüler birbirini yerken Türk’ten arındırılmış Yeni Türkiye’nin kurdelesi sessiz sedasız kesilmelidir. MHP’de bugün yaşananlar kısaca budur.

Bu şiarla hareket edenler 1 Kasım’dan bu yana MHP’yi dizayn edebilmek için yoğun mesai harcamaktadır. İşte onlardan birisi, MHP genel başkanlığına namzet olanların türbe ziyareti yapar gibi sırayla uğradığı şahsiyet… Meğerse bu mübarek şahıs, üfürükçü bir kalpazanmış.

Meğer Başkanlık sistemini kimse savunmazken o savunuyormuş! Milletin halis duygularını taciz eden bu üfürükçü, bu sahte allame 7 Haziran seçimlerinden önce HDP bir oy fazla alsın diye gazete köşesinde ve sunuculuğunu yaptığı televizyon programında adeta yırtınıyordu. 1 Kasım’dan sonra da sicilini, karakterini ve haddini aşan bir seviyesizlikle MHP’de genel başkanlık krizi çıkarmak için var gücüyle çabalıyor. Herhalde oy verdiği partisi HDP’yi AKP ile Başkanlık sisteminde buluştururken buna mani olacak tek parti olan MHP’yi minderin dışında tutmak istiyor.

***

Onu, bunu, şunu anlıyoruz da; bizden olanlara, içimizden türeyenlere ne diyeceğimizi bilmiyoruz. Bu tablo karşısında MHP’yi dip dalgalarla karıştırmaya heveslenenler herhalde ellerini ovuşturuyor, MHP’siz Türkiye umutları zihinlerinde genleşiyordur.

MHP lideri kurultay tarihi olarak 18 Mart 2018’i işaret etmişken, delegenin aklını bulandırıp kriz yaratmaya çalışanlar, MHP’yi saf dışı etmek isteyenlerin planlarına teşne olduklarının farkında mıdır?

Hepsi ağız birliği yapmış “MHP genel başkanı kendisini seçen delegeye güvenip olağanüstü kurultaya gitmelidir.” diyorlar.

Meselenin delegeye güven meselesi, makam mevki telaşesi, anlık siyasi kaygılar olmadığını anlatmak için Türkiye’nin gebe olduğu buhranlı atmosfere göz atmak yeterlidir. Mesele birileri cambaza baktırırken gözünü hainlerin, ifritlerin, Türkiye’yi parçalamaya ant içmiş bölücülerin üzerinden bir an olsun ayırmama meseledir.

Genel başkan namzetleri daha ilk günden delege kavgasına tutuşup birbirlerini televizyon ekranlarından itham ederken olağanüstü kurultayla MHP’de barış ve huzur ortamının sübuta ereceğini iddia etmek ülkücü iradeyi boş bir hayale sürüklemekten başka bir şey değildir. Hem 2018’de MHP kongresinde uzaylılar oy kullanmayacağına göre, sandık başında yine MHP delegasyonu yer almayacak mıdır?

Bu korku, bu telaş, bu sabırsızlık niye?

BAHADIR ÇOBAN

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER