SON DAKİKA

MHP biterse bitsin, zaten istediğiniz bu değil mi?

Bu haber 22 Kasım 2017 - 12:47 'de eklendi ve 3.262 kez görüntülendi.

Düne kadar MHP’liyim diyenle(rle), ezelden beri MHP düşmanı olanlar bugün bir araya gelmiş, aynı ağızla konuşuyorlar…

*

CHP istifa ediyor, başka partiye geçiyor…

İstifa ettiği CHP hakkında bir şey demezken, “MHP bitti” diyor…

*

Gemisini yürütene kaptan derler. Her dalgada gemisini batırana değil” diyor(lar)…

Bu sözleriyle “Sayın Devlet Bahçeli’nin MHP’yi idare edemediğini; batırdığını” ima ediyorlar…

..ama MHP batmadı, batmaz da…

Diyelim ki; “MHP battı”…

Gemi üzerinden, MHP hakkında imalı propaganda yapanlara da, gemi batarken, gemiyi ilk önce farelerin terk ettiğini hatırlatmak lazım…

*

Hem “MHP bitti” diyorlar, hem de “MHP’de kalıyorsanız menfaatiniz için kalıyor, onun için savunuyorsunuz” diyorlar…

-Onlara göre “MHP bitti” ise, biten bir yerde “menfaat” olur mu?!

-Olmaz.

-Menfaatine düşkün olan, menfaatini düşünen “biten yerden” çekip gider değil mi?

-Evet.

“MHP bitti” diyenler, o kadar menfaatçilermiş ki; kendilerine göre “MHP’nin bittiğini” anlayınca, soluğu başka partide aldılar!..

Düşünün!

“Bitti” denen MHP’de biz kalmaya devam ederken, onlar soluğu başka partide alıyorsa, “menfaatçi olan” kimdir sizce?!..

*

İstifa edip gidiyor(lar)…

Buna eyvallah…

..ama üç dönem MHP’den Belediye Başkanı seçil; hiç sesin çıkmasın…

Satmaya gelince, “MHP’de siyaset yapma olağanı kalmadı” de…

İstifa edip gidiyor(lar)…

Buna eyvallah…

..ama istifa edip giderken, “MHP’nin uyguladığı politikalar ve ülkücülere ağır sözler sarf eden Ak Parti ile ittifak yapacak olması, hem parti politikamıza, hem de partimizin kurucusu Başbuğ Alparslan Türkeş’in maneviyatına aykırıdır. Başbuğ Türkeş’in ülkü birliği yine MHP Genel Merkezi’nde baltalanmış, bize yürüyecek yol bırakmamıştır. Bugün burada bizler, üzülerek, içimiz yanarak partimizden istifa ettiğimizi bütün kamuoyuna duyuruyoruz” açıklamasını yaparak, istifaya bahane üret…

Bahane üretiyorlar, çünkü rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş ile rahmetli Necmeddin Erbakan’ın siyaseten birbirini nasıl eleştirildiğini, daha sonra ise; 20 Ekin 1991 seçimleri için RP, MHP ve İDP’nin ittifak yaptığını, hatta rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in Çorum meydanında yapılan seçim mitinginde, rahmetli Erbakan Hoca’nın RP’si için oy istediğini bilmiyor…

Bilmiyorsa tamam…

..ama MHP’de yöneticilik yap; Milletvekili, İl, İlçe başkanı, Encümen ol; rahmeti Başbuğumuzdan dem vurarak, siyaset öğretmeye çalış, ama rahmetli Başbuğumuzun geçmişte ne yaptığını; başka bir değişle, bugün Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı gibi yaptığını bilme…

Bilmemeleri mümkün mü?

Değil…

Değil çünkü bunu bilinçli olarak yapıyorlar…

Aynen MHP düşmanları gibi…

Sözcü Gazetesi köşe yazarı Emin Çölaşan yazdığı bir köşe yazısında, “Sevgili okurlarım, Türk siyasetinde bazı olanları insanın aklı, mantığı ve hayali almıyor. İzledikçe ve duydukça şaşırıyoruz, hayretler içinde kalıyoruz.

Bay Devlet Bahçeli bu konuda akla gelen ilk isim…

Siyasi hayatı inanılmaz çelişkiler içerisinde geçiyor. Partisini falan çoktan unuttu, şimdi AKP iktidarının rüzgârına kapıldı.

Son konuşmasında “2019 yılına (yeni seçimlere) kadar bu iktidarın yanında olacağını ve destek vereceğini” açıkça söyledi.

Bir siyasetçinin, hele bir parti genel başkanının başka bir partiye böylesine yamanması ve partisini de buna alet etmesi, görülmüş duyulmuş şey değildir.

Bunu niçin yapıyor?.. Çeşitli nedenleri var ama en önemlisi şu:

MHP onun yüzünden saygınlığını yitirdi, güç kaybına uğradı.

Önümüzdeki seçimlerde yüzde 10 barajı kaldığı takdirde, baraj altında kalacaklarını şimdiden gördü.

Yeni kurulan İyi Parti derseniz, MHP tabanını iyice böldü. İyi Parti, Devlet Bey ve partisine büyük hasar verdi.  (…) İnsan hiç değilse, kendisine ve partisine oy veren iyi niyetli, yurtsever ülkücülerden utanır.” diyerek; davasına, MHP’ye ve MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye ihanet etmeyecek ülkücü ve milliyetçileri manipüle etmeye; yönlendirmeye; başka bir deyişle kin duydurmaya, başka yöne arıklamaya çalışıyor…

Yine aynı yöntem kullanılarak; Emin Çölaşan’ın yönetimindeki sözcü gazetesi resmi twitter hesabında 19.11.2017 tarihinde, Emin Çölaşan’ın yazdığı köşe yazısına paralel bir karikatürle birlikte, “Merhum Alpaslan Türkeş’in kemikleri sızlıyor mudur acaba?” sorusunu sorarak paylaştı (Resimde de gördüğünüz gibi)…

Fakat bu Gazete ve yazarları hiçbir zaman “Atatürk’ün kurduğu parti olmakla övünen” CHP’nin yolunu sapıtıp, “PKK ve bölücülerin hamiliğini yapan CHP”lilerin resimlerini paylaşıp, “Merhum Mustafa Kemal Atatürk’ün kemikleri sızlıyor mudur acaba?” diye hiç sormadı(lar)…

Sormazlar…

Çünkü onların hedefinde MHP ve MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli var…

Peki bunların sebebi nedir?

Bunların sebebi, Sayın Devlet Bahçeli’nin, “CHP’nin 16 Nisan’dan beri karın ağrısı geçmek bilmiyor. Değişen hükümet etme sistemiyle, barajın aslında yüzde 50 artı 1’e çıkmasından dolayı ödü patlıyor, kâbuslar görüyor.

CHP, 16 Nisan’da sandıktan çıkan yüzde 49’luk hayır blokunu derinleştirmek ve kendine mal etmek için İP’ten HDP’ye, Türkiye Komünist Partisi’nden diğer marjinal partilere kadar herkesten medet umuyor, hepsine el uzatıyor.

Şayet önümüzdeki siyasal süreçte bloklaşma sertleşir, cepheleşme keskinleşirse, CHP yanına HDP ve diğer yedeklerini alıp 16 Nisan’ın rövanşını almak için çalışmalarına hız verirse Milliyetçi Hareket Partisi buna duyarsız ve tepkisiz kalmayacaktır.

15 Temmuz’dan beri süregelen tutarlı ve kararlı duruşumuz korunacak, siyasi pozisyonumuz tartışmasız muhafaza edilecektir.

Partimiz; 7 Ağustos Yenikapı ruhu ve 16 Nisan Halkoylaması şuurunun gereği olarak Adalet ve Kalkınma Partisiyle Cumhurbaşkanı Hükümet etme sistemini 2019’da tam manasıyla tesis etmek maksadıyla, sonuna kadar birlikte ve yan yana mücadelesini sürdürecektir.

Türkiye’nin demokratikleşme, normalleşme ve istikrar içinde bir yönetim yapısına kavuşabilmesi için 15 Temmuz’dan buyana üstlendiğimiz sorumluluk aynen devam ettirilecektir.” kararlığı ile yapmış olduğu açıklamadır…

Çünkü bunlar biliyor ki; MHP olmadan, MHP ile AKP birlikte hareket etmeden, 2019’da yapılacak seçimler sonrası başkanlık sistemine geçme imkan ve ihtimali yoktur…

Çünkü 2019 seçimlerinde başkan olması kesin gözü ile bakılan tek kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Bu da MHP’nin desteği ile mümkündür…

Başka bir deyişle; 2019 seçimlerinde MHP, AKP ile birlikte hareket etmez ise, yüzde 49’luk “Hayır cephesi”nin kazanacak olmasıdır…

Başka bir neden ise, “Hayır Cephesi” gibi dış güçlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yıkma planıdır…

..ve MHP olduğu sürece, yüzde 49’luk “Hayır cephesi” kaybetmeye mahkum olacak ve Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yıkma amacına ulaşamayacak olmalarıdır…

Çünkü 16 Nisan referandumu ile değişen anayasaya göre 2019 seçimlerinde, yüzde 10 seçim barajının hükmü bitmiş, 50+1’i alan siyasi lidere, hükümet etme olanağı tanıyan sistem gelmiştir…

Yani, seçimde 50+1 lider Başkan demektir…

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da, “2019 seçimlerinde yol ayrımına geldik” dediği budur…

Çünkü 49’luk “Hayır Cephesi”nde yer alan CHP ve CHP gibi zihniyetlerin bir daha Türkiye’de iktidara gelmesi mümkün olmadığı gibi, bu zihniyetlere yakın kesim ve kesimlerinde hükmü tamamen bitmiş olacak…

Onun içindir ki; “MHP’nin bittiği”, “MHP’nin seçim barajının altında kalacak” kara propagandası üzerinden MHP’ye yönelişleri azaltmaktadır…

Onun içindir ki; “MHP’nin bittiği”, “MHP’nin seçim barajının altında kalacak”  filan masaldır…

Masal okumayın!

MHP’yi hiç sevmediğinizi biliyoruz…

MHP’nin başarısız olması için her şeyi yaptığınızı; MHP düşmanlığınızı biliyoruz…

Size ne be!

MHP biterse bitsin…

MHP barajın altında kalırsa kalsın…

İstediğiniz zaten bu değil mi?

 

Cengiz KORKMAZ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.