Asikurtlar©

MHP Avukat Bulut : Haşim Kılıç Bilmeden Konuşuyor

MHP Avukat Bulut : Haşim Kılıç Bilmeden Konuşuyor
04 Mayıs 2016 - 13:40 'de eklendi ve 4217 kez görüntülendi.

“Uzun zaman Anayasa Mahkemesi Üyeliği ve Başkanlığını yürüten Sayın Haşim Kılıç’ın, mahkeme dosyaları hakkında bilgi sahibi olmaksızın yaptığı özensiz açıklamanın devam eden yargısal süreç karşısında hukuki bir kıymeti yoktur” diyen Bulut, Sayın Haşim Kılıç’ın tek bir satırını bile okumadan mahkeme kararları hakkında yorum yapmış olması, başkaca kaygıların gölgesinde sergilemiş olduğu bir aceleciliktir. “dedi.

Bulut, ” Tosya ve Gemerek Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından verilen İhtiyati Tedbir kararları, Ankara 12’nci Sulh Hukuk Mahkemesi kararı üzerine konulmuş bir tedbir kararı olmayıp, karar kesinleşmeden Kongre Daveti yapan Çağrı Heyetinin faaliyetlerine ilişkin bir tedbir kararıdır. Ankara 12’nci Sulh Hukuk Mahkemesi kararının denetim merci Yargıtay 18’nci Hukuk Dairesidir ” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi Avukatı Yücel Bulut, ” Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı Haşim Kılıç’ın Tosya ve Gemerek Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından verilen tedbir kararlarını “Komik” bulduğuna ilişkin açıklamalarını eleştirdi.

Bulut’un açıklamaları şu şekilde:

Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı Sayın Haşim Kılıç’ın bazı basın yayın organlarında yer alan ve de Tosya ve Gemerek Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından verilen tedbir kararlarını “hukuksuz ve komik” bulduğuna ilişkin açıklamalarına yanıt verilmek ihtiyacı hissedilmiştir.

Öncelikle konunun en talihsiz olan kısmı, Sayın Haşim Kılıç’ın bu açıklamayı ilgili mahkeme kararlarını henüz okumadan ve 29 Nisan 2016 tarihinde, yani kararların metinlerinin henüz hiçbir yerde yayınlanmadığı bir zamanda yapmış olmasıdır.

Uzun zaman Anayasa Mahkemesi Üyeliği ve Başkanlığını yürüten Sayın Haşim Kılıç’ın, içeriğine vakıf olmadığı bir mahkeme dosyası ve devam eden yargı süreci hakkında yorumda bulunmasının etik olmadığını bildiği muhakkaktır.

Sayın Haşim Kılıç’ın tek bir satırını bile okumadan mahkeme kararları hakkında yorum yapmış olması, başkaca kaygıların gölgesinde sergilemiş olduğu bir aceleciliktir.
Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı Sayın Haşim Kılıç’ın uzun yıllara sarih devlet hizmetine duyulan saygı nedeniyle, aşağıdaki hukuki izahat kaleme alınmıştır ve kamuoyuyla paylaşılmaktadır.

GEMEREK VE TOSYA MAHKEMELERİ NEDEN YETKİLİ VE GÖREVLİDİR?

2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 121’nci maddesi;

“Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler Kanununun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri, siyasi partiler hakkında da uygulanır.” hükmüne yer vermiştir.

Türk Medeni Kanunu’nun DERNEKLER başlıklı İKİNCİ BÖLÜMÜNDE yer alan OY HAKKI başlıklı 69’ncu maddesi;

“Her üyenin genel kurulda bir oy hakkı vardır; üye, oyunu ŞAHSEN kullanmak zorundadır” hükmüne yer vermiştir.

Konu, üyelikten doğan hakların kullanılmasında iradi temsilin mümkün olup olmaması bakımından özellik arz etmektedir. Ancak Yeni Türk Medeni Kanunu’nun 69.maddesi bu konuyu çözümlemektedir. Maddeye göre; her üyenin genel kurulda 1 oy hakkı vardır, üye oyunu şahsen kullanmak zorundadır. Dolayısıyla bu hakların iradi temsil yoluyla kullanılması mümkün bulunmamaktadır. Benzer düzenleme, Dernekler Kanunu’nda da yer almaktadır. İsviçre Medeni Kanunu’nun 70/III maddesinde de üyeliğin devredilemeyeceği ve mirasçılara geçmeyeceği düzenlenerek kişiye bağlı niteliği açıklığa kavuşturulmuş bulunmaktadır. (Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlı Haklar-Yrd.Doç.Dr.Fatma Tülay KARAKAŞ-Ankara 2015-Syf.107)
Eski Medeni Kanunu yürürlükte olduğu dönemde, öğretide, Özsunay, üyeliğin sıkı biçimde kişiye bağlı bir hukuki durum olduğundan, başkasına devredilemeyeceğini ve miras yoluyla üyenin mirasçılarına geçmeyeceği ifade etmekteydi.

OY HAKKI VE ÜYELİĞİN kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu açık olduğuna göre, kişiliğe bağlı bu hakkın korunmasına ilişkin olarak Türk Medeni Kanunu 24’ncü maddesinde yer alan düzenlemeden her üyenin istifade edebileceği ve Türk Medeni Kanunu 25’nci maddesinde yer alan yetki kuralına göre dava açabileceği açıktır.

Türk Medeni Kanunu’nun 24’üncü maddesi;

“Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir” şeklindedir.

Türk Medeni Kanunu’nun 25’nci maddesi;

“Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir” şeklindedir.

Ankara 12’nci Sulh Hukuk Mahkemesinin, Milliyetçi Hareket Partisi Büyük Kurultayının Tüzük Değişikliği gündemiyle toplantıya çağrılması konusunda üç kişilik kayyım heyeti görevlendirmesine ilişkin kararı Kişiler Hukuku kapsamında verilmiş ve de Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2006/ 9591 Esas 2006/ 12233 Kararından da anlaşılacağı üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu 367/2’nci maddesi uyarınca kesinleşmeden uygulanması mümkün olmayan bir karardır.

Hal böyle olmasına rağmen, kararın kesinleşmesini beklemeksizin 15 Mayıs 2016 tarihinde Büyük Kongre’nin toplanacağını ilan eden ve de üst kurul delegelerine kongreye davet yazısı gönderen Çağrı Heyetinin işlemlerine karşı üst kurul delegeleri tarafından yasal süreç başlatılmıştır.
Üst Kurul delegeleri, karar henüz kesinleşmediği için Büyük Kurultayı Toplantıya Çağırma Yetkisi bulunmayan Çağrı Heyeti tarafından tertip edilmek istenen Büyük Kurultay’da kişiliklerine sıkı sıkıya bağlı olan OY HAKLARINI kullanmaya zorlanmaktadır.

Üst Kurul delegeleri ise Türk Medenin Kanunu’nun 24’üncü maddesinde yer alan düzenleme ışığında, hukuka aykırı bir şekilde ve karar kesinleşmeden tertip edilmek istenen kongreye davet işlemini durdurmak için Türk Medeni Kanunu’nun 25’nci maddesinde düzenlenen yetki kuralı çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemelerinden hukuki koruma talep etmişlerdir.

Hal böyle olunca, Tosya ve Gemerek Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkili mahkemelerdir. Zira başvuruyu yapan üst kurul delegeleri kendi ikametgâhlarında TMK. Md.25 gereği bu başvuruyu yapmışlardır.

TEDBİR KONULAN ANKARA 12’NCİ SULH HUKUK MAHKEMESİ KARARI DEĞİL, BU KARARIN KESİNLEŞMEDEN UYGULANMASINA İLİŞKİN İNFAZ İŞLEMLERİDİR.

Tosya ve Gemerek Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından verilen İhtiyati Tedbir kararları, Ankara 12’nci Sulh Hukuk Mahkemesi kararı üzerine konulmuş bir tedbir kararı olmayıp, karar kesinleşmeden Kongre Daveti yapan Çağrı Heyetinin faaliyetlerine ilişkin bir tedbir kararıdır. Ankara 12’nci Sulh Hukuk Mahkemesi kararının denetim merci Yargıtay 18’nci Hukuk Dairesidir.

Bir ilk derece mahkemesi kararının, bir başka ilk derece mahkemesi tarafından denetlenmesi söz konusu değildir. Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından yapılan, yalnızca Ankara 12’nci Sulh Hukuk Mahkemesi kararının “kesinleşmeden uygulanamayacağının tespiti” ve de infaz işlemlerinin kararın kesinleşmesine kadar durdurulmasıdır.

Sayın Haşim Kılıç’ın Anayasa Mahkemesi Başkanlığı görevini yürüttüğü dönemde; Cumhuriyet Halk Partisi Keçiören İlçe Kongresi kapsamında görevlendirilen Üç Kişilik Kayyım Heyetinin, kendilerini görevlendiren Ankara 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/2462 E. 2011/2952 K. Sayılı kararının kesinleşmesini beklemeksizin kongreyi toplantıya çağırma girişimi karşısında, Ankara 11.Asliye Hukuk Mahkemesi de 2011/54 Değişik İş sayılı dosyasıyla DURDURMA KARARI vermiş ve bu karar Yargıtay tarafından da doğru bulunarak ONAYLANMIŞTI.

chp-kurultay

 

Sayın Haşim Kılıç’ın Eski bir Yüksek Mahkeme Başkanı sıfatıyla ve mahkeme dosyaları hakkında bilgi sahibi olmaksızın yaptığı özensiz açıklamanın devam eden yargısal süreç karşısında hukuki bir kıymeti bulunmamaktadır.

Kamuoyuna saygıyla arz olunur.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER