Asikurtlar©

MHP Aşkının İç Yüzü Ve Akp Chp Koalisyonu

MHP Aşkının İç Yüzü Ve Akp Chp Koalisyonu
28 Haziran 2015 - 12:57 'de eklendi ve 4303 kez görüntülendi.

Meğer MHP’nin ne çok meftunu varmış da bizim haberimiz yokmuş.

“Onlar Fatiha’yı bile bilmezler.” diyenler;

“MHP’liler ırkçıdır, faşisttir, onların namazla niyazla işi olmaz” diye iftira atanlar;

“MHP AB’ye, ABD’ye, Açılıma karşı, o nedenle MHP için iktidarın yolu peşinen kapalı” şeklinde yorum yapanlar gitmiş; yerlerine sanki yüreği MHP aşkıyla yananlar gelmiş.

Allah’ın hikmeti, ne diyebiliriz…

Sokakta önümü çevirenler o kadar çok ki!

“MHP mutlaka AKP ile koalisyon kurmalı, yoksa bir daha MHP’ye oy yok” diyen sevgili hemşerilerimin aslında birer AKP seçmeni olduğunu söylememe gerek var mı?

Ya da “MHP mutlaka CHP ile hükümet kurmalı, HDP’nin desteğine itiraz etmemeli, şu AKP’ye haddini bildirip hesap sormalı” diyen değerli vatandaşlarımızın CHP sempatizanları olduğunu elbette biliyorum.

İş seçmen seviyesinde de kalmadı. CHP’nin en yetkili isimleri, önceliklerinin bir CHP-MHP koalisyonu olduğunu açıkça ifade ettiler.

Hatta CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli’ye başbakanlığı bile teklif edebildi (!)

Bu görüş medya desteği de aldı.

AKP’de kendi kurmayları marifetiyle sürekli olarak birinci tercihlerinin AKP- MHP hükümeti olduğunu beyan etmeye devam ediyor.

AKP Genel Başkanı Sayın Davutoğlu’nun yemin töreninde, yemin için kürsüye gelen Sayın Bahçeli’yi iştahla alkışlaması dikkatlerden kaçmadı.

AKP- MHP koalisyonu ister gibi yapanların da ciddi bir medya desteği mevcut. Adamlar hem ekran hem köşe imkânlarını hiç boşa geçirmiyorlar.

Ama MHP’ye rağmen, MHP’li koalisyon mimarlarının göz ardı ettiği bir gerçek var. O da mevcut genel başkanların içinde koalisyon tecrübesi olan sadece Sayın Bahçeli.

Sayın Bahçeli, MHP Genel Başkanı ve aynı zamanda Milliyetçi- Ülkücü hareketin de lideri.

Dolayısıyla gerek AKP- MHP, gerekse CHP- MHP koalisyonu proje müellifleri bu gerçeği nedense gözden kaçırıyorlar.

Başka bir ifadeyle “Önce ülkem” düsturunun sahibi Sayın Bahçeli’nin Türkiye’nin dünü, bu günü ve yarını ile ilgili meselelerde hangi hassasiyetlere önem verdiğini bilmelerine rağmen, MHP’nin ilkelerinin aslında Türkiye’nin kimliği ve anayasanın gereği olduğunu kasten ıskalıyor, “Önce ilke mi, ülke mi” polemiği yapıyorlar.

Çünkü tekliflerinde samimiyet yok. Olası bir erken seçimde, seçmenin gazabına gelmemek için bombayı MHP’nin kucağına bırakmak hinoğlu hinliği var.

İşin aslı şu:

AKP de, CHP de elbette MHP sevdasıyla yanıp tutuşmuyor. Sadece seçmenlerini “Ne yapalım MHP yanaşmadı” kandırmacasıyla, muhtemel bir AKP- CHP koalisyonuna ısındırma derdindeler.

Davutoğlu’da, Kılçdaroğlu’da MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli’nin 7 Haziran gecesi muhtemel hükümet inşaları ile ilgili açıklamasını anlamaktan elbette yoksun olamazlar.

Kurmayları da asgari dinlediklerini anlayabilme yeteneğinde olan siyasetçilerdir.

MHP, ülkenin hükümetsiz kalmayacağını ve devletimizin olmazsa olmazları olan ilkelerini açıklamıştır. Buna rağmen neden MHP’nin üzerine üzerine gidilmektedir.

Vatan, millet, bayrak ve devlet sevdası gibi kavramların önemsizleştirilmesi kadar;

İnanç sömürücülüğü ile insanların dini duygularının zedelenmesi de oldukça tehlikelidir.

Zira dünyanın siyasi ve sosyolojik dengesinin sarsılmaması, insanoğlunun inanç ve millet mefhumları bakımından sarsıntı geçirmemesine bağlıdır.

Küresel güçler Türkiye’yi “Siz model ülkesiniz” diye kandırıp oyalarken, AKP iktidarını aslında Türkiye’nin “Hedef Ülke” olduğu hususunda sadece MHP uyarmıştır.

Ülkemiz için MHP’nin önemi ve ehemmiyetini henüz kavrayamamışlar, bir de bu zaviyeden şanslarını denemelidir.

Ben âcizane 2011 ve 2012 deki iki yazımda ülkenin neden bir AKP- CHP beraberliğine yuvarlatıldığını yazmıştım.

18 Nisan 2015 tarihli “Erken Senaryolar” isimli yazımda da AKP- CHP beraberliğinin arkasındakilere dikkat çekmiştim.

En azından daha seçim sonuçları kesinleşmeden Erdoğan- Baykal görüşmesi bile tezimizin ana malzemesi olmaya yeterli değil midir?

Vaziyeti hızla AKP- CHP hükümetine yönlendirenler, Açılım denen ihanet projesine bir sol ayak arayanlar, böylece AÇILIM’I iki ayağı üzerinde yürütmeyi amaçlayanlardır.

Bunlar aynı zamanda Suriye sınırımızın ötesini PYD güçlendirmesi ile Türkiye- Suriye sınırına bir tampon oluşturmak isteyenlerle karanlık oda ortaklığı kuranlardır.

Yani “Büyük Kürdistan” amacı için istihareye yatanlar gerçek gördüklerini değil, görmek istediklerini anlatmaktadırlar. Görüp, gizledikleri ise bir AKP- CHP ittifakıdır…

Milletimiz, muhtelif algı operasyonlarına karşı duruşunu 7 Haziranda göstermiştir.

Bu seçim sonuçlarının neyi gösterdiğine gelince; Biz, hiçbir gücün, güç odağının, fitne ve fesat yuvasının, Milliyetçi- Ülkücü hareketin liderine zerre kadar etki edemeyeceğini çok iyi bilenlerdeniz.

Sayın Bahçeli hiç şüphesiz ki bu süreçte de, bu güne kadar olduğu gibi MHP’nin, Milliyetçi- Ülkücü hareketin, dolayısıyla büyük Türk Milletinin âli menfaatleri açısından en doğrusu neyse onu yapacaktır.

Mazhar Gündoğ

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER