SON DAKİKA

MHP, AKP’ye oy verenlerin de ümidi

Bu haber 19 Nisan 2013 - 10:51 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

KCK’nın bütün belge ve dokümanını okuyun. PKK’nın ele geçirilen yazılı metinlerini, toplantılarında aldıkları kararları gözden geçirin. Dağdaki ve İmralı’daki elebaşların beyanlarını hatırlayın. PKK’nın ne istediğini, neyi hedeflediğini, buna ulaşmak için ne yaptığını ve ne yapacağını madde madde sıralayın. Sonra da dönün, Oslo tutanaklarını, AKP sözcülerinin beyanlarını, “çözüm” diyerek ortaya koyduklarını ve çok daha önemlisi, bugüne kadar yaptıklarını bunun yanına koyun. Aralarında küçücük bir fark göremeyeceksiniz.

ARALARINDA FARK YOK

Bütün bunları yapmak zaman alabilir. Sadece gazetelere yansıyanları ölçü almak bile fazlasıyla yeterlidir. Ortaya dökülenleri, son birkaç aydaki beyanlarını hatırlatarak, bu tespitimizi netleştirelim. İmralı canisinin BDP milletvekilleri ile yaptığı görüşmenin tutanaklarının bir bölümü yayınlandı. O tutanaklarda bebek katili, “eski yaşam alışkanlıklarını top yekun bırakmak gerekir. Neden, çünkü bir rejim değişikliği olacak. Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet, 1950 çok partili hayata geçişten çok daha önemli, hepsinden derinlikli olacak. Başarılı olursak, yepyeni bir Cumhuriyete…” diyor. Şimdi bunun yanına AKP’nin anayasa teklifini ve AKP sözcülerinin beyanlarını koyun. Arada zerre bir fark bulamazsınız.

UYGULAMAYA DA KARIŞIYOR

Bebek katilinin son kelimesine kadar bütün söyledikleri, harfiyen yerine getirilmektedir. 30 yıldır kan dökerek elde etmek istediği şeylerin tamamının kendisine teslim edileceği sözünün verildiği anlaşılmaktadır. Hatta, çok daha ilerisi var. Söz almakla, AKP’ye yol haritası vermekle yetinmeyip, uygulamaya da karıştığı ibret verecek biçimde belgelenmiştir. Akil insanlar ve mecliste araştırma komisyonu kurulmasının bu caninin olmazsa olmaz talebi olduğunu söylemeye bile gerek yok. Bu kadarla da kalmamış, kimlerin akil insan olacağına da bu katil karar vermiş. Bu bir iddia değil. BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan’ın açıklamalarının ortaya koyduğu ibret veren bir gerçek. “Öcalan’ın devlet heyeti ile yaptığı görüşmelerde bazı isimleri zikretti. Önerdiği kişiler de, genel olarak komisyona alındı” diyor. Bununla da kalmıyor, bundan sonra olacakları sıralıyor. “Birinci aşamada akil insanlar komisyonu ve Meclis komisyonu ile geri çekilme meselesi var. İkinci aşama yasal ve anayasal değişiklikler. Terörle Mücadele Kanunu’nun kaldırılması ve TCK’de bazı değişikliklerin yapılması gerekiyor. Seçim barajının indirilmesi, hazine yardımı gibi konular var.”

ORHAN GENCEBAY’A SORU

MHP’nin bir sözcüsü çıkıp, akil insanların bazılarının isimlerinin İmralı’dan verildiğini söyleseydi, kıyamet koparırdınız. Atılmayan iftira, edilmeyen küfür ve hakaret kalmazdı. Şimdi bizzat işin içinde olan söylüyor. Neden susuyorsunuz? Hadi çıkın cevap verin ve millete anlatın. Şimdi o akil insanlara soruyorum. En azından içlerinden bazılarına, mesela MHP’nin açıklamalarına çok üzülüp hastaneye gittiğini söyleyen Orhan Gencebay’a soruyorum. Pervin Buldan’ın sözleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin isminizin de İmralı canisi tarafından verilmiş olabileceğini hiç aklınıza getirdiniz mi? Bu normal, doğal bir durum mudur? Sizi hiç rahatsız etmedi mi? Akil insan sıfatıyla bu durumu gittiğiniz yerlerde nasıl izah edecek, ne diyeceksiniz?

AKİLLERİN GÖREVİ

Hadi sizi yormayayım, cevabı da ben vereyim. Zaten bir şey söyleyemiyor, bir şey anlatamıyorsunuz. Millet buna izin vermiyor. Kanın durmasını, barışın gelmesini istemek gibi, bir tekerlemenin ötesine geçemiyorsunuz. Ama birisi, “kanın durmasını, barışın gelmesini istemeyen namerttir, alçaktır, kahpedir. Siz önce dönün o kanı kimin döktüğüne, anaları kimin ağlattığına ve ne istediklerine bakın. Gidin onlara anlatın. Gidin onları ikna edin. Gidin onlardan hesabı sorun” Derse verecek cevabınız olmuyor. Olamaz da zaten. Başka türlü olsaydı, Türk milletini bu ihanete ikna etmeye uğraşmak yerine gider bu katillere, “elinize silah alıp katliam yapacaksınız, mayın patlatacaksınız, bomba döşeyeceksiniz, beşikteki bebeklere kurşun sıkacaksınız, sonra da dönüp, ‘kan akıyor. Bu kan dursun’ diyeceksiniz. Barış meleği kesileceksiniz. Kimse de size, ‘sen adam öldürmezsen, mayın döşemezsen, bebekleri katletmezsen kan zaten duracaktır. Bu milletin aklıyla alay etmeyin” Derdiniz. Ne yazık ki, sizin göreviniz kanın durması değil, kan dökenlerin aklanması ve her istediklerinin verilmesine bu milletin razı edilmesidir.

MHP TEK VE SON ÜMİT

Gelinen noktada çok şükür ki, millet her şeyin farkında ve bu oyuna gelmiyor. O kadar ki, bu gelişmelerden AKP’ye oy verenlerin çok büyük bölümü rahatsızlık duymaktadır. Kendi oylarıyla bu sürecin önü açıldığı için de, yutkunmak zorunda kalıyorlar. Onların da tek ve son ümidi MHP’dir. Kendi yapmadıkları itirazı, veremedikleri tepkiyi MHP’den bekliyorlar.

NAİM HOCA VE AKP’YE OY VERENLER

Erzurumlu Naim hoca bir zamanlar çok popülerdi. Erzurumspor maçlarında küfürlü tezahüratın önüne geçilebilmesi için rahmetliye özel bir misyon yüklenmiş. Torunuyla birlikte maça gitmiş. Dakikalar ilerledikçe hakem kararları canını sıkmaya başlamış. Yanlış bir şey söylememek için kıvranıp duruyor. Sonunda dayanamamış ve yanında oturan torununa dönmüş: “Şu hakeme okkalı bir küfür et. Ben edemirem.”

Şu anda AKP’ye oy verenlerin bu yıkım sürece karşısındaki durumu, aynen böyledir. Kendi yapamadıklarını MHP’den bekliyorlar. MHP, bu ülkenin bölünmesini, bu bayrağın inmesini istemeyen herkesin tek ve son umududur. AKP ve yöneticileri de bunun farkındadır. MHP var oldukça bu yıkımın asla gerçekleşmeyeceğini biliyorlar. Onun için de PKK’yı, dağdaki katilleri bıraktılar, MHP’yle mücadele ediyorlar. Her zaman söylüyoruz, herkes varlık sebebinin gereğini yapıyor.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.