SON DAKİKA

Bir de Trabzon’a sor

KÖŞE YAZILARI

Söz Konusu Olan Vatanın

Gündem Yazıları

MEYLETTİĞİNİZ ADAMLAR(!)

Bu haber 31 Ocak 2017 - 22:41 'de eklendi ve 20 kez görüntülendi.

“Hud Suresi beni ihtiyarlattı” demişti İslam Peygamberi. Fasıl fasıl açıklanan kitabın iniş amacının bizlerin Allah’tan başkasına kul olmamamız için olduğunu vurguluyordu. 113. ayetinde ise ” Ve zalim olan kimselere meyletmeyiniz. O taktirde size ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostunuz yoktur. Sonra yardım alamazsınız buyurulmakta idi.

Kur’an’dan uzak durduğumuz müddetçe asla kurtuluşa eremeyeceğiz. Bu gerçeğe rağmen inatla Kur’an’ın anlamını okumayıp, Allah’ın bizlere ne dediğini umursamaz bir tavır içerisinde daimi şirk aletlerini elimizde oyuncak ederek debelenip duruyoruz kapkara çamurlarda.

Bizim Kur’an’dan uzak oluşumuz devamlı iktidar sahiplerinin işine geldi. Belki de onlar Kur’an’ın gerçeklerine vakıf olmakla beraber, Allah’a isyanın doruk noktalarında duraklamayı nefislerine daha layık görmüşlerdi. Her fırsatta bizleri Kur’an’dan uzaklaştıracak eylem ve icraat içerisinde bulundular.

Bizler idareyi belirleyebilecek muhtariyet hakkına kavuştuğumuz günden beri bizi yönetmeye talip olan adaylara meyletmede türlü sebepler icat ettik.

Dedik ki; istikrar,

Dedik ki; huzur ve refah,

Dedik ki; Adam Müslüman, Kur’an okuyor,

Dedik ki; Adam başörtüsüne serbestlik getirecek,

Dedik ki; Adam kapalı kapılar arkasında eğilse de meydanlarda İsrail’e meydan okuyor

Dedik ki; Adam bizden, bizim köyden,

Dedik ki; Adam rant dağıtıyor, belki bize de düşer,

Dedik ki; Adamın boyu şöyle, gözleri bu renk, hatta bacak bacak üstüne atabiliyor,

Dedik ki; Adam ülkeyi bir şirket gibi yönetmeye talip,

Dedik ki; Adam şuralı, Adam buralı,

Peki hiç baktık mı Adam Adil mi ? Zalim mi?

Asla bu yönüyle değerlendirme yapmadık. Yapmak işimize de gelmedi doğrusu. Biz daha “Adalet” ve “Zulüm” kavramlarının ne anlama geldiğini pek fazla merak etmiyoruz bile. Adaleti tabela isimlerine mahkum edip, zulmün anlamını, gözyaşı dökenlerin iniltileri arasında çıkarttığımız gürültülerle boğduk. Hep bizler, “Dedik”. Hiç bir zaman Allah’ın ne dediğini öğrenmek için Kitabı açmadık. Kitabı anlayamayacağımız şekilde yüzünden okumayı tercih ettik. Anlamını okumak isteyenleri taşlayıp kendimizden uzaklaştırdık.

Oysa bizlerin onlarca sebep sıraladığı seçim hususunda Allah Azze ve Celle sadece bir tek ölçü getiriyordu; Adalet.

Adaletli olmayan zalim kişilere meyleden toplumların nasıl bir sonla karşılacağını bize bildiren Kitabı okusaydık, son yarım yüzyılda başımıza gelenlerin sebeplerini anlayıp daha şuurlu ve idrak seviyesi daha yüksek bir toplum olabilirdik.

Zulmün daniskasını uygulayan, kendi gibi olmayanları ötekileştirip, toplumu kamplara bölen ve ötekileştirdiklerine türlü zulümleri reva gören idarecileri her daim en yüksek oy oranları ile başımıza getirdik. En çok zalim idarecilere meylettik.

Milletin geleceğine ipotek koyan darbeleri bu meyletmeler sonucu bizler kendi ellerimizle hazırladık.

Kendi öz unsurlarımızdan bir kısmın, ayrılmak isteği ile bölücülük yapmasının önünü bizim zalimlere meyletmemiz açtı.

En çok iftihar ettiğimiz değerlerimiz olan Din ve Ahlaka dair kuralların ayaklar altına alınması da gene büyük meyillerin zalimlere doğru yöneldiği dönemlerde gerçekleşti.

Dünyaya korku salan kahraman ordumuzun, bir zalimin kendisine fazlaca meyledilmesi sonucunda tarumar olması ne acı bir durumdu.

En büyük borçlanmaların en büyük meyiller sonucu gerçekleşmesi herhalde tesdüflerden ibaret değildi.

Devlete ve millete ait maddi değeri yüksek kuruluşların yabancılara bedavadan biraz ucuza satılması neden hep topluca meyledilen zalimler dönemlerinde olmuştur, düşünmek lazım.

Herhangi bir savaş durumunda seferberlik ilanıyla milletin direniş planlarının gizlendiği Kozmik Oda da gene bir zalimin egoları gereği patlatılıp, deşifre edilmemiş miydi?

Peki kanlı 15 Temmuz gecesi bizim topluca meylettiğimiz adamlar nerede idi. Bizler sokaklarda teröristlerce hem de millete ait silahlarla vurulurken meylettiğimiz adamlar nerede gizleniyordu?

Peki bizler, darbe teşebbüsü bertaraf edilip de gün ışıyınca sebep oldukları darbeyi lanetleyenleri günlerce meydanlarda alkışlarken, zulüm ve adalet arasında hangi çizgide idik?

ÖSYM tarafınca hazırlanan sınav soruları bir gruba servis edildiği ya da temayül oranı yüksek idarecilerimizce korunamadığı sonucunda ortaya çıkan zulmün sorumluluğunu zalim idarecilere yükleyemeyecek kadar mı adil olamadık?

Kahraman ordumuzun şerefli subaylarının düzmece delillerin havada uçuştuğu davalarda kıyıma tabi tutulmalarının ardından boşalan yerlere gelen darbecileri atayan zalim idarecilere hala meyledenlerin bulunması ne kadar anlamlı değil mi?

Biz, Kur’anı okusaydık ama adam gibi okuyup anlasaydık başımıza gelenlerin sebebini öyle dış güçlerde veya siyasi rakiplerimizde değil, doğrudan kendimizde arardık ve Allahı’ın yardımına mazhar olurduk.

Başımıza gelenlerin bizim siyasal ve sosyal tercihlerimiz sebebiyle gerçekleştiğini görmek için etrafınıza şöyle bir bakmanız yeterli; Zalimce uygulanan ekonomi politikaları nedeniyle dövizin aşırı yükselmesi önlenemiyor.

Zalimce uygulanan dış politika anlayışından dolayı ülkeye turist gelmez oldu.

Zalimce uygulanan eğitim sistemi, okuduğunu anlayamayan nesiller yetiştirdi.

Zalimce uygulanan AB uyum süreci normları ile üretici iflasın eşiğine gelmiş.

Zulme dayanan sağlık hizmetleri sonucunda parası olmayanlar hastanelere gidemeden evlerde ve sokaklarda telef oldu.

Zulüm önderliğinde yürütülen sosyal politikalar sonucu, çalışmadan devletten geçinen yığınlar oluştu.

Zalimce yapılan personel yönetimi sonucu liyakat anlayışı yok edilip, ehil kişiler bürokrasiden el çektirildi.

Zulüm ve baskı sonucu insanlar konuşamaz , yazamaz ve eleştiremez hale geldiği için özgür basın yok edildi.

Zulüm ve hırs birleştiği için tarım ve hayvancılık bitirildi. Dünyanın en pahalı ve en sağlıksız etini yemek zorunda bırakıldık.

Zalim vergiler altında inim inim inleyen, verginin vergisinin stopajını ödemek zorunda kalan esnaf, atacak yazar kasa bulmaz oldu.

Hiç işi ve geliri olmayan yurdum insanına zulüm dedi ki, Genel sağlık sigortası adı altında sizi borçlandırdım.

Zalimin en iri zulümlerinin başında ahlak erozyonu geldi ve gençliğimiz ve sağlam aile yapımız ellerimizden kayıp gitti.

Şimdi, bütün kaleleri zapt edilmiş, Bütün varlıkları peşkeş çekilmiş, Bütün orduları dağıtılmış, bütün tersanelerine girilmiş ve fiili işgalin eşiğine gelmiş, bir zamanlar “güzel” olan Vatanın acınacak hale gelmek üzere olan evladı;

Allah’ın sözüne rağmen, yaşadığın karanlık günlere rağmen hala mı zalimlere meyledeceksin?

Abdullah ERGUN

 

 

 

Abdullah ERGUNabdullah@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.