Asikurtlar©

Mey biter saki kalır

Mey biter saki kalır
16 Şubat 2016 - 10:18 'de eklendi ve 4069 kez görüntülendi.

Her renk solar haki kalır
İlim insanın cehlini alsa da
Hamurunda varsa eşeklik baki kalır” Fuzuli
Bu harran gurran içinde, yapılan itiraflar, açıklamalar arasında bir gerçeği daha öğrendik. Bildiğiniz gibi çözüm süreci 2013 yılında başladı. Cemaat o günlerde hükümetin PKK’yla, bebek katiliyle masaya oturmasını destekliyor, tüm kalbiyle istiyordu. Sulh için elde öperiz, etek de diyordu. Hükümette aldığı bu desteği sonuna kadar götürdü ve PKK’yla Oslo’da başlattığı görüşmeleri bulduğu bu dini destekle resmileştirdi, meşrulaştırdı.
O tarihten sonra cemaatle AKP arasında ipler inceldi. Ne oldu diye düşünürken, bugün ne olduğunu öğrenmiş olduk. HDP’nin İmralı Heyeti ve bebek katili arasında İmralı’da gerçekleşen görüşmelere ilişkin notların yer aldığı “Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa” kitabından önemli ayrıntılar çıkmaya devam ediyor. Bebek katili Demirtaş’lı heyete ve kendilerini dinleyen yetkililere ne demiş, ne istemiş: “Paralel devleti bitirin, biz de gerillayı bitirelim. Bunlar dururken biz nasıl yapalım?”
İtiraflar arka arkaya gelince paralelden neden bu derece nefret edildiği, paralelle mücadele edildiği ortaya çıkmış oldu. Zira paralelin bitirilmesini bebek katili istemiş. Acı olan zamanında destekledikleri bölücü örgüt ve bebek katili tarafından bitirilmek istenmişler. “Muhammed şimdi kaybetti” diyen bebek katilini destekleyenler, güneşe tapanlar, ateistler tarafından AKP iktidarından paralelin bitirilmesi istenmiş. Karşılığında da “Biz de gerillayı bitireceğiz” yalanını söyleyerek ikna etmiş olmalılar.
AKP bu kadar yanlışı yapmasına ve de itiraf etmesine rağmen hala destekleniyorsa, o zaman bunu yapanları başına gelecek bir şey var demektir. İmralı görüşmelerinde hükümete yazdım diyen bebek katili, “Yaptığımız iş vatana ihanetmiş gibi olmaktan çıkarılmalıdır. Yapılmazsa o zaman paralel devlet devrededir. Beşinci kol faaliyetidir diyeceğiz.” diyerek AKPye cemaati hedef gösteriyor.
Aklını, PKK’nın başına ipotek etmiş, içindeki kızıl rengi oluşmasına ve aykırı seslerin çıkarmasına izin verdiği kişi toplum tarafından sabıkalı gibi görünen Perinçek’tir. Çok iyi biliyoruz ki, çok güzel bir atasözümüz var; “Kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz.” diye çok yerinde bir söz. Ne yazık ki bugün kafa karışıklığı gibi görünen bu durum AKP’deki akıl ve içsel tutulmadan kaynaklanmaktadır.
AKP başımıza açtığı beladan kurtulmak için Sudilerle birlikte barış adı altında savaş seneryoları yapmaktadır. PYD ile bu savaşa girmenin yollarını arayan AKP kendisini artık sadece Türkiye’nin kurtuluşu değil, bir BÜP projesi sahibi olarak tüm ümmetin kurtuluşu olarak görüyor.
Aklını kullanmayan İslam alemine yeni ufuklar açmak yerine, onları emperyalistlere karşı teşkilatladırmak yerine hala İsrail’in Ortadoğu’da Arapların arasında artistlik yapmasına izin vermektedir. Dahası Amerika gibi Ortadoğu’ya onu taklit ederek Arap baharı adı altında demokrasi götürmeye çalışan, Kurtuluş Savaşı esnasında Türkleri arkasından vuran, emperyal güçlere satan Arap dünyasının başına geçmek isteyen bir zihniyetin hegomonyası altında yaşıyoruz.
Bu öyle bir zihniyet ki tarihini inkar eden, insanlığını inkar eden, milletini inkar eden, din değil mezhep diyen, kafadan sakat bir zihniyet… Hala AKP kabinesindeki yetkililer akıl almaz itiraflarda bulunuyor. Neymiş “çözüm süreci” içinde PKK şehirlere 200 ton patlayıcı sokmuş. Elimizde bir matkap olsa ve insanların kafalarını oyup içlerine kendi itiraf ettikleri şeyleri yerleştirebilsek. Yinede başarılı olamayız. Yine sağır olmak isteyenler sağır, kör olmak isteyenler kör, hatta işlerine öyle geldiği için dilsiz olmak isyenler vicdansızlık yaparak, akılsızlıklarını üst akılın yönetimine verenler, Sisi’yle aralarında arabuluculuğu, Yahudi lobilerine bırakan bir zihniyetin esiridirler.
IŞİD’e gönderildiği tırlar olduğu ve yardımlar gönderildiği iddia edilirken, Zarrabın ortakları, patronları İran’da yargılanırken, PYD’nin başı Salih Müslüm’e Davutoğlu tarafından davetiye çıkartılırken, PKK’nın istekleri çözüm süreci dahlinde yerine getirilirken, milliyetçilik ayaklar altına alınırken, yolsuzluk günahtan sayılmaz, haram helal kılınırken, toplum atom gibi etnik parçaçıklarına bölünür, mezhep kaplarına sokulurken, insanlar birbirine düşman edilirken, AKP ve AKP’yi iktidara taşıyanlar, bu işlerin vebalini nasıl ödeyeceksiniz?
Şimdi, hiç değilse şimdi düşünme zamanı herkesi ama herkesi bu eyleme çağırıyorum, aklınızı bir anlığına serbest bırakın, vicdanınıza yer açın ve onun sesini dinleyin. Karpuzlaşan AKP’de içte kızılı oluşturan ve AKP’nin karnından konuşan Perinçek’in sesine kulak vermeyin. Ne diyelim; Allah islah etsin, hidayet versin…
Sağlıcakla kalın!

Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER