Asikurtlar©

Meral Akşener’e Dilek Ağacı

Meral Akşener’e Dilek Ağacı
28 Ocak 2016 - 9:51 'de eklendi ve 4373 kez görüntülendi.

Tüzük…

İmzalar…

Kongre…

Mahkeme…

Vs…

Yeni anayasa ve Başkanlık sisteminin tartışıldığı, hergün şehit tabutu omuzladığımız bir süreçte birilerinin tek gündemi Türk milliyetçilerinin son kalesi ve Türkiye’nin tek sigortası MHP ile uğraşmak…

Üstelik MHP’nin kongre tarihi resmi olarak 18 Mart 2018 olarak belirlenmişken…

***

MHP Genel Başkanlığı hevesine kapılan Meral Akşener İstanbul’da bir otelde düzenlediği toplantıda Sulh Hukuk Mahkemesine başvuruda bulunacaklarını ifade ediyor ve “Kararı verecek mahkemenin önüne sandalye koyar otururum. Beni oradan jiletle kazıyamazlar” diye de ekliyor.

MHP’ye katıldığı günden bugüne kadar ülkücüler için bir kez olsun mahkeme kapısına sandalye koyup oturmamış bir kişi, söz konusu şahsi hırsları olunca mahkeme önüne sandalye koyup oturmaktan bahsediyor.

***

Mahkeme kapısı demişken…

Meral Akşener’in İçişleri Bakanlığı yaptığı 28 Şubat sürecinde Emekli Korgeneral Çetin Saner’in kendisine yönelik “yağlı kazığa oturturum” şeklindeki çirkin sözlerini bile mahkemeye taşımamış, daha sonra görülen 28 Şubat davasında ise şikayetçi olmadığını ifade etmiştir.

28 Şubat sürecini mahkemeye taşımaktan imtina eden Meral Akşener şimdilerde MHP’yi mahkemeye vereceğini ve mahkeme kapısının önüne sandalye atacağını söylüyor.

O sözleri sarf eden Emekli Korgeneral Çetin Saner ise 28 Şubat davası savunmasında; “Benim halen hicap duyduğum sözleri ağır bulduysa beni mahkemeye verseydi” diyor.

***

28 Şubat davasının görüldüğü günlerde “Demirden korksak trene binmezdik” diyerek şov yapan Meral Akşener, meğer kendisine bu ağır kelimeleri kullananlar hakkında şikayetçi bile olmamış! Anlaşılan Meral Akşener ya hiç trene binmemiş ya da demiri pamuk zannetmiş…

***

28 Şubat sürecinin mağdurunun Türk milleti olduğu halde dönemin İçişleri bakanı olarak Türk milletinin hakkını savunmak için mahkeme kapısına sandalye koyup oturmayan Meral Akşener, ülkücü irade söylemini kendisine kalkan yaparak mahkeme kapısına sandalye koyup oturmaktan bahseder hale gelmiş…

***

Bu vesile ile bir çoğunuzun bildiği bir fıkrayı da yeri gelmişken paylaşmak isterim.

Düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan bir felsefe öğretmeni sınav yapmaya karar verir. Öğrencilere kağıt kalem çıkarmalarını, yazılı sınav yapacağını söyler. Sınav sorularını yazmak içi hazır bekleyen öğrencilere dönerek sandalyesini masanın üzerine koyar. Sonra da soruyu yöneltir; “Arkadaşlar bu sandalyenin burada olmadığını kanıtlayınız.”

Felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okurken hayatı boyunca hiç yapmadığı bir şeyi yapmak zorunda kalır. Sıfırcı namına gölge düşüreceğini bile bile hayatında ilk kez bir öğrencisine tam puan verir. Cevap kağıtlarını okuduktan sonra da öğrencinin kağıdını herkesin görmesi için panoya asar. Öğrencinin sınav sorusuna cevabı kısa ve özdür; “Hangi sandalyenin?”

***

Muhterem hanımefendi “Mahkemenin önüne sandalye koyar otururum” diyor. Ülkücülerin buna karşılık sorması gereken soru şudur; “Şimdiye kadar kaç kere bu hareket için mahkemenin önüne sandalye koyup oturdun?”

***

Tamamen hukuk kuralları ve parti tüzüğüne uygun olarak işleyen bir süreç varken, Meral Akşener’in mahkeme önüne sandalye koyup oturmasını mahkeme heyetinin “Hımmm… Muhterem hanımefendi mübaşir beyden daha çok oturdu. Ona bir kıyak geçelim” şeklinde bir değerlendirmeye tabi tutacağını beklemiyordur umarım.

***

Mahkeme önüne koyulup oturulan sandalye yeterli olmazsa, sanırım Meral Akşener ondan sonra ya dilek ağacına mendil bağlayacak yada türbe önüne mum dikmeye başlayacaktır…

Ancak bilmesi gerekir ki; hurafe bir anlayış, ülkücü hareketin ideolojik mahkemesine üstünlük sağlayamaz!

KADİR YILDIZ

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER