Asikurtlar©

Medyanın Biçare Sözcüleri

Medyanın Biçare Sözcüleri
14 Temmuz 2016 - 15:58 'de eklendi ve 4406 kez görüntülendi.

Adam, spor yazarı olarak gazeteciliğe başlamış, tutunamamış.

Derken, toplum içindeki kadın budalası kesimin sekse açlığını fark edip, pornografik bir gazete çıkarmaya başlamış ve şöhretini de böyle yakalamış. Akabinde de İstanbul Baronları yürü kulum demiş…

Hayatı boyunca başından sonuna kadar siyasi detaylar aktaran, politik analizlerde bulunan, araştırmalara dayalı iki tane kitabı başından sonuna kadar okuyup okumadığı bile bilinmiyor ama günümüzde siyasi konulara değiniyor, yazmakta olduğu köşede…

Gülse Birsel’e bulaşan virüs misali bir hastalık oluşmuş adamda.

Aslında siyasete değindiği falan da yok çünkü siyasetin bir bilim olduğunu idrak edemeyecek kadar, konulara yüzeysel yaklaşan birisi olduğu için Simaviler döneminde fotokopi makinası görevini kabullenmiş, kiralık bir kalemin günümüzdeki çürümüş iskeletini temsil etmekte…

Masasının üstüne konan dosyaları makaleye çevirme misyonu üstlenmiş, sahibinin sesi konumundaki, düşük profilli bir kalem…

Nasıl ki günümüzde Atatürk’e ve cumhuriyete saldırmak ilgi odağı olmak şeklinde algılanıyorsa, eskiden de Allah’a ve dine küfür edip tiraj arttırır, popülarite edinirdi, bilgisi ve donanımı yetersiz olan ilgi fukarası köşe yazarları.

Din ve inançlara saldıran makaleler ile şöhret olmaya çalışırlardı.

Üstlerine gidip, tartışmaya yeltendiğinizde de, savunuları incir çekirdeğini dolduramadığı için Atatürkçülere saldırıyorlar diye feryat figan ederler, kavga var diye mahalleliyi yardıma çağırırlardı, yetersizliklerinin bilincinde oldukları için…

Dün, halkçılığı savunur, burjuvadan beslenirlerdi…

Bugün de, halkçılığı savunuyor ama bu kez cemaatten besleniyorlar…

Dünden bugüne gösterdikleri tek değişim, taşıdıkları beslenme çantalarının içeriği değil ama rengi…

O nedenle değişime ve değişimcilere ilgi duyarlar.

1960’li yıllarda başladığı gazetecilik hayatında evrim geçiremeden 21. yüzyıl yaşamına ayak uydurmaya çalışan bir dinozor örneği, gözündeki kirpikleri tel kadayıf olduğu halde, yaşanılan çağın gerisinden sesleniyor, şöyle diyor köşe yazarı olarak…

Siyasette yeni yüzler lazım, genç ve dinamik liderler istiyoruz.

Aynaya bakıp, gözündeki kirpiklerin tel kadayıf olduğunu görmüyor, genç ve dinamik yazarlara yerini bırakmayı düşünmüyor öte yandan…

Mega boyuta ulaşmış bir çelişkinin girdabında çırpınıyor.

Çözümsellik adına yaratıcı olabilmenin gereği, bilgi ve birikimden yoksun olduğu için, kolaycılığa ve ucuzculuğa kaçıp, kendisini eleştirmen olarak niteleyip, kuyumcu terazisindeki gramajına bakmadan, tonajı, kantarın ibresini sonuna dayamış adamlara yönelik bulunduğu saldırganlıkla hafifliğinin kamuflesine yelteniyor.

Yuvarlanırken yosun tutamamış taş örneği gibisinden, dolaşmadığı gazete kalmamış olduğu için, dolaşmadığı parti kalmamış liderlik arayışçılarına karşı da, özel bir sempati besliyor.

Sözcülüğünü üstleniyor…

Kelime hazinesinin yetersizliğinden ötürü, duyduğu sempatiyi yazılarına dökemediği için de, savunmaya çalıştıklarının karşısındaki ilkeli insanları hedef alarak saldırıyor, makalelerindeki saldırganlığını sanal mastürbasyona dönüştürüp doyuma ulaşmaya çalışıyor.

Bu yaştan sonra gerçeği ile doyuma ulaşamayacağını bildiğimiz için, tercih hakkını bu yönde kullanmasını anlayışla karşılıyoruz.

Evet doğru tahmin ettiniz.

Miyadını çoktan doldurmuş Rahmi Turan’dan bahsediyorum.

Güşan Yediç

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER